logo
22 ŞUBAT 2026


Psikolog Kırım: "Depremin travmasını aşmak için yakınlarınızla konuşun"

Deprem sonrası psikolojik ilkyardım hakkında bilgi veren Psikolog İrem Naz Kırım, "Deprem sonrasının ilk birkaç günlerinde uyuyamama, yemek yiyememe, bir şey yapmakta isteksizlik, yorgunluk, çaresizlik hisleri normaldir. Durumu yatıştırmaya çalışmak için doktor önerisi olmadan sakinleştiricilere ve ilaçlara başvurmayın. Yaşadığınız olayı konuşmak isteyebilirsiniz ama çekinebilirsiniz. Böyle bir durumda sizi dinleyecek, anlayacak, destekleyecek yakınlarınıza anlatmaktan kaçmayın" dedi.

17.02.2023 08:38:00
Psikolog Kırım: "Depremin travmasını aşmak için yakınlarınızla konuşun"
Psikolog Kırım: "Depremin travmasını aşmak için yakınlarınızla konuşun"
Deprem sonrası psikolojik ilkyardım hakkında bilgi veren Psikolog İrem Naz Kırım, "Deprem sonrasının ilk birkaç günlerinde uyuyamama, yemek yiyememe, bir şey yapmakta isteksizlik, yorgunluk, çaresizlik hisleri normaldir. Durumu yatıştırmaya çalışmak için doktor önerisi olmadan sakinleştiricilere ve ilaçlara başvurmayın. Yaşadığınız olayı konuşmak isteyebilirsiniz ama çekinebilirsiniz. Böyle bir durumda sizi dinleyecek, anlayacak, destekleyecek yakınlarınıza anlatmaktan kaçmayın" dedi.
Psikolog İrem Naz Kırım, deprem sonrası ruhsal travmalara karşı neler yapılabileceği ile ilgili bilgilendirmede bulundu.
İnsan vücudunun kendini tehlikede hissettiği andan itibaren kaygı mekanizmasını devreye sokarak kişiyi hayatta tutmaya çalıştığını söyleyen Psikolog Naz Kırım, "Bu belirtiler hızlı nefes almak, kalbin düzensiz çarpması, nefes alıp vermede güçlük, el-bacak titremesi, mide bulantısı, baş dönmesi gibi olup, ölecekmiş hissi verebilir. Ancak bu belirtilerin görülmesi normaldir. Vücut kendini güvende hissettiğinde eski haline geri dönecektir. Deprem sonrasının ilk birkaç günlerinde uyuyamama, yemek yiyememe, bir şey yapmakta isteksizlik, yorgunluk, çaresizlik hisleri normaldir. Durumu yatıştırmaya çalışmak için sakinleştirici nesnelere (alkol, ilaç vb.) başvurmayın. Beden, tehlikede olmadığını anladığında bunlar eski haline gelecektir. Yaşadığınız olayı konuşmak isteyebilirsiniz ama çekinebilirsiniz. Böyle bir durumda sizi dinleyecek, anlayacak, destekleyecek yakınlarınıza anlatmaktan kaçmayın. Sosyal destek alınması travmalar üzerinde iyileştirici ve etkisini hafifletici bir etkiye sahiptir" şeklinde konuştu.

"Sevdiklerinizle zaman geçirin"
Deprem sonrası insanların bulunduğu yeri yadırgayabileceğine dikkat çeken Psk. Kırım, "Depremden sonra kapalı alanlarda, kalabalık ortamlarda ya da tanımadığınız daha önce bulunmadığınız yerlerde olmak sizi tedirgin edebilir ve kaçınmak isteyebilirsiniz. İlk etapta girmek zorunda değilsiniz ancak güvendiğiniz insanlarla ilerleyen zamanlarda bunları deneyimlemeniz sizin için daha iyi olacaktır. Sağlıksız baş etme yöntemlerini tercih etmeyin. Bunların yerine sevdiklerinizle daha fazla zaman geçirmeyi, yürüyüşler yapmayı, nefes ve gevşeme egzersizlerini, dua etmeyi deneyin" ifadelerini kullandı.

