Rumlar masayı yine terk etti... ya Türkiye!
İsviçre'deki Kıbrıs görüşmelerinde hiçbir sonuç alınamadı. Son gün taraflarla görüştükten sonra açıklamalarda bulunan BM Genel Sekreteri Guterres, "Her iki taraf da mesafeli. Bu yüzden çözüm imkânsız" dedi. Başbakan Binali Yıldırım ise yeni müzakere süreci için kapıyı açık bıraktı.
07.07.2017 00:00:00
İsviçre'nin Crans-Montana kasabasında 10 gündür devam eden Kıbrıs görüşmelerinden sonuç alınamadı. Konferansın son günüde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum lider Nikos Anastasiadis ile garantör ülke konumundaki Türkiye'yi temsilen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yanı sıra Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın da yer aldığı liderler ve garantör ülke temsilcileri ile yemekli toplantıda bir araya geldi.
Toplantının ardından bir basın toplantısı düzenleyen Guterres, "Sorunun özellikle bir yanına vurgu yapmaktan kaçınmak istiyorum. Çok açık ki iki taraf da çok belirgin problemlerin çözümü konusunda mesafeli durumda? Bu da çözümü imkansız kıldı" dedi.
'Artık ısrara lüzum yok'
Konferansta Türk heyetine başkanlık eden Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise Birleşmiş Milletler iyi niyet misyonu çerçevesinde bir çözümün imkânsız olduğunun görüldüğünü ve artık bu parametrelerde ısrar etmenin anlamının kalmadığını söyledi.
BM Genel Sekreteri'nin de yaptığı açıklamaya işaret eden Çavuşoğlu, "Artık bu parametrelerde ısrar etmenin bir anlamı da kalmamıştır" dedi.
Çavuşoğlu, özellikle Türk askeri ve garantiler konusunda "sıfır asker, sıfır garanti" duruşu sergilendiğine işaret ederek, bu tutumda baştan sona hiçbir değişiklik görmediklerini söyledi. Türk askerinin tamamen çekilmesi ve Türkiye'nin garantörlüğünün tamamen kalkmasının ne Kıbrıs Türk tarafı, ne de Türkiye için kabul edilebilir yaklaşım olmadığını kaydeden Çavuşoğlu, ilk günden son güne kadar aynı tutumun sürdürüldüğünü belirtti.
Çavuşoğlu, böyle bir sonuçtan sonra başkalarını suçlamak istemediğini ancak dürüstlükle bağdaşmayan, iç siyasete oynama, belgelerin sızdırılması gibi çok olumsuz adımlar gördüklerini belirtti. Gerek Türk heyeti, gerekse Kıbrıs Türk heyeti olarak kendilerine yakışan bir tutum içinde olduklarını söyleyen Çavuşoğlu, "Kimsenin güvenini sarsmadık. Ne istediğimizi söyledik. Kırmızı çizgilerimizi de net bir şekilde gösterdik. Aynı şekilde esneklik sağlayabileceğimiz alanları da samimi şekilde gösterdik" dedi.
Bundan sonraki stratejinin ne olacağına ilişkin de açıklama yapan Çavuşoğlu, hem hükümetle ve Cumhurbaşkanıyla, hem de KKTC hükümetiyle ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile değerlendirme yaptıktan sonra ne yapabileceklerini paylaşacaklarını belirtti.
Türkiye kapıyı açık tutuyor
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 29 Haziran'da yaptığı açıklamada İsviçre'deki konferansın nihai konferans olduğunu savunmuştu.
Ancak dün konuyu değerlendiren Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, orada yaşayan kardeşlerimizin hukukunu korumak için uluslararası hukuktan doğan bütün haklarını sonuna kadar kullanacaktır. Ne zaman ister Birleşmiş Milletler, ister başka organizasyonlar, Ada'da kalıcı, adil, eşit paylaşımı esas alan bir çözüm arzu ederlerse, biz daima yapıcı olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuşarak, yeni müzakere süreci için kapıyı açık bıraktı.
