Peyami Safa yâd ediliyor
Gazeteciliğe çok erken yaşta başlayıp tam 43 yıl boyunca köşe yazarlığı yapan roman yazarı, gazeteci ve fikir adamı Peyami Safa vefatının 58. yılında anılıyor
17.06.2019 00:00:00





Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Fatih Harbiye ve Cingöz Recai adlı unutulmaz eserlere imza atan roman yazarı, gazeteci ve fikir adamı Peyami Safa vefatının üzerinden 58. yıl geçti.
Türk edebiyatına önemli eserler kazandıran Safa, şair İsmail Safa ile Server Bedia Hanım'ın çocukları olarak 2 Nisan 1899'da İstanbul Gedikpaşa'da dünyaya geldi.
Babası Sivas'ta sürgündeyken vefat ettiğinde henüz 1,5 yaşında olan usta yazar, 1910'da başladığı Vefa İdadisi'ne hastalık ve geçim sıkıntıları sebebiyle devam edemedi.
Safa, küçük yaşlarda babasının yakın arkadaşlarından birinin hediye ettiği Petit Larousse'u ezberleyerek kendi kendisine Fransızca öğrendi.
Tıp, psikoloji ve felsefe kitaplarına ilgi duyan, düzenli bir eğitim görmemesine rağmen engin bir kültür birikimine sahip olan yazar, bu özelliğiyle eğitim görmeden kendi kendini yetiştirmiş kimse anlamına gelen "Hudayinabit" özelliğini kişiliğinde barındırdı.
Peyami Safa, ailesinin geçim yükünü hafifletmek amacıyla 1915'te Posta Telgraf Nezareti'nde çalışmaya başladı.
Rehber-i İttihad Mektebi'nde 1917'de öğretmenlik yapan Safa, 1918'de ise Duyun-ı Umumiye'de memur olarak görev aldı.
'Asrın Hikayeleri' ile tanınmaya başladı
Safa, ağabeyi İlhami Safa ile çıkardıkları "Yirminci Asır" gazetesinde kaleme aldığı "Asrın Hikayeleri" başlıklı yazılarıyla tanınmaya başladı.
Eserlerinde Doğu-Batı sentezi, ahlaki çözülmeye ilişkin eleştiriler ve gençliğin üzerindeki sosyal baskı gibi konuları ele alan Safa, Tercüman-ı Hakikat, Tasvir-i Efkar, Son Telgraf, Son Saat ve Son Posta gazetelerinde çalıştı.
Hayatını idame ettirebilmek için 1924-1928 yılları arasında "Server Bedi" imzasıyla Maurice Leblanc'ın Arsen Lupin'ini örnek alarak aşk ve cinayet romanları "Cingöz Recai" serisini kaleme aldı.
43 yıl köşe yazarlığı yaptı
Safa, 1928-1940 arasında Cumhuriyet gazetesinde hem Server Bedi hem de Peyami Safa imzasıyla yazılar kaleme aldı. Cumhuriyet gazetesinde, ayrıldığı 1940 yılına kadar köşe yazarlığı ve edebiyat sayfası editörlüğü gibi pek çok işi üstlendi.
Daha sonra Yeni Mecmua, Tavsir-i Efkar, Büyük Doğu, Vakit, Çınaraltı'nda yazıları yayımlanan Safa, çeşitli fikir akımlarını benimseyerek edebi ve fikri yazılar kaleme aldı, romanlarını ise tefrikalar halinde gazete ve dergilerde yayımlamaya devam etti.
Usta kalemin, kendi okuyucu kitlesine sahip olduğu için bir gazeteden diğerine transfer olması büyük olay yarattı.
Felsefe, bilim ve sanat gibi hemen her konuya eğilen Safa, dönemin önemli isimlerinden Nazım Hikmet, Yakup Kadri, Cahit Sıtkı, Ahmet Haşim, Necip Fazıl, Nurullah Ataç, Zekeriya Sertel, Muhsin Ertuğrul, Aziz Nesin, Orhan Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç ile aynı yayınlarda yer aldı.
Peyami Safa, keskin kalemiyle birçok isimle kalem kavgasına girdi, edebi ve siyasi polemikler yaşadı. Gazeteciliğe çok erken yaşta başlayan yazar, 43 yıl boyunca köşe yazarlığı yaptı.
Oğlunun ölümüyle sarsıldı
Kalem kavgaları, fikri çatışmalar ve hastalıklarla ömrünü sürdüren Safa, Erzincan'da yedek subay olarak görev yapan oğlu Merve'yi 27 Şubat 1961'de kaybetmesiyle derinden sarsıldı. Çiftehavuzlar'da bir dostunun evindeyken tansiyonu yükselerek beyin kanaması geçiren usta yazar, 15 Haziran 1961'de hayata veda etti. Gazeteciler Cemiyeti, yazarın ölümünün ardından bir bildiri yayımlayarak tüm gazetecileri cenaze törenine davet etti.
Peyami Safa'nın naaşı 17 Haziran 1961'de Şişli Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Edirnekapı Şehitliği'nde eşinin ve oğlunun yanında toprağa verildi. AA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.