"Önceliği kendi sağlığınıza verin"
İnsanların başına gelen olumsuz olaylardan sonra kaygısıyla baş etmek için bazen suçlu arama isteğinde olabildiğini söyleyen Psk. Kırım, "Bu biri ya da bir kurum olabilir. Böyle durumlarda güvenilir kaynaklardan bilgi almanız, spekülatif yönlendirmelerden uzak durmanız ve önceliği kendi sağlığınıza ve güvenliğinize vermeniz ruh sağlığınız için daha önemlidir. Sosyal medyada güvenilirliği ve doğruluğu kanıtlanmamış kaynaklardan gelen bilgilerin paylaşılmaması noktasında dikkatli olunmalıdır" açıklamasında bulundu.

"Çocuklara depreme ait video izletmeyin"
Çocukların hayal dünyalarının yetişkinlere göre daha geniş olduğunu ve gördüğü şeyleri farklı yorumlayabileceklerini vurgulayan Psk. Kırım, "Bu nedenle depreme ait görselleri ve videoları izlememeli, yanlarında olumsuz konuşmalara ve tekrarlayıcı olumsuz görüntülere maruz kalmamalıdır. Bu süreçte çok korkabilir ancak duygularını belli edemeyebilir. Konuşabilmesi, resmedebilmesi için destekleyin. 'Ben de çok korktum sallandığımızı anladığımda, hatta ağlamak istedim. Belki sen de böyle hissetmiş olabilirsin. İhtiyaç duyduğunda bana sarılabilirsin ve bu konu hakkında konuşabiliriz' gibi örnekler verebilirsiniz" diye konuştu.

"Çocuklara güvende olduğunu hissettirin"
Çocuğun en temel ihtiyacının kendinin ve sevdiklerinin güvende olduğunun bilmesi olduğunu dile getiren Kırım, "Ona güvende olduğunuzu hissettirin. Fiziksel ihtiyaçlarını karşılayın. Daha fazla sarılmaya, öpülmeye, sevildiğini hissetmeye ihtiyaç duyabilir. Yanınızdan uzaklaştırmadan ihtiyaçlarına kulak vermeyi, dinlemeyi ihmal etmeyin. Sizi gözlemleyerek konfor alanı oluşturdukları için ebeveyn olarak tutarlı, sakin, aşırı tepkilerden kaçınarak yaklaşmayı deneyin. Yakınlığı aşırı koruyuculukla karıştırmadan kişisel gelişimini destekleyici bir yaklaşım benimseyin. Depremin doğal bir olay olduğunu anlatın. Bundan korkmanın, bazen geceleri altını ıslatmanın ya da ağlamanın sorun olmadığını ancak şu an yanında ve güvende olduğunu dile getirin. Çocuğun dili oyundur. Bu nedenle oyunlar oynaması, resimler çizmesi ve eski hayatında yaptığı şeyleri gerçekleştirebilmesi için zemin hazırlayın" diyerek sözlerini sonlandırdı.İHA

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı

22.02.2026 00:06:00
Ahmet Turan Yiğit
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
 "PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı
"PKK, Öcalan ve DEM'in Kürtlere hesap vermesi lazım" diyen Hukukçe Bülent Yücetürk, "DEM ve Erdoğan karşılıklı satranç oynuyor" ifadelerini kullandı.
Yücetürk, "Türkiye'de bir demokrasi sorunu var. Hukuk sorunu var. Evet doğru ve bunun uygulanma problemi var. Yani anayasada, yasalarda aslında çok büyük bir eksiklik yok. Yani çokça
eleştirilen o darbe anayasasında bile birçok demokratik hak ve özgürlük orada düzenlenmiş. Ama siz buna uymazsanız, uygulamada bunlara uymazsanız, o zaman ortaya bir demokrasi meselesi çıkıyor. Yani kayyum uygulamasını, aslında daha önceden şöyle bir uygulama vardı Türkiye'de. Bir
belediye başkanı suç işlerse eğer bu suç görevden el çektirilmesini gerektiren yoğunlukta, açık delilleri olan bir suçsa o kişi yerine belediye meclislerinden seçimle birileri geliyordu. Ne
yaptılar bunu? kaldırdılar. İşte terör kapsamındaki belediye başkanlarının görevden alınması halinde
oraya kayyum atadılar. Peki ne yaptılar? Bunu 2014'ten sonra kalıcılaştırdılar" dedi.

