logo
06 ŞUBAT 2026

Özgür Özel: Bizi buraya getiren seçmen değişmedi

Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Yerel Yönetim Çalıştayı’nda konuştu. Yakın zamanda CHP’li Belediyelerin Genel Koordinatörü olarak görevlendirilen Yılmaz Büyükerşen'den övgüyle bahseden Özel, yerel seçimlerde de "Türkiye İttifakı" ile başarıya ulaşacaklarını söyledi.

01.02.2024 11:23:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: Bizi buraya getiren seçmen değişmedi
Özgür Özel: Bizi buraya getiren seçmen değişmedi
 
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeniden aday gösterilmediği için kamuoyundan gelen tepkilerin ardından CHP'li Belediyelerin Genel Koordinatörü olarka görevlendrilen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile CHP Yerel Yönetim Çalıştayı'nda bir araya geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Yerel Yönetim Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada, "Türkiye İttifakı ya da şehirlerin kendi ittifakları sözü var, bir gerçek var, bu şehirleri bizlere kazandıranlar ve emanet edenler değişmedi. Bizi buraya getiren seçmen değişmedi. Geçen sefer oy veren seçmene 'İyi ki oy vermişim. Bunlar devam etsin' dedirtmek lazım ve bir bütün olarak bir Türkiye İttifakını örmek lazım bunun için. Türkiye İttifakı kimlerden oluşuyor sorusuna verilecek cevap siyasi partilerden oluşmuyor. Şehrini seven insanlardan oluşuyor. Dürüst insanlardan, iyi insanlardan cesur insanlardan oluşuyor. Şehrini seven ve şehrinin değerlerini korumak isteyen insanlardan oluşuyor. Başarıyı takdir edenlerden oluşuyor. Liyakate ödül verenlerden oluşuyor" ifadesini kullandı. Özel, "Bu seçimin stratejisi elbette şöyle olacak: Yaptığımızı doğru anlatacağız, övünmeyi bileceğiz. Umudu örgütleyeceğiz. Geçmişte örgütlediğimiz umudun nasıl başarıya dönüştüğünü anlatacağız" dedi.

"YENİ BİR GÖREV DAHA"

Genel Başkan Özgür Özel ile Genel Başkan Yardımcılarının katıldığı Yerel Yönetim Çalıştayında açılış konuşmasını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'li Belediyelerin Genel Koordinatörü Yılmaz Büyükerşen yaptı.

Büyükerşen, "Bu benim yeni görevim. Tam artık rahata erdik, gönlümüz ferah bir şekilde. Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanlığını yapabilecek arkadaşlar da yetişen arkadaşlar arasından seçtiğimiz adayı da sayın genel başkanımız ilan etmişti. Eskişehir'e geldiklerinde sayın genel başkan yardımcımızla beraber artık rahata ereceğim derken baktım ki yeni bir görev daha yüklediler" diyen Büyükerşen, "Benim şansım diye saydığım şu, hepinizin kullandığı sürdürülebilirlik var ya ben o bakımdan çok Allah'ın şanslı kullarından birisiyim. Çünkü kamuda yaptığım bütün görevlerde sürdürülebilirlik şansını bana verdi. Uzun oldu. Yani dönemlerimin biri bitmeden biri başladı. Biri bitmeden biri başladı, yılları buldu. Dolayısıyla projelerde birbirini takip etti. Yapmak istediğim şeyleri daha doğrusu yapmak istediğim şeyler hayallerimle ortak akıl süreçlerinde tespit ettiğimiz hedeflere ulaşabilecek projelerdi" dedi.

