Ruh sağlığı krizi küreselleşti
Dünya genelinde çocuk depresyon vakalarındaki artışın, küresel bir ruh sağlığı krizinin başlangıcı olabileceği değerlendiriliyor. Küresel boyutta çocuklar ve ergenler arasında psikolojik rahatsızlık ve depresyon oranında artış yaşanıyor
20.02.2025 16:50:00
AA
AA





Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonunun (UNICEF) yayımladığı ortak rapora göre, dünya genelindeki 10-19 yaşlarındaki her 7 çocuk ve ergenden 1'inde anksiyete, depresyon veya davranış bozuklukları gözlemleniyor. UNICEF'e göre, Covid-19 salgını, çocuklar ve ergenlerin ruh sağlığını kötüleştirdi. Bu durumun, küresel bir depresyon ve ruh sağlığı krizinin başlangıcı olabileceği öngörülüyor. Büyük şehirlerde oyun alanlarından uzakta yaşayan çocuklarda, kaygı ve depresyon belirtileri daha fazla görülüyor. Çocuk yaşta depresyona giren bireylerdeki psikolojik sorunların, ergenlik ve yetişkinlik döneminde artıp toplumsal sorunlara yol açmasından endişe duyuluyor. DSÖ, artan çocuk yaşta depresyon vakalarının hem bireysel hem de toplumsal düzeyde büyük etkileri olabileceğini vurguluyor.
'Çocuklar da depresyona girebiliyor'
Bridgewater State Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Prof. Dr. Elizabeth Englander, değerlendirmelerde bulundu.
Englander, bilinenin aksine çocukların da yetişkinler gibi depresyona girdiğini fakat bu durumu yetişkinlerden daha farklı şekilde gösterdiklerini belirtti. Yetişkinlerin psikolojik durumlarının farkına varabildiğini belirten Englander, çocukların kendi duygularını tanımlamakta zorlandığını ve içinde bulundukları ruh halini anlamaları için konuşmaya ihtiyaç duyduklarını söyledi. Englander, "Özellikle 2010 yılından bu yana ABD başta olmak üzere, birinci dünya ülkelerindeki çocuklarda depresyon ve anksiyete vakalarında gözle görülür bir artış yaşandı" değerlendirmesinde bulundu. Çocukların artık izole yaşadığını, oyun oynamak için daha az alana sahip olduklarını ve diğer çocuklarla daha az vakit geçirdiklerini anlatan Englander, bu durumun çocukların psikolojileri üzerinde etkileri olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Elizabeth Englander, çocukların duygularıyla başa çıkmak için oyun oynaması gerektiğini ancak bugün pek çok çocuğun özgürce oyun oynayacak alandan yoksun kaldığını ifade etti.
Televizyon da depresyona sokuyor
Prof. Dr. Englander, günde 6-8 saat televizyon izleyerek güneş ışığından ve diğer çocuklarla etkileşimden mahrum kalan çocuklarda, depresyonun tetiklenebileceğini vurguladı. Çocukların izlediklerinden yola çıkarak saldırgan davranışları rol model alabileceğini ifade eden Englander, kontrollü olması koşuluyla, telefonda oyun oynamanın çocuklar için televizyondan daha iyi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Englander, "Telefonlardaki yavaş tempolu ve çocukların bir şeyler ürettiği düşük dopaminli oyunlar, becerileri geliştirir. Ancak çok fazla uyarıcıların olduğu yüksek dopaminli oyunlar, çocuk psikolojisi için başka bir tehdittir" dedi. Englander, "Salgının çocuklar üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Salgın döneminde çocukların oyun oynama ve sosyalleşme ihtiyaçlarını gideremediğini belirten Englander, "Bence bu durumun, çocuklar üzerinde bugün bile devam eden çok uzun süreli bir etkisi olacak" değerlendirmesinde bulundu.
'Çocuklar da depresyona girebiliyor'
Bridgewater State Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Prof. Dr. Elizabeth Englander, değerlendirmelerde bulundu.
Englander, bilinenin aksine çocukların da yetişkinler gibi depresyona girdiğini fakat bu durumu yetişkinlerden daha farklı şekilde gösterdiklerini belirtti. Yetişkinlerin psikolojik durumlarının farkına varabildiğini belirten Englander, çocukların kendi duygularını tanımlamakta zorlandığını ve içinde bulundukları ruh halini anlamaları için konuşmaya ihtiyaç duyduklarını söyledi. Englander, "Özellikle 2010 yılından bu yana ABD başta olmak üzere, birinci dünya ülkelerindeki çocuklarda depresyon ve anksiyete vakalarında gözle görülür bir artış yaşandı" değerlendirmesinde bulundu. Çocukların artık izole yaşadığını, oyun oynamak için daha az alana sahip olduklarını ve diğer çocuklarla daha az vakit geçirdiklerini anlatan Englander, bu durumun çocukların psikolojileri üzerinde etkileri olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Elizabeth Englander, çocukların duygularıyla başa çıkmak için oyun oynaması gerektiğini ancak bugün pek çok çocuğun özgürce oyun oynayacak alandan yoksun kaldığını ifade etti.
Televizyon da depresyona sokuyor
Prof. Dr. Englander, günde 6-8 saat televizyon izleyerek güneş ışığından ve diğer çocuklarla etkileşimden mahrum kalan çocuklarda, depresyonun tetiklenebileceğini vurguladı. Çocukların izlediklerinden yola çıkarak saldırgan davranışları rol model alabileceğini ifade eden Englander, kontrollü olması koşuluyla, telefonda oyun oynamanın çocuklar için televizyondan daha iyi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Englander, "Telefonlardaki yavaş tempolu ve çocukların bir şeyler ürettiği düşük dopaminli oyunlar, becerileri geliştirir. Ancak çok fazla uyarıcıların olduğu yüksek dopaminli oyunlar, çocuk psikolojisi için başka bir tehdittir" dedi. Englander, "Salgının çocuklar üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Salgın döneminde çocukların oyun oynama ve sosyalleşme ihtiyaçlarını gideremediğini belirten Englander, "Bence bu durumun, çocuklar üzerinde bugün bile devam eden çok uzun süreli bir etkisi olacak" değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.