logo
14 OCAK 2026

Paranın kaynağı yanlış olunca…

06.08.2019 00:00:00

Kapitalizmde paranın kaynağı da yanlış, piyasaya sürülüş yöntemi de yanlış, piyasada dolanımı da yanlış, yanlış, yanlış… Bu kadar yanlışı topladığınızda elbette ki bir doğru etmesi mümkün değil…

Para, normal şartlar altında devletlerin elinde ekonomiyi yönetmek için bir denge unsuru olması gerekirken, maalesef sermaye sahiplerinin elinde devletleri, şirketleri ve bireyleri borç batağına sokarak köleleştiren bir boyunduruk haline dönüşmüştür.

Hatırlarsanız, geçtiğimiz ay Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), yayınladığı bir raporla toplam küresel borç miktarını açıklamıştı. Buna göre, bu yılın ilk çeyreğinde küresel borç miktarı 3 trilyon dolar artarak 246 trilyon dolara yükselmişti.

Bu devasa borcun borçluları içinde devletler var, şirketler var, bireyler var; peki, haklı olarak şu soruyu bir kez daha soralım, alacaklılar kim? 

Biraz araştırdığınızda, bu alacaklıların, ABD'yi kuran, Büyük İsrail Devleti projesinin sahibi, dünyadaki birçok merkez bankasını ele geçirmiş olan küresel birkaç aile olduğunu göreceksiniz.

Paranın kontrolü devletlerde değil, devletler borçlu… Malum, dünyanın en borçlu ülkesi de 22 trilyon dolarlık kamu borcuyla ABD…

Paranın piyasaya sürülüş yöntemi yanlış, maliyetli yani faizli bir şekilde sürülüyor, şirketler borçlu… Paranın, piyasada dolanımı yanlış, bireyler paraya rahatlıkla ulaşamıyor, onlar da borçlu, borç batağında… 

Bu durum, hala Kapitalizmde ısrar eden tüm ülkeler için geçerli… Fakat ülkemiz ve topraklarımız üzerinde birçok kirli küresel hesap olduğu için en fazla etkilenen ülke Türkiye… Dünyada en kırılgan 5 ülke içinde, en kırılgan ülkeyiz. Bu ne demek? Ekonomik olarak dünyada yaşanan olumsuz gelişmelere yönelik hiçbir koruma kalkanımız yok demek… Dışarıda yaşanan en küçük bir gelişme, o olumsuzluğun yaşandığı ülkeden daha çok bizi etkiliyor demek…

Türkiye, kapitalizm zincirinin en zayıf halkası olarak bugün hem borç batağındadır, hem de bu borcu dahi çevirebilecek bir imkana da sahip değildir. Hem borçlu olup, hem de bu borcu çevirememenin ne olduğunu az buçuk ticaretle uğraşanlar çok iyi bilir.

Toplamda 1 trilyon doları aşkın bir borcumuz var.

Topladığımız vergiler bu borçların faizlerini dahi karşılayamayacak durumda…

Siyasilerimiz yıllardır, "sürdürülebilir borçlanma" yöntemini kullandıklarını ifade ediyorlar ama görünen o ki artık bu yöntemi sürdürebilmek mümkün değil…

Küresel borç döngüsünde görevli olan, küresel fonları yönlendiren bir takım küresel araştırma kuruluşları var. Bunlara kredi derecelendirme kuruluşları deniyor.

Bunların başlıcaları: Standart&Poors (S&P), Moody's ve Fitch Rating…

Bunlar devletlerin resmi verilerine bakarak değil, bizzat kendi çalışmalarıyla notlar belirlerler ve o ülkenin piyasası yatırım için cazipse tavsiye ederler, değilse not üstüne not düşürürler ve "yatırım yapılamaz" derler. Fonlar da bunların bu görüşlerini dikkate alırlar.

Bu kuruluşların Türkiye için son notları şöyle:

S&P: B+, durağan, yatırım yapılabilir seviyenin 3 kademe altında…

Moody's: B1, negatif, yatırım yapılabilir seviyenin 3 kademe altında…

Fitch: BB-, negatif, yatırım yapılabilir seviyenin 2 kademe altında…

Bu notlardan dolayı Türkiye, politika faizi yüzde 24'ler seviyesinde olmasına rağmen para çekemiyordu, şimdi yüzde 19,75 düşürdü; sizce çekme ihtimali var mı?

Bu kuruluşlar sadece devletin notunu "yatırım yapılamaz" seviyesinde tutmuyor; en büyük bankalarımızın ve şirketlerimizin de notları negatif, yani yatırım yapılamaz seviyesinde… Türkiye, devletiyle, bankalarıyla, şirketleriyle bir süredir borç da olsa para akışı sağlayamıyordu, şimdi bu daha da zora girecek. 