"HOCA, ESKİŞEHİR'DE HİÇ SİYASET YAPMIYOR"

Özgür Özel, "Tabii bu toplantının çok tarihi bir önemi var. Sizler ki yerel yönetimler alanında emek sarf eden, partimize emek veren, bulunduğunuz bölgelerde kamu görevini de yerine getiren kişiler olarak şüphesiz Türkiye'de başarılı bir yerel yönetim pratiği dediğimizde akla gelecek ilk isim sayın Yılmaz Büyükerşen. Hocamız 1999 yılında daha bugün Türkiye'de yeni yeni konuşulan kavramları siyasi partilerin işte ittifak, işbirliği ya da son zamanlarda kent uzlaşısı diye farklı farklı siyasi partilerin tarif ettiği bir şeyin kendisini doğrudan Eskişehir'de gerçekleştirebilmiş bir isim. Partinin gücünün çok az olduğu ve sosyal demokrasinin gücünün çok az olduğu bir kentte ilk önce kent uzlaşısının kendi üzerinde sağlandığı yerel işbirliğinin kendi üzerinde sağlandığı ve tüm siyasi görüşlerden insanların bir araya gelip görevlendirdiği bir isim olarak hem de belediye meclis çoğunluğu uzun süredir hep başına dert olmuş bir süreçte hocamız Eskişehir'de göreve geliyor. Hoca, Eskişehir'de sade siyaset yapmıyor, hatta hiç siyaset yapmıyor. Etrafındaki ekiple birlikte son derece bilime saygılı, ölçme değerlendirmeye dayanan beklentileri önce öğrenen, sonra önceliklendiren sonra sırasıyla karşılayan ve sonuçta yapılan bu iş ve işlemlere bir toplumsal rıza üreten, ardından da bunun karşılığını gören bir yol haritası çiziyor kendine. Ben hocamın kitaplarından, hayat hikayesinden edindiğim bütün meselenin kendisi bizim ilk istediğimizin aslında iyi belediyecilik uygulamalarıyla en sonda kendi kendine gerçekleştiği mesele. Yani takdir görmek, yeniden görevlendirilmek ve bu konuda kentin bu meseleyi sahiplenmesi. Bu kadar pratiğin sonunda hocam Eskişehir'de bir şeyi başardı. Eskişehir'i emin ellere bırakacak kadar içi rahat şekilde Eskişehir'deki jübilesini yaptı. Orada bu görevi teslim edebileceği, güvenerek bırakabileceği bir kadın siyasetçi vardı. Bu çok önemli bizim için çünkü birçok yerde istiyoruz kadınlar siyasete dahil olsunlar, yerel yönetimlerde olsunlar zaten olduklarında oransal olarak da daha başarılı oluyorlar, ölçülüyorlar. Ama böyle bir ismin hazırlanabilmiş olması son derece önemliydi. Bunun da kentte genel kabul görüyor olması önemli. Biz tabii Yılmaz hocanın bundan sonraki süreçte ne yapacağını düşündüğümüzde bir kenarda oturması, anılarını yazması yerine bir elinin Eskişehir'de olması bir elinin de Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, sosyal demokrat belediyelerin üzerinde olmasını düşünmüştük. Hocamız da bizi kırmadı. Şimdi siz bir ilke tanıklık ediyorsunuz ve bu tanıklığınız bundan sonra yapacağımız birçok toplantının ilki. Bugün yaptığımız bir çalıştay belki bir arama toplantısı gibi. 5 ana başlıkta 10 masada tartışılmış. Ben gelirken şöyle 4-5 tanesinin notlarına baktım, sadece orada böyle gözüme çarpan bir engelsiz kreş kelimesi bile bugün ne kadar doğru bir iş için bir araya geldiğimizi gösterdi" ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE İTTİFAKINI ÖRMEK LAZIM"

Özel, şunları kaydetti:

"Dikkatimi çeken çok şey oldu. Sabırsızlıkla sonuç bildirgesini bekliyorum. Onu hep birlikte değerlendireceğiz. Ama esas bu ilk toplantının belki seçime doğru birkaç tane daha değerlendirme toplantısı sizlerle birlikte yapabiliriz. Ama devam eden süreçte seçim sonrasındaki aklımızdaki büyük yol yürüyüşünün ilk toplantısı olduğunu, bu anlamda hocanın bu işe yapacağı genel koordinatörlüğün çok önemli olacağını, onun genel koordinatörlüğün altında koordinatörlerin doğru masalarla, buradaki masalarla geliştiriliyorsa geliştirerek bir yapı oluşturacağımızı, zaman zaman yüz yüze ama çoklukla uzaktan ve birbirimizle iletişim halinde sürekli birbirimizi gözetlediğimiz, gözettiğimiz, kolladığımız, takip ettiğimiz ve yönlendirdiğimiz çok etkileşimli bir sistemi mutlaka kurmak zorunda olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu seçimin stratejisi elbette şöyle olacak; Yaptığımızı doğru anlatacağız, övünmeyi bileceğiz. Umudu örgütleyeceğiz. Geçmişte örgütlediğimiz umudun nasıl başarıya dönüştüğünü anlatacağız, iyi örneklerde örneğin dayanışma belediyeciliğinde çok önemli başarılar elde ettik. Başarılar elde ettiniz. Dirençli kentler konusunda çok önemli hazırlıklarımız var. Başarılı uygulamalar var, eksikliklerimiz var. Bu konuları mutlaka çok doğru anlatacağız. Türkiye İttifakı ya da şehirlerin kendi ittifakları sözü var, bir gerçek var, bu şehirleri bizlere kazandıranlar ve emanet edenler değişmedi. Yani ittifak yaptığımız partilerde bazılarında yönetimler değişti, yöneticiler değişti. Bazılarında yöneticiler duruyor ama anlayışları değişti. Ama bir gerçek var. Bizi buraya getiren seçmen değişmedi, yeni seçmen var. Onun üçte ikisi 14 Mayıs'ta, 28 Mayıs'ta üçte ikisinden fazlası bizimle birlikte oy kullandılar. Aynı adayda birleştik, aynı adaylarda birleştik. Genç seçmenden yeni seçmenden yana bir sıkıntımız yok. O zaman ne yapmak gerekiyor? Geçen sefer oy veren seçmene 'İyi ki oy vermişim. Bunlar devam etsin' dedirtmek lazım ve bir bütün olarak bir Türkiye İttifakını örmek lazım bunun için. Türkiye İttifakı kimlerden oluşuyor, sorusuna veya Bursa ittifakı kimlerden oluşuyor sorusuna verilecek cevap siyasi partilerden oluşmuyor. Şehrini seven insanlardan oluşuyor. Dürüst insanlardan, iyi insanlardan cesur insanlardan oluşuyor. Şehrini seven ve şehrinin değerlerini korumak isteyen insanlardan oluşuyor. Başarıyı takdir edenlerden oluşuyor. Liyakate ödül verenlerden oluşuyor. Sonuçta şehrini kendini sevenlerden oluşuyor. Belki gelecek sefer bir başka siyasi partiye oy verebilir ama bu seçimde kararı işte israftan yana değil, yolsuzluktan yana değil, aksine bunu ortadan kaldıranlardan hizmeti bize sunanlardan yana oluyor demek lazım. Her bildiğimizi herkes biliyor diyor. Bir şey yok. Tekrarın gücünden yararlanmak gerekiyor. Usanmadan yılmadan tekrar etmek gerekiyor. Sayın hocama bir kez daha teşekkür ediyorum, iyi ki var iyi ki bizimle birlikte bundan sonraki 5 yıl esas Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye'ye yetki bize verilirse nasıl yapabiliyoruz, ne kadar organize ve ne kadar birlikteyiz? Bunu göstereceği 5 yıl olacak."

6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı

Teröristbaşı Öcalan'a umut hakkı tartışmalarını değerlendiren BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, "binlerce vatandaşın öldüğü ortamda kavga eden partiler Öcalan'a umut hakkı olduğunda bir araya geliyor" dedi

06.02.2026 00:37:00
Ahmet Turan Yiğit
6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı
6 Şubat depreminde bir araya gelemeyen partiler Öcalan için anlaştı! BTP Genel Sekreteri Mustafa Ergan sert çıktı
 
