logo
20 OCAK 2026

Seçim, ekonomideki depreme çare olacak mı?

04.05.2018 00:00:00
Yıllardır seçimler yapıyoruz.
Ülkemizi başta ekonomi olmak üzere her sahada yönetecek iktidar partisini ve bu iktidarı kontrol edecek muhalefet partilerini belirliyoruz.
Ama millet olarak bakmadığımız tek şey: Bu adamlar bu işi biliyorlar mı, bu konularda karşılaşılan sorunları çözebilecek çözüm ve projeleri var mı?
Dolayısıyla sahnede sergiledikleri tiyatrolarına hayran olup peşinden koştuğumuz siyasiler, işi bilmedikleri için attıkları her adımda çuvallıyorlar.
Kaybeden yine biz oluyoruz, topyekûn Türk milleti oluyor.
Eski seçimlerde hiç değilse seçimlere az bir zaman kala, göz boyamaya yönelik bir takım ekonomik iyileştirmeler, geçici toz pembe tablolar oluşturulurdu.
Ama görünen o ki artık mızrak çuvala sığmıyor, ekonomi her yerden patlak veriyor.
Zaten seçimlerin en erkene alınmasının en önemli nedenlerinden birisi ekonomik göstergelerin bundan sonra izah edilemeyecek kadar kötüleşecek olması?
Siyasilerin ekonomi danışmanları gayet kendilerinden emin bir şekilde doların 1 TL olacağını iddia ediyorlardı. Ama dolar 4 TL oldu ve bu sınırın üstüne yerleşti. Dün itibarıyla da rekorunu tazeledi. 
Dün dolar güne 4.16 TL ile başlarken, 4.2487 TL ile tarihi bir rekor kırdı.
Bu tarihi rekora neden olarak uzmanlar; Standart&Poors'un (S&P) Türkiye'nin kredi notunu düşürmesini, doların dünya genelinde değer kazanmasını, beklentilerin üzerinde gerçekleşen enflasyonu saydılar. 
S&P, önceki gün Türkiye'nin kredi notunu bir kademe daha düşürerek, yatırım yapılabilir düzeyin "üç kademe altında" bulunan "BB-" düzeyine indirdi. Kuruluş buna sebep olarak, "enflasyon görünümünde bozulma, liradaki değer kaybı ve ülkenin bozulan dış pozisyonu"nu gösterdi. 
Dikkat ederseniz, S&P enflasyon ve dolar kurundaki artışı bahane ederek kredi notunu düşürüyor, dolar ise S&P kredi notunu düşürdü diye rekor kırıyor. Bu böyle zincirleme trafik kazası gibi gider. Ekonomik verilerin kötü gidişatında rezonans yaşanıyor.
Bildiğiniz gibi rezonans, tam bir çöküş ve deprem anlamına gelmektedir. Rezonansa giren köprüler yıkılır, binalar çöker. Ekonominin geldiği hale bakın?
Ekonomi demek, ülkenin bugünü ve aynı zamanda geleceği demek? Ekonomideki olumsuz göstergeler, 1 trilyon doları aşan borç tablosu, bugüne kadar avunduğumuz sürdürülebilir borçlanmanın artık sürüdürülemeyecek olması, mevcut anlayışla ülkenin geleceği olmadığını açıkça gösteriyor. Ve Türkiye bu ekonomik tabloyla seçime gidiyor ama ne iktidarın, ne muhalefetin, ne de milletin umurunda...
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek S&P'nin açıklamasına verdiği cevap, "Kuruluş daha önce Türkiye'nin kredi notunu Ağustos'ta gözden geçirmeyi planlandı. Açıkça bu kararın öne alındığı görülüyor. S&P kararının zamanlaması oldukça manidar?" oldu.
Yani "Seçimden sonra açıklamalıydın, şimdi niye açıklıyorsun?" tarzında?
Uzmanlar diğer bir neden olarak enflasyon rakamlarının yüksek çıkmasını gösterdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dün Nisan ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, tüketici fiyatlarında (TÜFE) enflasyon, beklentilerin çok ötesinde aylık olarak yüzde 1.87, yıllık olarak da yüzde 10.85 oranında arttı. Üretici fiyatlarında (ÜFE) artış ise daha fazla, aylık yüzde 2.6, yıllık bazda yüzde 15.36 oranında gerçekleşti.
Üretici fiyatlarındaki enflasyonun daha fazla artması, üretim maliyetlerindeki enflasyonu göstermektedir. Ve bu maliyet enflasyonu tüketici fiyatlarını da doğal olarak artırmaktadır.
Ama bildiğiniz gibi gerçek enflasyon çok daha fazladır. Çünkü oluşturulan enflasyon sepeti gerçek enflasyonu gizlemektedir.
Resmi enflasyondaki bu artış, Kamu-Sen'in araştırmasına göre 4 milyon memur ve memur emeklilerinin 2018 yılı maaş zammını eritti. Yüzde 4,69'a ulaşan 4 aylık TÜFE, memur ve emeklisinin yılbaşında aldığı 6 aylık toplu sözleşme zammı olan yüzde 4'lük artışı sildi.