Başbakan Yıldırım, konferansın sonuçsuz kalması üzerine, "Sağlık olsun. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk heyeti elinden geleni yaptı. Ancak 2004'te yapılan referandum sonrası Güney Kıbrıs tarafının tek taraflı olarak Avrupa Birliğine tam üye yapılması aslında bugünlerin alt yapısını hazırlamış oldu" dedi.
Toplantının ardından bir basın toplantısı düzenleyen Guterres, "Sorunun özellikle bir yanına vurgu yapmaktan kaçınmak istiyorum. Çok açık ki iki taraf da çok belirgin problemlerin çözümü konusunda mesafeli durumda? Bu da çözümü imkansız kıldı" dedi.
'Artık ısrara lüzum yok'
Konferansta Türk heyetine başkanlık eden Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise Birleşmiş Milletler iyi niyet misyonu çerçevesinde bir çözümün imkânsız olduğunun görüldüğünü ve artık bu parametrelerde ısrar etmenin anlamının kalmadığını söyledi.
BM Genel Sekreteri'nin de yaptığı açıklamaya işaret eden Çavuşoğlu, "Artık bu parametrelerde ısrar etmenin bir anlamı da kalmamıştır" dedi.
Çavuşoğlu, özellikle Türk askeri ve garantiler konusunda "sıfır asker, sıfır garanti" duruşu sergilendiğine işaret ederek, bu tutumda baştan sona hiçbir değişiklik görmediklerini söyledi. Türk askerinin tamamen çekilmesi ve Türkiye'nin garantörlüğünün tamamen kalkmasının ne Kıbrıs Türk tarafı, ne de Türkiye için kabul edilebilir yaklaşım olmadığını kaydeden Çavuşoğlu, ilk günden son güne kadar aynı tutumun sürdürüldüğünü belirtti.
Çavuşoğlu, böyle bir sonuçtan sonra başkalarını suçlamak istemediğini ancak dürüstlükle bağdaşmayan, iç siyasete oynama, belgelerin sızdırılması gibi çok olumsuz adımlar gördüklerini belirtti. Gerek Türk heyeti, gerekse Kıbrıs Türk heyeti olarak kendilerine yakışan bir tutum içinde olduklarını söyleyen Çavuşoğlu, "Kimsenin güvenini sarsmadık. Ne istediğimizi söyledik. Kırmızı çizgilerimizi de net bir şekilde gösterdik. Aynı şekilde esneklik sağlayabileceğimiz alanları da samimi şekilde gösterdik" dedi.
Bundan sonraki stratejinin ne olacağına ilişkin de açıklama yapan Çavuşoğlu, hem hükümetle ve Cumhurbaşkanıyla, hem de KKTC hükümetiyle ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile değerlendirme yaptıktan sonra ne yapabileceklerini paylaşacaklarını belirtti.
Türkiye kapıyı açık tutuyor
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 29 Haziran'da yaptığı açıklamada İsviçre'deki konferansın nihai konferans olduğunu savunmuştu.
Ancak dün konuyu değerlendiren Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, orada yaşayan kardeşlerimizin hukukunu korumak için uluslararası hukuktan doğan bütün haklarını sonuna kadar kullanacaktır. Ne zaman ister Birleşmiş Milletler, ister başka organizasyonlar, Ada'da kalıcı, adil, eşit paylaşımı esas alan bir çözüm arzu ederlerse, biz daima yapıcı olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuşarak, yeni müzakere süreci için kapıyı açık bıraktı.
Başbakan Yıldırım, konferansın sonuçsuz kalması üzerine, "Sağlık olsun. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk heyeti elinden geleni yaptı. Ancak 2004'te yapılan referandum sonrası Güney Kıbrıs tarafının tek taraflı olarak Avrupa Birliğine tam üye yapılması aslında bugünlerin alt yapısını hazırlamış oldu" dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.