Teröristbaşı Öcalan'a umut hakkı tartışmalarını değerlendiren BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, "Bakın deprem oldu bu ülkede. Bunu genel başkanımız Hüsyin Baş da söylemişti. Bu ülkede deprem oldu. Onun yıldönümündeyiz. 6 Şubat. Deprem oldu partiler bir araya gelemedi. Kavga ettiler. Yerel yönetimlerle merkezi hükümet kavga etti. Ne yapacaktık? Herkes bir tane yardım konvoyunu alıp oraya yardıma gidecektik. Burada bile kavga ettik. Ama depremde kavga eden siyasi partiler Öcalan'a umut hakkında bir araya geliyor. Evet. Çok ilginç bir depremde, bu ülkenin binlerce vatandaşın öldüğü ortamda kavga eden partiler Öcalan'a umut hakkı olduğunda bir araya
geliyor. Bu çok önemli. Aynı komisyonda buluşabiliyorlar. Aynı komisyonda buluşup aynı kararın
altına imza atabiliyorlar" dedi.

Mustafa Hayri Ergan'ın konuşmasını izleyin:

Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor


 
Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.

05.02.2026 23:18:00
Haber Merkezi/aa
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
Siber dolandırıcılar gençleri böyle avlıyor
 

Hukukçular, dijital platformlardaki kolay para kazanma ilanlarına karşı gençleri uyarırken; suça konu olan banka hesapları ve GSM hatları nedeniyle gençlerin telafisi güç hukuki sorumluluklarla karşılaşabileceğine dikkati çekiyor.
Siber suç örgütleri genellikle 'hesabım blokeli, senin hesabını kısa süreliğine kullanabilir miyiz?' ya da 'yaptığım iş tamamen yasal, sadece vergi ödememek için senin hesabını aracı kılıyoruz' gibi yalanlarla güven telkin ediyor. Özellikle e-ticaret sitelerindeki ödeme engellerini aşma bahanesiyle aracı arayan veya 'burs vereceğiz' vaadiyle gençlerin kimlik ve banka bilgilerini ele geçiren şüpheliler, bu yöntemlerle masum kişileri suç zincirinin bir parçası haline getiriyor.

Siber suç dosyalarına göre, Türkiye'de ve dünyada en sık karşılaşılan yöntemlerin başında sahte SMS ve e-postalarla yapılan "kimlik avı" (phishing) ve kendini kamu görevlisi olarak tanıtarak gerçekleştirilen "sosyal mühendislik" faaliyetleri geliyor. Son dönemde yapay zeka destekli "Deepfake" teknolojisiyle ünlülerin taklit edildiği yatırım vaatleri, "video beğen, para kazan" şeklinde sunulan görev tuzakları ve sistemleri kilitleyen fidye yazılımları (Ransomware) ciddi tehdit oluşturuyor.

Ayrıca evden çalışma vaadiyle alınan kaporalar, müstehcen içerikli şantajlar, kripto para üzerinden kurulan "ponzi şemaları" ve "Google reklamları" üzerinden yönlendirilen sahte siteler de siber suç organizasyonlarının en yaygın yöntemleri olarak dikkati çekiyor. Uzmanlar, banka hesaplarını veya GSM hatlarını başkalarına kullandıran ve bu işlemin yasa dışı olduğunu fark eden vatandaşların vakit kaybetmeden adli süreç başlatmaları konusunda uyarıyor.

Kentsel dönüşümde merak edilenler

Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?

05.02.2026 15:48:00
Eyüp Kabil
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Kentsel dönüşümde merak edilenler
 
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.

Karar alma süreci hızlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.

Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.

"Yık ya da sat" uygulaması

Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.

Kira yardımı rakamları güncellendi

2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi.  Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.

Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.

Afet odaklı dönüşüm vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.

Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.

Vatandaşlar ne yapmalı?

Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.

Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.

Lisede akran vahşeti

Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde bir lisede çıkan kavgada darbedilen ve omuriliği ile çenesinde kırık tespit edilen 11. sınıf öğrencisinin tedavisi hastanede sürüyor

05.02.2026 15:07:00
AA
Lisede akran vahşeti
Lisede akran vahşeti
 
İddiaya göre, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine Bölümü 11. sınıfta eğitim gören K.N. Altınkama ile sınıf arkadaşı Y.Z. arasında 3 Şubat'ta beden eğitimi dersinde birbirine top atma meselesi nedeniyle tartışma çıktı.