Hukukçu Bülent Yücetürk'ün konuşmasını izleyin:

Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış

Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu

21.02.2026 22:47:00
Ahmet Turan Yiğit
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor. Cem Toker'den çarpıcı çıkış
Türkiye gündemi üzerine çarpıcı açıklamalarıyla gündeme gelen Cem Toker, "Türkiye'nin tapusu Türklerden alınacak. Onun için Kürt, Türk, Arap kardeşliği deniyor" şeklinde konuştu.
Toker, "Türk milleti buna itiraz eder dediğimiz, diyebileceğimiz her şeyi yaptılar. Şu anda da Erdoğan tabii ilk safhalarda hiç topa girmedi. Bahçeli'yi kullandı. Evet. Süreçte mesafe koydu bu konuya. Ama bir sene içinde inanılmaz bir toplum mühendisliği yapıldı. Örneklerini verelim. Bunu yavaş yavaş alıştıra alıştıra yapıyorlar. Bakmayın siz hani işte umut hakkı verilirse PKK'lıları af çıkarsa kıyamet kopar. Türk milleti bunu kabul etmez falan filan. Ben de söylüyorum ama aslında
kazın ayağı öyle değil. Adamların elinde öyle bir toplum mühendisliği imkanı var ki, algı yönetimi kaynakları var ki, yani buna şaşırmayın. yarın bir gün Türkiye'de kıyamet kopar dediğimiz her şeyi
yapabilirler" dedi.

Cem Toker'in konuşmasını izleyin:

Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme

İstanbul Bağcılar'da meydana gelen ve 1 kişinin bıçakla yaralandığı olayla ilgili yeni gelişme yaşandı. Olayla ilgili 3 şüpheli polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı

21.02.2026 21:15:00 / Güncelleme: 21.02.2026 21:19:37
İHA
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Bağcılar'da metro çıkışındaki bıçaklı saldırı olayı ile ilgili yeni gelişme
Olay, 12 Şubat 2026 tarihinde saat 18.45 sıralarında Bağcılar Yıldıztepe Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bıçaklı kavga ihbarını alan ekipler kısa sürede olay yerine geldi.

Ekiplerin yaptıkları ilk incelemede Oğuzhan Çöpür(27), bıçakla yaralandığı görüldü. Bunun üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesi sonrası yaralı Oğuzhan Çöpür ambulans ile hastaneye kaldırıldı.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler olaya karışan yaşları küçük 3 şüpheli şahsı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler 'Kasten Yaralama' suçundan adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 2'si sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı

"TBMM'de Öcalan ittifakı kuruldu. CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu" ifadelerini kullanan Prof. Dr. Süheyl Batum, "Atlantik ötesinde hazırlanan anayasayı Türkiye'ye kabul ettirmek istiyorlar. CHP komisyona katılmasaydı bu iş buraya kadar gelmezdi" dedi

21.02.2026 16:31:00
Ahmet Turan Yiğit
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
TBMM'de Öcalan ittifakı: CHP de AKP, MHP ve DEM ile birlikte iş tuttu Prof. Dr. Süheyl Batum anlattı
Anayasa hukukçusu ve eski CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Süheyl Batum, anayasa değişikliği tartışmaları, "umut hakkı" söylemi ve Meclis'te kurulan komisyon sürecine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Batum konuşmasında: "Umut hakkı" tartışmasının gerçek amacının ne olduğunu, bir terör örgütü liderinin siyasi temsil konumuna yerleştirilmesi iddialarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan komisyonun rolünü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin süreçteki pozisyonunu, Türkiye'nin "mezhepsel/etnik kota" modeline sürüklenip sürüklenmediğini, Tarihsel olarak 1876 Anayasası ve Osmanlı deneyimi üzerinden yaptığı uyarıları detaylı biçimde değerlendirdi. "Macun tüpten çıkarsa geri dönmez" diyen Batum, etnik ve mezhepsel temsile dayalı bir sistemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

Prof. Dr. Süheyl Batum'un konuşmasını izleyin:

Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!


 
 
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte satışa sunulan gıda kolilerinde, ürünlerin nitelikleri ve son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi gerekiyor.
 

21.02.2026 11:21:00
AA
Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!
Ramazan kolilerindeki hilelere dikkat!

