Potansiyeline rağmen hayvancılık sektörü can çekişiyor
Türkiye'de hayvancılık sektörü can çekişmeye devam ediyor. Artan maliyetler ülkenin hayvan sayısını azaltırken kasaplık et fiyatlarının da yükselmesine neden oluyor. Ne hayvancılıkla uğraşanlar para kazanıyor ne de vatandaş et alabiliyor. Hükümet ise bu sorunu tarım politikasıyla değil, ithalatla çözmeye çalışıyor
01.02.2024 12:49:00 / Güncelleme: 01.02.2024 12:55:18
Önder Yılmaz
Önder Yılmaz





Türkiye'nin hayvancılık sektörüne ilişkin son USDA raporu, karmaşık bir sorun-fırsat ağını gözler önüne seriyor. Ülkenin üst üste dördüncü kez daralmaya devam eden sığır varlığı 2024 yılında 15,6 milyon başa ulaşacak.
Bu düşüş sığır eti fiyatlarını yükseltirken Hızla artan yem maliyetleri ve değer kaybeden para birimi de dahil olmak üzere altta yatan sebepler daha derinlere iniyor. Ayrıca, yıllık yem üretiminin 60 milyon ton olduğunu tahmin eden tarım uzmanları talebin 72 milyon tona yaklaştığını ve bu durumun zorlu üretim ortamını daha da belirginleştirdiğine işaret ediyor.
Diğer taraftan, büyük hayvan işletmelerinin sayısında önemli bir düşüş görülüyor. Haziran 2023 itibariyle, büyükbaş hayvan çiftliklerinin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 azaldı. Bu gelişme, sektörün dönüşüm geçirdiğine ve 2024'te daha fazla konsolidasyon yaşanabileceğine işaret ediyor.
Türkiye'nin hayvancılık sektöründeki sorunlar, sektörün geleceği için önemli bir tehdit oluşturuyor ancak, bu sorunlar aynı zamanda sektörde fırsatlar da sunuyor. Örneğin, Türkiye'nin hayvancılık sektörü, süt ürünleri, et ürünleri, deri ürünleri, gübre, biyogaz ve biyokütle enerjisi gibi birçok alt sektöre ev sahipliği yapıyor. Bu alt sektörler, Türkiye'nin hayvancılık sektörünün gelecekteki büyümesine katkıda bulunabilir.
Sığır varlığındaki düşüşün nedenleri arasında, besi materyali alım fiyatındaki artış, ülke genelinde sığır varlığındaki azalış ve süt fiyatlarındaki düşüş gibi faktörler yer alıyor.
Ayrıca, Türkiye'nin sığır ithalatında da dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Örneğin, 2023 yılında sadece Ekim ayında sığır ithalatı yüzde 961 arttı. Yukarıda da belirttiğimiz gibi et fiyatlarındaki artışın ana nedenleri arasında yem maliyetlerindeki yüksek artış ve yeterli kesim hayvanının bulunmaması yer alıyor.
Örneğin, Türkiye'de et fiyatları bu yıl da Ramazan ayı yaklaşırken artmaya devam ediyor. Karkas kesim fiyatları son haftalarda peş peşe gelen yüksek zamlarla vatandaşı mutsuz etti. Karkas kesim fiyatlarının artması dikkat çekerken bu durumun temel nedeninin maliyetlerdeki artış ve ülkede yeterli kesim hayvanının bulunmaması olduğu ifade edildi.
Türkiye'de kırmızı et tüketimi son yıllarda oldukça azaldı. 2017 yılında kişi başına düşen kırmızı et tüketimi 14 kilogram iken, bu rakam 2022 yılında 7 kilograma kadar düştü. Bu hesaba göre, dört kişilik bir aile 2017'de yıllık 56 kilogram kırmızı et tüketebilirken, artık 28 kilogram tüketebiliyor.
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ise kişi başı kırmızı et tüketimi, Avrupa Komisyonu tarafından 2019 yılı itibariyle 76.4 kg olarak hesaplandı. Ancak, bu ortalama, AB ülkeleri arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Örneğin, 2018 yılında, kişi başı kırmızı et tüketimi en yüksek olan ülke Lüksemburg idi ve bu değer 133.7 kg idi.
Peki, vatandaş neden kırmızı et alamıyor? İstanbul'da yapılan bir araştırmaya göre, vatandaşlar artan market fiyatlarından sonra kırmızı et ve yağ alamaz oldu. İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) İstanbul Barometresi 2022 Mart Raporu'na göre, katılımcıların yüzde 45,6'sı kırmızı et, yüzde 36,5'i ayçiçek ve zeytinyağı ürünlerini artan market fiyatlarından sonra hiç alamadığını belirtti.