Y.Z, daha sonra öğle yemeği arasında Altınkama'yı konuşmak için okulun önüne çağırdı. Bu sırada Altınkama, Y.Z. ile A.L, O.G. ve E.İ.A. tarafından darbedildi. Ensesi ve çenesine darbe alan çocuk, bölgedeki polis ekiplerinin kavgaya müdahale etmesiyle kurtarıldı.

İhbar üzerine liseye gelen sağlık ekibi, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altınkama'yı ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.

Burada tedavi altına alınan öğrenci, omuriliğindeki kırık nedeniyle ameliyat edildi. Çenesinde bulunan iki kırık için platin takılan ve iki ay sıvı gıdayla beslenecek Altınkama'nın hastanedeki tedavisine devam ediliyor.

Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi ekipleri, 18 yaşından küçük Y.Z, A.L, O.G. ve E.İ.A'yı yakaladı. Gözaltına alınan 4 öğrenci, çıkarıldıkları hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İki çocuk babası Cahit Altınkama, AA muhabirine, kavgaya polislerin zamanında müdahalesiyle oğlunun ölümden döndüğünü söyledi.

Oğlunun öldüresiye darbedildiğini belirten Altınkama, "Çok üzgünüm. Bu çocuklar daha önce de vukuatlıymış. Oğlum şu anda burada kaç gün kalacak, onu da bilmiyorum." diye konuştu.

Altınkama, şöyle devam etti:

"Bu hınç, kin, öldüresiye dövmek nedir? Bir suçu da yok. Beden dersinde birbirlerine top atmışlar. Aynı okulun öğrencilerinden, aynı mahallede oturuyorlarmış. Onlar (diğer 3 öğrenci) bir üst sınıfmış. O (Y.Z.) ve 3'ü çocuğumu darbetmişler. 'Ölümden döndük' diyebilirim."

"Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın"

Kavga esnasında okul önünden geçen devriye polislerinin olaya müdahale ettiğini anlatan Altınkama, şunları kaydetti:

"Eğer müdahale etmeseler daha da vurmaya devam edeceklermiş. Polisler zor almışlar. Bu kadar kini, hıncı benim aklım almıyor. Biz de genç olduk, biz de okuduk. Biz hiç böyle bir dönem görmedik. Ben buna bir önlem alınmasını istiyorum, nasıl olur bilmiyorum. Devlet büyüklerimizden rica ediyorum. Başkalarının çocuklarının canı da yanmasın."

Oğlunun omuriliğindeki kırığın ameliyat edildiğini, çenesinde de kırıklar bulunduğunu dile getiren Altınkama, şunları kaydetti:

"Şu anda 2 ay sıvıyla beslenecek. Böyle bir olayla karşılaştığımız için çok üzgünüm. Oğlumun ameliyattan önce bilinci açıktı, konuştum. Bana, 'Baba beni çektiler. Gel seninle bir konuşalım dediler' dedi. Tek kişi çağırıyor. Orada 3 kişi daha bekliyormuş. 'Vallahi ben fark etmedim onları. Arkamdan ellerine taktıkları muştayla enseme, omuriliğime vurdu. Ben ondan sonrasını hatırlamıyorum. Gözümü açtığımda ambulanstayım.' dedi."

Cahit Altınkama, oğlunu darbedenlerden şikayetçi olduklarını belirterek, "Bu olayın peşini bırakmayacağım. Adli süreç devam edecek." ifadelerini kullandı.

Bu acıya yürek dayanmaz

Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı

05.02.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
Bu acıya yürek dayanmaz
Bu acıya yürek dayanmaz
 
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"

Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.

Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi

Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.

Sürücü gözaltında

Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. MSB kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi

 

05.02.2026 12:30:00
Anadolu Ajansı
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'
MSB: 'Şam-SDG mutabakatından memnunuz'
 

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Aktürk, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlara, silah ve mesai arkadaşları ile 3 Şubat'ta Hakkari'de rahatsızlanarak şehit olan Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Talat Okur'a Allah'tan rahmet diledi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınır ve ötesinde kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Aktürk, "Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmaları sürdürülmüştür. Münbiç'te imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ile kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğinin altını çizdi.

Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, şunlar söyledi:

"Hudutlarımızda hafta boyunca, 16'sı terör örgütü mensubu olmak üzere, 125 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644 olmuş, hafta içerisinde engellenen 1486 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 5 bin 890'a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde, Hakkari ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 77 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

Bölgesel ve küresel barışa katkılar

Aktürk, ikili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol oynamaya devam ettiğini belirtti.

NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya'da icra edilecek, NATO'nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026'ya, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacağını aktaran Aktürk, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, tatbikata iştirak etmek ve müteakiben 13 ülkede çeşitli faaliyetlere katılmak üzere 20 Ocak'ta Foça'dan intikale başlayan ve 30-31 Ocak'ta Rota/İspanya'ya liman ziyareti yapan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz halihazırda Atlas Okyanusu'nda Almanya'ya seyrine devam etmektedir. Tatbikata katılacak kara unsurlarımızın bir kısmı ile diğer araç ve personelimizin deniz yoluyla intikali 26 Ocak'ta Tekirdağ Limanı'ndan başlamış olup, unsurlarımızın 7-8 Şubat'ta Emden/Almanya'ya ulaşması, Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat'ta Çorlu Havalimanı'nda yapılacak töreni müteakip A-400M askeri nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre (3 bin 480 deniz mili) mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti Avrupa'nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır."

"Beklentimiz, İsrail'in ateşkese uyması"

Aktürk, kalıcı ateşkesin tesis edilmesini ve Gazze'nin yeniden istikrara kavuşturulması beklenen bir dönemde İsrail'in 31 Ocak'ta Gazze'de gerçekleştirdiği ve çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınadıklarını ifade etti.

İsrail tarafından Lübnan'a yapılan saldırıların da istikrara ve kalıcı barışın sağlanmasına engel olduğuna işaret eden Aktürk, "Beklentimiz, İsrail'in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilen Barış Planı'na riayet etmesi, ateşkese uyması ve insani yardımların Gazze'ye ulaştırılmasına izin vermesidir." dedi.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, operasyon ile görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak, yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirtti.

Bu kapsamda, Kars'ta icra edilen ve Kış-2026 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'nün 13 Şubat'ta yapılacağını dile getiren Aktürk, şunları kaydetti:

"26 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Dynamic Front Atış Destek Koordinasyon Tatbikatı'na katılım sağlanmaktadır. Söz konusu tatbikatın Romanya'da devam eden Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası bugün tamamlanacak, Fiili Atışlı/Atışsız Arazi Safhası ise 6-9 Şubat tarihleri arasında Almanya, Romanya, Polonya ve İspanya'da eş zamanlı olarak icra edilecektir. Suudi Arabistan'daki Zafer Mızrakları Tatbikatı bugün, Almanya'da düzenlenen Dynamic Mirage-2026 Tatbikatı 13 Şubat'ta, Katar'da gerçekleştirilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta tamamlanacaktır. 2-6 Şubat tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Arama Kurtarma Tatbikatı (I)-2026'nın Seçkin Gözlemci Günü yarın icra edilecektir. Türk ve Pakistan deniz kuvvetleri arasında müşterek çalışabilirliği sağlamak ve askeri alandaki iş birliğini geliştirmek maksadıyla Turgutreis-13 Tatbikatı, 10 Şubat'ta Doğu Akdeniz'de gerçekleştirilecektir. Tatbikata katılacak Pakistan Deniz Kuvvetleri unsuru Khaibar tarafından ayrıca 9-10 Şubat'ta Aksaz'a liman ziyareti icra edilecektir. 21 Ocak'ta başlayan ve komuta ettiğimiz NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1'inci Odak Harekatı Doğu Akdeniz'de devam etmektedir."

Aktürk, ayrıca, Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığında lojistik destek sağlamak ve Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştirecek Çağrı Bey Sondaj Gemisine destek vermek amacıyla 30 Ocak-25 Şubat tarihleri arasında Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi'nde görev icra edecek TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra'dan oluşan deniz unsurlarının, 6-7 Şubat'ta Cibuti'ye liman ziyareti yapacağını, 11 Şubat'ta ise Somali'ye ulaşacağı bildirdi.