Vatandaşlar, mübarek Ramazan ayı nedeniyle iftar ve sahur alışverişlerini sürdürüyor. Bu dönemde çeşitli gıda ürünlerinin yer aldığı Ramazan kolileri de rağbet görüyor. Pek çok market ve e-ticaret platformu Ramazan paketlerini çeşitli kampanyalarla satmaya başlarken, ürünlerin fiyatları da paket içeriğine göre değişiklik gösteriyor. Paketlerde, meşrubat, makarna, bakliyat ürünleri, salça, sıvı yağ, çay ve şeker gibi temel gıda maddeleri yer alıyor. Kimi paketlerde sucuk, kaşar peyniri, kavurma, hurma, zeytin, helva ve reçel gibi iftariyelikler de bulunuyor. Şirketler çalışanlarına, hayır kurumları da ihtiyaç sahiplerine dağıtmak için de bu kolileri tercih ediyor.

Stok eritme amacı olmamalı

Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, Ramazan ayının, paylaşmanın ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı bir dönem olduğuna işaret etti. Bu dönemde yapılan her yardımın, güvenli ve nitelikli olması gerektiğini belirten Kılıç, yardım ve Ramazan kolilerinin, stok eritme ya da fırsatçılık aracı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, yardım yapan duyarlı insanların, gıda kolilerine kendi sofralarına koymayacakları ürünleri yerleştirmek istemeyeceklerini ifade ederek, "Son kullanma tarihi geçmiş, ambalajı yırtılmış, etiketi bulunmayan ya da sağlığa uygun olmayan ürünler yardım değildir. Bu tür ürünler, insanların sağlıklı gıdaya ulaşma hakkını ihlal eder. Yardım, dikkat ve vicdanla yapılır, ihmal ve denetimsizlikle değil" diye konuştu.

Yardım alan da kontrol etsin

Yardım alan vatandaşların da bu gıda ürünlerini kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, herkesin aldığı ürünlerin son kullanma tarihine bakması, bozuk, şüpheli ya da sağlığa uygun olmayan gıdaları ayırarak kesinlikle tüketmemesi gerektiğini söyledi. Kılıç, Ramazan ayını fırsata çevirmek isteyen kişi ya da işletmelere imkan verilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Merhamet duygusuyla yardım etmek isteyen yurttaşların iyi niyeti, rant odaklı anlayışlara teslim edilmemelidir. Ramazan, kazanç değil, vicdan ayıdır, bu nedenle dayanışma, denetimle ve sorumlulukla korunmalıdır. Yapılan denetimler, etkin, sürekli ve caydırıcı şekilde yürütülmelidir. Gıda güvenliğinin yalnızca bir mevzuat konusu değil, doğrudan yaşam hakkı meselesi olduğu unutulmamalıdır. Ramazan ayında ve yılın her gününde sağlıklı gıdaya erişim, insan onuruna yakışır yaşam ve adil bir piyasa düzeni için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal da Ramazan kolisi hazırlarken ürün kalitesine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Gramaj ve içerik listesi yazılı olarak belirlenmeli, koli hazırlatanlar, içinde bulunmasını istediği ürünler ile ilgili detaylı listeyi paketi hazırlayan firmalara vermeli" diye konuştu. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü de Ramazan alışverişi yaparken tüketicilerin, bütçesini koruması, israfı önlemesi, sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasının önem taşıdığını belirterek, tüketicilere, gıda harcamalarında "marketfiyati.org.tr" sitesinden fiyat karşılaştırması yapması tavsiyesinde bulundu.

5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı

Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı

21.02.2026 11:03:00
İhlas Haber Ajansı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
5 ilde zehir tacirlerine darbe: 346 şüpheli yakalandı
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Adana, Balıkesir, Nevşehir, Çanakkale ve Bursa'da, uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen narkotik operasyonlarında 346 şüpheli yakalandı.

Operasyonlar; 108 Asayiş Timi ve 14 Komando Timi olmak üzere toplam 635 Jandarma personeli ve 13 özel eğitimli narkotik arama köpeği ile birlikte 93 adrese yönelik düzenlendi.



Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; saha araştırmaları, analiz ve takip faaliyetleri büyük bir titizlikle gerçekleştirildi. Şüpheliler teknik ve fiziki takiple izlendi. Suç faaliyetleri tek tek delillendirildi.

Düzenlenen operasyonlarda; 83 bin 625 adet uyuşturucu hap, 11 kg çeşitli uyuşturucu madde, çok sayıda ruhsatsız tabanca, av tüfeği, uyuşturucu kullanma aparatı ve hassas terazi ele geçirildi.

Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...

21.02.2026 11:00:00 / Güncelleme: 21.02.2026 11:03:49
İhlas Haber Ajansı
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Sahte ilan ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık...
Kocaeli merkezli 17 ilde, sahte ilanlar ve oltalama yöntemiyle dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 30 şüpheliden 21'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sanal ortamda sahte ilanlar düzenleyerek vatandaşları mağdur eden şüphelilerin yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, şüphelilerin açık hatlar üzerinden kurdukları sözde "çağrı merkezi" (call center) aracılığıyla mağdurlarla görüşmeler yaptıkları ve oltalama yöntemiyle 23 kişiyi dolandırdıkları tespit edildi.

Hesaplarında 22 milyon liralık hareketlilik tespit edildi



Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, suç örgütü üyelerinin banka hesaplarında toplam 22 milyon 3 bin 10 lira para giriş çıkışı olduğunu belirledi. Suç unsurlarının elde edilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 17 Şubat'ta Kocaeli merkezli 17 farklı ilde 33 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda hedefteki 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.



Adreslerde yapılan aramalarda, suçta kullanıldığı değerlendirilen 55 cep telefonu, 32 SIM kart, 7 hard disk ve 6 USB belleğe el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 30 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Operasyon sırasında çekilen görüntülerde, çok sayıda cep telefonunun çamaşır makinesinin içine gizlenmiş olarak ele geçirildiği görüldü.

21 şüpheli tutuklandı

Olaya ilişkin gözaltına alınan 30 şüphelinin ifadesi alındı. İfadeleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılırken, 21'i ise tutuklanarak ceza evine gönderildi.

Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ünlülere yönelik yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırılan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, İstanbul Adliyesi'ne geldi

20.02.2026 14:29:00
İHA
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi
Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli adliyeye geldi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun haklarında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan soruşturma başlattığı kamuoyunca tanınan kişilere yönelik operasyonlar sürüyor.

Ünlülere yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli 16 Şubat'ta ifadeye çağırılmıştı. Denizli ifade vermek üzere İstanbul Adalet Sarayı'na geldi.

Denizli Ailesi daha önce de darp iddiasıyla açılan dava kapsamında gündeme gelmişti. Lal Denizli'nin babası teknik direktör Mustafa Denizli, para tartışması nedeniyle kayınbiraderi tarafından darp edildiğini belirterek dava açmış, dava uzun süre gündemi meşgul ederken, kayınbirader Heja Elçi beraat etmişti.

Heja Elçi, Denizli'nin itirazı üzerine kararın bozulmasının ardından yeniden yargılandığı duruşmada 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor

20.02.2026 12:39:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası tutuksuz sanıkların savunmaları ile sürüyor
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanıklı davanın görülmesine devam ediliyor.

Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülen duruşma, tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Yargılamada, tutuksuz sanık Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli olan ve ihale komisyon üyesi Leyla Türkyaşar savunma yapıyor.

Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde yoğun yağışların ardından tarım arazileri sular altında kaldı

20.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 20.02.2026 12:21:36
İHA
Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü
Son 20 yılın en yüksek miktarda yağışı görüldü
Sorgun ilçesine bağlı Cihanşarlı köyünde etkisini gösteren sağanak yağışlar tarım arazilerinde su baskınlarına yol açtı. Yağış toprak tarafından emilmediği için yüzeyde akıntı meydana gelirken suyun uzun süre tarlada kalması halinde kök çürümesi riski doğdu.



Cihanşarlı Köyü Muhtar Vekili Ramazan Aktaş yağışların devam ettiğini söyleyerek, "Burası Eğridere. Esenli Barajı'nı besleyen dere taştı gördüğünüz gibi. Epey sel var. Bu şekilde su aktığı zaman tarlaya zarar veriyor. Eğer ki su tarlayı yarmazsa, bitkiye zarar vermezse çok güzel mahsul alınabilir. Şu an tarlada buğday ekili. Zararı da olabilir. Altında çürüme de yapar. Toprağı kazan su tohumu da götürür. 20 senedir böyle bir yağış olmamıştı. Çiftçi olarak bu sene memnunuz. Yağışlar güzel. Rabbime şükürler olsun" dedi.



Yağışların önümüzdeki günlerde de etkili olması bekleniyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.