Asgari ücretlinin maaşındaki erimeyi ifade etmeme gerek yok herhalde?
Ama ne hikmetse memurların, işçilerin ve de emeklilerin, "önümüzdeki seçimlerde öyle birisini seçeyim ki benim bu gelir sorunumu tamamen çözsün" gibi bir düşüncesi, bir hedefi yok. 
Eğer milletimiz, işçisiyle, çiftçisiyle, emeklisiyle, memuruyla, işsiziyle; yaşadığı sıkıntılarla kullandığı oy arasında bir bağ kurabilseydi, inanın bugün bu sıkıntıların hiçbirisi olmayacaktı.
Ekonomide gerçekten çözüm arıyorsak, AKP'nin, CHP'nin, MHP'nin, HDP'nin, İyi Parti'nin ve diğerlerinin ister tek tek, isterse hepsi bir araya gelseler hiçbirinin çözümü yok.
Çözümü olan lider belli, bu çözümü parti programına alan parti belli? 
Milli Ekonomi Modeli gibi dünya çapında bir modele sahip tek lider Prof. Dr. Haydar Baş ve bunu hayata geçirecek tek parti Bağımsız Türkiye Partisi'dir. İçinde Prof. Dr. Haydar Baş'ın olmadığı, BTP'nin olmadığı hiçbir denklem, oluşum, ittifak veya ne derseniz deyin asla çözüm getirmez.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın ve BTP'nin görmezden gelindiği, yine üstünün örtülmeye çalışıldığı hiçbir seçim Türkiye'yi aydınlık bir yarına taşımayacaktır.
İçinde Atatürk'ün olmadığı para nasıl sahteyse, içinde Atatürk'ün çizgisinde yürüyen tek lider Prof. Dr. Baş'ın olmadığı hiçbir oluşum çözüm olamaz.
Her zaman olduğu gibi körler sağırlar birbirini ağırlar, sonuç hüsran olur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Murat Çabas / diğer yazıları
DEM Parti SDG için yürüdü
Teröristler ‘Türk Bayrağına’ saldırdı
Özgür Özel'den Bahçeli'ye çağrı
'Önergeyi verin destekleyelim'
'Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir'
'Kürt başka SDG başka'
Dipte ise Hatay var
Konut fiyatları en çok o illerde arttı
Emekli maaşları eksik yatıyor
Zam farkı ne zaman ödenecek?
Grönland neden önemli?
ABD-Çin rekabetinin Arktik cephesi
İzmir merkezli 14 ilde uyuşturucu operasyonu
641 sokak satıcısı gözaltına alındı
2025 konut satış istatistikleri açıklandı
Geçen yıl konut satışları arttı
'Kürdistan' hayali kuranlara şok!
Rakka’da SDG’ye ait heykeller yerle bir edildi
Suriye'de anlaşma sağlanmadı
Haseke kuşatma altında
Son 30 yılın en yoğun kar yağışı
Bölgede acil durum ilan edildi
Toprak bütünlüğü vurgusu öne çıktı
Şara ve Trump telefonda görüştü
Bakan Tunç'tan "Suriye" paylaşımı
Provokatif paylaşımlarla ilgili resen soruşturma başlatıldı
"Başkan Trump, samimi ve içten bir şekilde Grönland'ı istiyor"
Danimarka Dışişleri Bakanı'ndan ilginç açıklama
1949'dan bu yana en düşük rakam
Çin nüfusu geri viteste
DEM Parti SDG için yürüdü
Teröristler ‘Türk Bayrağına’ saldırdı
Özgür Özel'den Bahçeli'ye çağrı
'Önergeyi verin destekleyelim'
'Şam'ın güvenliği Ankara'nın güvenliğidir'
'Kürt başka SDG başka'
Dipte ise Hatay var
Konut fiyatları en çok o illerde arttı
Emekli maaşları eksik yatıyor
Zam farkı ne zaman ödenecek?
Grönland neden önemli?
ABD-Çin rekabetinin Arktik cephesi
İzmir merkezli 14 ilde uyuşturucu operasyonu
641 sokak satıcısı gözaltına alındı
2025 konut satış istatistikleri açıklandı
Geçen yıl konut satışları arttı
'Kürdistan' hayali kuranlara şok!
Rakka’da SDG’ye ait heykeller yerle bir edildi
Suriye'de anlaşma sağlanmadı
Haseke kuşatma altında
Son 30 yılın en yoğun kar yağışı
Bölgede acil durum ilan edildi
Toprak bütünlüğü vurgusu öne çıktı
Şara ve Trump telefonda görüştü
Bakan Tunç'tan "Suriye" paylaşımı
Provokatif paylaşımlarla ilgili resen soruşturma başlatıldı
"Başkan Trump, samimi ve içten bir şekilde Grönland'ı istiyor"
Danimarka Dışişleri Bakanı'ndan ilginç açıklama
1949'dan bu yana en düşük rakam
Çin nüfusu geri viteste
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.