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, savunma sanayisinin her alanında yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik, teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ile kabiliyetlerinin daha da arttırıldığını söyledi.

Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) Keşif aracı muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak ilk defa envantere alındığını belirten Aktürk, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında Bakanlığa bağlı ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen muhtelif miktarda güdüm kitinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini aktardı.

Antalya'da düzenlenen "5'inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı"nda Askeri Deniz Platformları Ürün Grubu 2025 Yılı İhracatında birinci, toplam savunma ihracatında 7'nci olan Bakanlığa bağlı ASFAT'ı kutlayan Aktürk, şunları kaydetti:

"Hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından, Mısır ile savunma sanayii alanındaki somut ve stratejik adımlarımızın bir yansıması olarak Mısır Savunma Bakanlığı ile imzalanan sözleşme kapsamında Mısır'da 155 milimetre Uzun Menzilli Topçu Mühimmat Fabrikası ile Fişek Üretim Tesislerinin kurulmasına yönelik sözleşme imzalanmış, Kurulumu yapılacak üretim tesislerinin yönetimi ve Mısır ile bölge coğrafyasında ihracat potansiyelinin artırılması maksadıyla MKE ile Mısır makamları arasında ortak şirket kurulmasına yönelik anlaşmaya varılmıştır. Yine Mısır'a MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ihracatı gerçekleştiren şirketimiz, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenecek Dünya Savunma Fuarı'na katılacaktır. Ayrıca, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, ASELSAN tarafından üretilen ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi ve Arayıcı Başlık Radarları ile Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası envantere alınmıştır."

Somali'deki Hava Unsur Komutanlığının faaliyetlerine ilişkin yapılan açıklamada, "Somali'de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığı, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali'nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali'deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali'nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır." ifadeleri kullanıldı.

"Suriye hükümeti ile SDG arasındaki anlaşmayı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, 30 Ocak'ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasının memnuniyetle karşılandığını bildirdi.

Suriye'deki son duruma ilişkin gazetecilerin soruları üzerine ise şu açıklama yapıldı:

"30 Ocak'ta Suriye Hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Süreci sahada yakından takip ediyoruz. Entegrasyonun, Suriye'nin üniter yapısını ve 'tek devlet, tek ordu' ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz."

"İyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz"

Yunan politikacıların Ege Denizi'nde kara sularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda Türkiye'nin tutumunun net olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Türkiye olarak Ege'de, adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan'ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir."

Açıklamada, Türkiye ile Mısır arasındaki askeri çerçeve anlaşmasına ilişkin, "Söz konusu anlaşmayla belirlenen askeri işbirliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma işbirliğinin geliştirilmesi hedeflenmektedir." bilgisi aktarıldı.

Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı

Siyasetçi Emin Şirin, "bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi" dedi 

05.02.2026 00:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
 
Siyasetçi Emin Şirin, "Sayın Özgür Özel ve bugünkü CHP bu sürecin tam bir parçası ve katiyen bu rolün dışına çıkma temayülü içinde değil. Bizler şu görüşü savunduk. dedik ki, "Bugünkü meclisin hukuken bu konuları tartışma hakkı olsa da siyaseten bu hakkı yoktur. Zira bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi. Şimdi bu çerçevede bir seçim yenilenmeden ve bu seçim yenilendikten sonra birçok yeni partiler yeni güçleriyle bu mecliste yer almadan bu konuların tartışılmaması lazım. Çünkü bu Türkiye'nin önümüzdeki 50 senesini etkileyebilecek seviyedeki çok büyük tartışmalar, çok büyük konular. Onun için CHP'nin ne yapması lazımdı? Erken seçimi zorlaması lazımdı" şeklinde konuştu.

Siyasetçi Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı

05.02.2026 00:12:00
Haber Merkezi
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
 
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.

Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı

Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor

05.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
 
Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor.
Gazeteci Can Uğur, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında verilen Danıştay kararının oy birliğiyle alınmasını ve doğurabileceği hukuki sonuçları değerlendirdi.
Can Uğur, "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hukuk müşaviri yani Melih Gökçek sonrası Ankara Belediyesi'in hukuk müşaviri yetkilileri tarafından dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olması sebebiyle Melih Gökçek'le ilgili şöyle bir iddia vardı. Dava şuydu. Dönemin belediye başkanı Melih Gökçek işte belediye başkanı sıfatıyla vermiş olduğu ihaleler ve onunla ilgili imar ihaleleri üzerinden çok ciddi bir rant sağladı ve bu rantla birlikte kamu kaynaklarını kullandı ve kamuyu zarara uğrattı. Bununla birlikte bu kaynakların da FETÖ terör örgütü üyeleri tarafından kullanıldığı onlarla birlikte bu kaynakların rant ilişkisi ve rant ağı çerçevesinde zarara uğratıldığı yönünde bir davası vardı. Şimdi bununla ilgili olarak karar verildi" dedi.

Gazeteci Can Uğur'un konuşmasını izleyin:

Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu

Balıkesir'de içme ve kullanma suyu temininde büyük öneme sahip olan Gönen-Yenice ve İkizcetepeler barajlarındaki su doluluk oranları, etkili olan kar ve sağanak yağışlarla birlikte artış göstermeye devam ediyor

04.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 04.02.2026 17:55:32
İHA
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
 
Bölgede yaşanan yoğun yağışlar sonrası yapılan ölçümlerde, Gönen Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90,22, İkizcetepeler Barajı'nda ise yüzde 16,77 olarak kaydedildi. Özellikle Balıkesir il merkezini besleyen barajlardaki artış, su kaynakları açısından umut verici olarak değerlendirildi.

Etkili sağanak yağışların ardından Gönen-Yenice Barajı'nın doluluk oranı kısa sürede yüzde 100 seviyesine ulaştı. Baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel risklerin önüne geçilmesi amacıyla kontrollü su salımı gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz aylarda yaşanan kuraklık nedeniyle su seviyesi yüzde 7'lere kadar gerileyen İkizcetepeler Barajı'nda ise son yağışlarla birlikte belirgin bir yükseliş yaşandı. Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) tarafından paylaşılan verilere göre, Devlet Su İşleri (DSİ) ölçümleri sonucunda barajdaki doluluk oranı kritik seviyelerin üzerine çıkarak yüzde 16,77 seviyesine ulaştı.



Yetkililer, Balıkesir il merkezinde etkili olan sağanak yağışlar ile birlikte kırsal mahallelerde görülen yoğun kar yağışlarının barajlardaki su seviyesinin yükselmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Zaman zaman il merkezinde su kesintilerine kadar varan sürecin, artan yağışlarla birlikte geçici de olsa rahatlama sağladığı belirtilirken, önümüzdeki bahar aylarında beklenen yağışlarla su doluluk oranlarının daha da artması öngörülüyor.

Gönen Barajı'ndaki yükselen su seviyesi, bölgedeki tarım kesimini de sevindirdi. Özellikle çeltik üreticileri, yaz sezonu öncesinde barajın doluluk oranının artmasını olumlu karşıladı. Yağışların, ekim döneminde yaşanabilecek su sıkıntılarını bir nebze olsun azaltacağı ifade edildi.



Yetkililerden alınan bilgilere göre, Gönen Baraj Gölü ile birlikte Kumköy Regülatörü'ne gelen su da kontrollü şekilde tahliye ediliyor. Ilıcaoba altı Gönen Barajı regülatöründe bulunan 6 kapaktan 5'inin açıldığı, suyun kontrollü olarak bırakıldığı bildirildi.

Öte yandan, artan su seviyesi nedeniyle Gönen Çayı taştı. Gönen merkezde çay çevresinde bulunan bazı bahçeler sular altında kalırken, taşkın riski bulunan dere yatakları ve alçak kesimler için belediye ve ilgili kurumlar tarafından uyarılar yapıldı.

Yetkililer, özellikle kırsal alanlarda ve dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurgularken, su baskını ve taşkın riskine karşı gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Kontrollü su salımının, baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel büyük taşkınların önlenmesi amacıyla sürdürüleceği belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.