Sonuç olarak artan maliyetler hayvancılık sektörüne darbe vururken artan fiyatlar da vatandaşın kırmızı ete ulaşmasını engelliyor. Kırmızı et tüketimimizin 28 kilolara düşmesi de bu sorunu çok net biçimde ortaya koyuyor.
Bu düşüş sığır eti fiyatlarını yükseltirken Hızla artan yem maliyetleri ve değer kaybeden para birimi de dahil olmak üzere altta yatan sebepler daha derinlere iniyor. Ayrıca, yıllık yem üretiminin 60 milyon ton olduğunu tahmin eden tarım uzmanları talebin 72 milyon tona yaklaştığını ve bu durumun zorlu üretim ortamını daha da belirginleştirdiğine işaret ediyor.
Diğer taraftan, büyük hayvan işletmelerinin sayısında önemli bir düşüş görülüyor. Haziran 2023 itibariyle, büyükbaş hayvan çiftliklerinin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10 azaldı. Bu gelişme, sektörün dönüşüm geçirdiğine ve 2024'te daha fazla konsolidasyon yaşanabileceğine işaret ediyor.
Sektörde yeni fırsatlar da bulunuyor
Türkiye'nin hayvancılık sektöründeki sorunlar, sektörün geleceği için önemli bir tehdit oluşturuyor ancak, bu sorunlar aynı zamanda sektörde fırsatlar da sunuyor. Örneğin, Türkiye'nin hayvancılık sektörü, süt ürünleri, et ürünleri, deri ürünleri, gübre, biyogaz ve biyokütle enerjisi gibi birçok alt sektöre ev sahipliği yapıyor. Bu alt sektörler, Türkiye'nin hayvancılık sektörünün gelecekteki büyümesine katkıda bulunabilir.
Sığır varlığımız neden düştü
Sığır varlığındaki düşüşün nedenleri arasında, besi materyali alım fiyatındaki artış, ülke genelinde sığır varlığındaki azalış ve süt fiyatlarındaki düşüş gibi faktörler yer alıyor.
Ayrıca, Türkiye'nin sığır ithalatında da dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Örneğin, 2023 yılında sadece Ekim ayında sığır ithalatı yüzde 961 arttı. Yukarıda da belirttiğimiz gibi et fiyatlarındaki artışın ana nedenleri arasında yem maliyetlerindeki yüksek artış ve yeterli kesim hayvanının bulunmaması yer alıyor.
Örneğin, Türkiye'de et fiyatları bu yıl da Ramazan ayı yaklaşırken artmaya devam ediyor. Karkas kesim fiyatları son haftalarda peş peşe gelen yüksek zamlarla vatandaşı mutsuz etti. Karkas kesim fiyatlarının artması dikkat çekerken bu durumun temel nedeninin maliyetlerdeki artış ve ülkede yeterli kesim hayvanının bulunmaması olduğu ifade edildi.
Kişi başı kırmızı et tüketimimiz çok azaldı
Türkiye'de kırmızı et tüketimi son yıllarda oldukça azaldı. 2017 yılında kişi başına düşen kırmızı et tüketimi 14 kilogram iken, bu rakam 2022 yılında 7 kilograma kadar düştü. Bu hesaba göre, dört kişilik bir aile 2017'de yıllık 56 kilogram kırmızı et tüketebilirken, artık 28 kilogram tüketebiliyor.
Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde ise kişi başı kırmızı et tüketimi, Avrupa Komisyonu tarafından 2019 yılı itibariyle 76.4 kg olarak hesaplandı. Ancak, bu ortalama, AB ülkeleri arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Örneğin, 2018 yılında, kişi başı kırmızı et tüketimi en yüksek olan ülke Lüksemburg idi ve bu değer 133.7 kg idi.
Peki, vatandaş neden kırmızı et alamıyor? İstanbul'da yapılan bir araştırmaya göre, vatandaşlar artan market fiyatlarından sonra kırmızı et ve yağ alamaz oldu. İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) İstanbul Barometresi 2022 Mart Raporu'na göre, katılımcıların yüzde 45,6'sı kırmızı et, yüzde 36,5'i ayçiçek ve zeytinyağı ürünlerini artan market fiyatlarından sonra hiç alamadığını belirtti.
Sonuç olarak artan maliyetler hayvancılık sektörüne darbe vururken artan fiyatlar da vatandaşın kırmızı ete ulaşmasını engelliyor. Kırmızı et tüketimimizin 28 kilolara düşmesi de bu sorunu çok net biçimde ortaya koyuyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































