Anayasa Mahkemesi, bazı partilerin seçim barajının kaldırılması hakkındaki bireysel başvurularını kabul etti. Bireysel başvuru hakkı 2010 senesindeki değişiklikle Anayasadaki yerini almıştır. Değişikliğe göre, "Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir." Peki, seçim barajı temel hak ve özgürlükler kapsamına girer mi? Elbette girmektedir. Anayasanın 67. maddesine göre, "Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir." Seçim barajı işte Anayasada korunma altına alınmış seçme hakkına getirilen bir kısıtlamadır. Zira barajla her seçmenin kararı dikkate alınmamaktadır. Mesela, 2002 seçimlerinde geçerli sayılan 31.5 milyon oyun sadece 17.3 milyonu Meclis'te temsil edilebilmiştir. Bu, attığı oy geçerli sayılmasına karşın 14.2 milyon seçmenin iradesinin Meclis'e yansımadığını göstermektedir. Yüzde 10'luk seçim barajı, 2002'den sonraki seçimlerde de aynı oranlarda seçmen oyunu yok saymıştır. Demokrasi getirmek uğruna ülkesini bırakıp başka devletlerin iç işlerine karışan hükümetimiz, demokrasinin özü olan millet iradesinin Meclis'e yansımasına getirilen bu kısıtlamayı kaldırmanın önünü açmalıdır. "Biz millet iradesine bakarız, milleti tanırız" söylemlerinin içi ancak o zaman dolacaktır. Bugün İngiltere, İsviçre, Lüksemburg, Belarus, Finlandiya, İrlanda, Makedonya, Bosna Hersek, Malta, Portekiz, Fransa'da seçim barajı yoktur. Seçmenin tercihi bir kişi de olsa milletin meclisinde temsil edilmektedir. Hükümet kanadından Anayasa Mahkemesi kaldırma kararı alırsa bunun uygulanmayacağı dile getirilmiştir. Kendilerini Anayasa Mahkemesi'nden üstün görerek alınacak kararı yok saymak demokratik hukuk devletinde söz konusu olamaz. Kaldı ki, yüzde 50'nin oyunu alarak iktidarda kalan Ak Partisi böyle bir irade beyanından neden rahatsız olmaktadır? Açılım adı altında Güneydoğu'ya demokrasi ve insan hakları getirme bahanesiyle bölge Türkiye'den koparılmanın; ülke parçalanmanın eşiğine gelmiştir. Seçim barajına gösterilen tepkinin yarısı verilmemiştir. Millet iradesinin tam manasıyla Meclis'e yansıyacağı karara ise topyekûn hayır denmektedir. O zaman bazı çevrelerin kişiye göre hukuk konuluyor diyerek eleştirdikleri gibi, iktidarın niyetinin hukuk devletini hayata geçirmek olmadığı fikri akıllara gelecektir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları
- İmam Zeynelabidin / 06.04.2025
- Şehitlerin efendisi İmam Hüseyin / 05.04.2025
- İmam Hasan dönemi bugüne ne kadar da benziyor / 04.04.2025
- İmam Ali'nin hilafeti / 03.04.2025
- Gelmiş ve gelecek kadınların en üstünü Hz. Fatıma / 02.04.2025
- En güzel örnek Hz. Muhammed Mustafa (sav) / 01.04.2025
- Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt / 31.03.2025
- Ramazan Bayramımız mübarek olsun / 30.03.2025
- Vesile haktır / 29.03.2025
- Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyacı Milli Ekonomi Modeli’dir / 28.03.2025
- Şehitlerin efendisi İmam Hüseyin / 05.04.2025
- İmam Hasan dönemi bugüne ne kadar da benziyor / 04.04.2025
- İmam Ali'nin hilafeti / 03.04.2025
- Gelmiş ve gelecek kadınların en üstünü Hz. Fatıma / 02.04.2025
- En güzel örnek Hz. Muhammed Mustafa (sav) / 01.04.2025
- Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt / 31.03.2025
- Ramazan Bayramımız mübarek olsun / 30.03.2025
- Vesile haktır / 29.03.2025
- Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyacı Milli Ekonomi Modeli’dir / 28.03.2025