Prof. Dr. Baş, Türkiye'nin Rusya'da itibarını yükseltti
BTP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ünal Emiroğlu, Rusların Türklere itibar ettiği iki dönem olduğuna işaret ederek, "Biri Atatürk dönemi ve diğeri de Haydar Baş dönemi" dedi
27.06.2014 00:00:00
YENİ MESAJ/İSTANBULBağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ünal Emiroğlu, 13 Haziran'da BTP ile Rusya Liberal Demokrat Partisi arasında imzalanan Mutabakat Zaptı konusunda değerlendirmelerde bulundu. Rusların Suriye meselesine damgasını vuran Cenevre Mutabakatı'na atıf yapan Emiroğlu, "O mutabakat dünya kamuoyunu ayağa kaldırmıştı ama 13 Haziran'da İstanbul'da onu gölgede bırakan ikinci bir mutabakat gerçekleşti. Ben buna İstanbul Mutabakatı diyorum. İstanbul Mutabakatı hukukun kapitalizm karşısındaki zaferinin tescilidir. Burada Hocamızın farklı yönleri ön plana çıkarıldı ama ben diyorum ki Haydar Hoca hukuk adamıdır. Şöyle ki insancıl hukukun abidesini orada inşa ettiniz. Rusların Türklere itibar ettiği iki dönem olmuştur. Biri Atatürk dönemi ve diğeri de Haydar Baş dönemi." Prof. Dr. Baş'tan örnek diplomasi Bu hükümetin dış politikada Barzani'ye sığınmasından söz edildiğine işaret eden Prof. Dr. Ünal Emiroğlu, şöyle devam etti: "Barzani'nin gölgesine sığınsalar eyvallah diyecektim ama orada iki türkücünün gölgesine sığınmıştır. Türk hükümetinin dış politikasında böyle bir şey olur mu Allah aşkına... Haydar Hoca bu türkü diplomasisini aldı ve dünya diplomasisine örnek olacak devlet liyakat nişanı ile taçlandırdı. İşte bir yerde türkü diplomasisi, bir yerde de Ruslardan alınan devlet nişanı."Duma süreci devam edecekKapitalizmin Türk hükümeti başta olmak üzere dünyayı esir aldığına işaret eden BTP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Emiroğlu, şunları söyledi: "Niçin bu medyanın gözü kör, hep 3 maymunları oynar? Çünkü hepsi kapitalizmin kucağındadır ve ona esir olmuşlardır. O sebepten kesinlikle görmek istemiyorlar. Dileriz ki bu hükümet bir gün kendine gelir, hatalarını anlar. O bakımdan Mutabakat Zaptı ile yapılan iş sadece ekonomik altyapıların, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi değildir. Bunların hepsinin üstünde bir üst yapı var. Bu üst yapının içinde manevi değerler ve hukuk devleti modeli var. Altyapıda insanların karnı aç ise hangi sistemi getirirseniz getirin hiçbir faydası olmaz. Haydar Hocanın derdi insanların karnını doyurmaktı ve buna çare üretti. Milli Ekonomi Modeli'nden bizden başka herkes istifade etti, uluslararası arenada bu modeli benimsediklerini dünyaya ilan ettiler. 27 Şubat 2013'te başlayan süreç 13 Haziran 2014'te bitmedi... Bu devam eden bir süreçtir. İnşallah bu süreç bizim kurtuluşumuza kadar devam edecektir." Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı'nın oturduğu kaidenin mimarının dünya çapında isim yapmış Giulio Mongeri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Emiroğlu, "Mongeri dünyaya damgasını vurmuş müthiş bir mimardır. O kaidenin üstüne inşa edilmiş abidede bizim askerlerimiz var. Ama siz onların üstüne de bir kaide oturttunuz. Şimdi o kaide de Milli Ekonomi Modeli kaidesidir. Tek mimarı Haydar Hocadır. Onun için de Haydar Hocayı kutluyorum, şükranlarımı arz ediyorum" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.