Bunun anlamı şudur: Para girişi sağlanmazsa, mevcut ekonomik anlayışımızla üretim için de tüketim için de para bulunamaz. Para bulunamazsa, para dönmez. Para dönmezse batık krediler artar. Çünkü sistemin döngüsü tıkanmıştır.

Şu an ekonomi yönetimi, var olan bütün birikimleri, MB'nin kaynaklarını, hatta kefen parasını, emeklilik fonlarını bu batık krediler, ödenemeyen borçlar için kullanıyor. Peki, bu birikimler bitince ne olacak?

Kamu bankalarının, en azından konut kredilerinde faiz indirimine gitmesinin bir bedeli olacak, onu da çok yakın zamanda bankaların bilançolarında göreceğiz.

Enflasyonu doğal yollarla değil de, baskılama yöntemiyle düşürmeye çalışmanın şirketleri iflasa, konkordatoya sürüklediğini gördüğümüz gibi… Başından sonuna yanlış olan finansal sistemimiz iyice kilitlenmiş durumda…

Tek bir çıkış kapımız var, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ve bu Modelin bir projesi olan Milli Para… Ama görmemekte inatla ısrar ediyoruz.

Çin ve Rusya başta olmak üzere BRICS devletleri Sayın Baş'ın bu eşsiz projelerinden doya doya istifade edip, dünyada dengenin merkezi haline gelmişken, bizler meteliğe kurşun atar vaziyetteyiz.

Prof. Dr. Baş'ın Modelinde ifade ettiği gibi, emek ve üretim karşılığı ve de sahip olduğumuz yer altı kaynakları karşılığı Milli Para'mızı basıp, sıfır faizle üreticiye, sosyal devlet projeleriyle de bireylere vermek, ekonomiyi bu şekilde dengeli bir şekilde canlandırmak varken, inadımızla batmaya devam ediyoruz. 

Ayıkmak dileğiyle diyoruz ama zaman kaybetmeye devam ediyoruz.

Unutmayalım ki kaybettiğimiz her günün çok daha acı bir faturası olacak.

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Murat Çabas / diğer yazıları
Yargı yine şaşırtmadı
Avukat Rezan Epözdemir tahliye edildi
Kadın hakimi vurmuştu
O savcı tutuklandı
Atlantik’te 10 ton kokain ele geçirildi
Gemi Türkiye'ye de gelmiş
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine operasyon
18 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı
Trump kendini aştı!
"Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı"
Kadıköy'de bir apartmanda çıkan yangın korkuttu
1'i ağır 8 kişi yaralandı
Grönlandlı Bakan Nathanielsen:
"Amerikalı olmaya hiç niyetimiz yok"
Trump, İran'a tehditler yağdırdı
"Göstericiler asılmaya başlarsa çok sert önlemler alırız"
Oktay Kaynarca adli kontrolle serbest
Uyuşturucu operasyonunda iki tutuklama
Görüşmeler bir işe yaramadı
İsrail yine Suriye'ye saldırdı
Murat Çalık ameliyattan çıktı
Durumu ciddiyetini koruyor
'Emekliyi de Meclis'in itibarını da kurtaralım'
'Emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim'
İstanbul'da savcı hakime silahla ateş etti
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde korku dolu anlar
Kasım ayında devasa cari açık
Bir ayda yaklaşık 4 milyar dolar açık verildi
Bahçeli Grup Toplantısı'nda konuştu
'Trump'ın savunduğu küresel çeteleşmedir'
Yargı yine şaşırtmadı
Avukat Rezan Epözdemir tahliye edildi
Kadın hakimi vurmuştu
O savcı tutuklandı
Atlantik’te 10 ton kokain ele geçirildi
Gemi Türkiye'ye de gelmiş
Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraklerine operasyon
18 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı
Trump kendini aştı!
"Yetkim anayasa ya da mahkemelerle değil, kendi ahlakımla sınırlı"
Kadıköy'de bir apartmanda çıkan yangın korkuttu
1'i ağır 8 kişi yaralandı
Grönlandlı Bakan Nathanielsen:
"Amerikalı olmaya hiç niyetimiz yok"
Trump, İran'a tehditler yağdırdı
"Göstericiler asılmaya başlarsa çok sert önlemler alırız"
Oktay Kaynarca adli kontrolle serbest
Uyuşturucu operasyonunda iki tutuklama
Görüşmeler bir işe yaramadı
İsrail yine Suriye'ye saldırdı
Murat Çalık ameliyattan çıktı
Durumu ciddiyetini koruyor
'Emekliyi de Meclis'in itibarını da kurtaralım'
'Emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim'
İstanbul'da savcı hakime silahla ateş etti
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde korku dolu anlar
Kasım ayında devasa cari açık
Bir ayda yaklaşık 4 milyar dolar açık verildi
Bahçeli Grup Toplantısı'nda konuştu
'Trump'ın savunduğu küresel çeteleşmedir'
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.