logo
09 ŞUBAT 2026

'Önce sazın akordunu yapmamız lazım'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Diyelim ki Cumhurbaşkanı adayını belirledik. A kişisi Cumhurbaşkanı adayı oldu. Daha hükümet programı üzerinde anlaşmamışız. Bir parti genel başkanı açıklama yapacak, öbür parti genel başkanı başka bir açıklama yapacak, Cumhurbaşkanı adayı başka bir açıklama yapacak. Dönüp vatandaş veya Erdoğan ne diyecek' 'Ya bunların her birisi ayrı telden çalıyor' diyecek. Önce sazın akordunu yapmamız lazım" dedi.

09.12.2022 01:49:00
'Önce sazın akordunu yapmamız lazım'
'Önce sazın akordunu yapmamız lazım'

Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'ndeki Karar TV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

TBMM'deki bütçe görüşmeleri sırasında çıkan kavgaya yönelik değerlendirmeleri sorulan Kılıçdaroğlu, "Böyle bir ortam 21'inci yüzyılın parlamentolarında olmamalı. Sadece Türkiye'de değil, dünyada da olmamalı. Ama bizde maalesef zaman zaman gerilimler, bu tür olaylar oluyor." dedi.

Olayın milletvekili dokunulmazlığını ilgilendirmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Çünkü suçüstü halidir. Dolayısıyla normalde cumhuriyet savcılığının harekete geçmesi lazım." diye konuştu.

Bu tür tartışmaların toplumu germemesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, yumruk atan milletvekilinin en azından AK Parti Grup Başkanlığınca kınanması ve İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs'ten özür dilenmesi gerektiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "Enflasyonun sebebi zincir marketlerin fiyat artırması mı'" sorusuna, "Yönetemiyorlar, mutlaka bir suçlu bulmaları lazım. Eskiden 'Bu CHP'nin yüzünden oldu' derlerdi. CHP'nin ticari alanı olmadığı için şimdi bir şey diyemiyorlar. Ama gerçekten de acziyetin sonucu bu." yanıtını verdi.

Bu tür durumlarda devletin kurumlarının denetimler yapması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Eğer üç ayrı kurum, '3 harfli firma' dediğimiz bu firmalar gerçekten rekabeti bozucu ve fiyatları yükselterek kendi aralarında bir işbirliği yapmışlarsa Rekabet Kurumu var. Rekabet Kurumu der ki 'Bir dakika, ben baktım, siz kendi aranızda anlaştınız, fiyatları yükselttiniz. Dolayısıyla oluşturduğunuz birliktelik piyasaya zarar veriyor, tüketiciye zarar veriyor. Siz olağanüstü kar elde ediyorsunuz. O zaman ben size ceza veriyorum.' Buna hiç kimse itiraz etmez."

- "Biz kadının kılık kıyafetinin siyasetin konusu olmasını asla doğru bulmuyoruz"

Kılıçdaroğlu, "Siz bir kanun teklifi verdiniz. 'Başörtüsünü siyasetin gündeminden çıkartayım' derken bir anda başörtüsü tam siyasetin gündemine oturdu. Neler söylemek istersiniz'" sorusunu, "Yine istismar etmek istiyor. 'Sen nasıl başörtülülerin kılık kıyafetiyle uğraşmıyorsun' Yine eskiden olduğu gibi CHP olarak itiraz et' demek istiyor. Biz o tuzağa düşmeyeceğiz. Niye itiraz edelim ki' Bizim öyle bir derdimiz yok." şeklinde cevapladı.

"Diyelim ki 3 madde geldi, başörtüsü de var. CHP bu durumda ne yapacak'" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Önce metni görmemiz lazım. Bizim yasal önergemize ters düşmüyorsa bir şey yapmayız. Niye karşı çıkalım' Biz kadının kılık kıyafetinin siyasetin konusu olmasını asla doğru bulmuyoruz." dedi.

- "6 ay içinde topluma nefes aldıracağız"

Altılı masayla ilgili bir soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliğiyle mevcut sistemin değişmesini istediklerini ancak eskiye dönmek gibi bir niyetlerinin olmadığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, "Eski de zaten sorunluydu. Sorunsuz bir sistem istiyoruz. Güçlendirilmiş parlamenter sisteminin ilkelerini belirledik, oturup uzun uzun çalışıldı, sonra altı liderin bulunduğu ortamda güçlendirilmiş parlamenter sistemin esaslarını açıkladık." diye konuştu.

Ekonomide, istihdamda, büyümede ve devlet yönetiminde ne yapacaklarıyla ilgili bir hükümet programı hazırlamaları gerektiğini aktaran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bunun da çalışmalar yapılıyor. 8 veya 9 temel başlık altında 72 maddeden oluşan, her bir bölüm için neleri yapacağımızı hazırlıyoruz. Yani seçimden sonra oturduğumuzda hemen aynı gün neyi yapacağımızı bileceğiz. Bir zaman kaybı asla olmayacak. Çünkü Türkiye'nin zaman kaybı gibi bir lüksü yok artık. Her soruna süratle vakıf olmalıyız ve çözümünü bugünden oluşturmalıyız. Bunun için hazırlığımız büyük ölçüde tamamlandı. Yani şöyle diyebilirim, bir sonraki altılı masada bunun yüzde 90, 95'i bitebilir. Yüzde 50, 60 civarında bitmişti, yüzde 90, 95'i bitebilir."

Kılıçdaroğlu, "Altılı masa iktidar olduğu taktirde somut olarak neleri göreceğiz'" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Vardığımız değil ama bütün genel başkanların kamuoyuyla paylaştığı bir cümle var, '6 ay içinde topluma nefes aldıracağız.' Doğru yani 6 ay içinde 'En azından baskı yok, en azından biraz nefes aldık' denilecek. Ondan sonraki bir yıl içinde ekonomide toparlanma dönemi başlayacak. Bu demokratikleşmeyle beraber, yani bizim Anayasa değişikliğini yapmakla beraber toplumu rahatlatmakla beraber arkasından hem bizim işverenler hem yabancı işverenlerin Türkiye için gelip yatırım yapacaklarına inanıyoruz. Çünkü önlerini görmüş olacaklar. Enflasyonun nasıl ineceğini onlara bir şekliyle biz aktaracağız. Onlar da görecekler. Aldığımız ekonomik kararların ne kadar doğru olduğunu, akılcı olduğunu yine ifade edeceğiz. Hemen süratle orada zaten bir strateji ve planlama teşkilatı kuruyoruz. Teşkilatın nitelikli bürokratları olacak ve onlar çalışacaklar. Her aşamada topluma bilgi vereceğiz, toplumu bilgilendireceğiz. İsrafın önlenmesiyle ilgili düzenleme süratli bir şekilde hayata geçirilecek."

- "1,5-2 yıl içinde pek çok sorun çözülür"

Ekonomiyle ilgili çalışmanın, altılı masanın gelecek toplantıdan sonrakinde kesin biteceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, seçimin yaklaştığına dikkati çekti ve topluma ne vaat ettiklerini anlatmaları gerektiğini belirtti.

Türkiye'de ekonominin ne kadar sürede düzeleceğine ilişkin soruya Kılıçdaroğlu, "Şahsi kanaatimi ifade edeyim 1,5-2 yıl içinde pek çok sorun çözülür." yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, altılı masanın Cumhurbaşkanı adayının halen açıklanmamasının halkta "Demek ki anlaşamıyorlar, ülkeyi nasıl yönetecekler'" düşüncesini oluşturabileceğinin belirtilmesi üzerine, şöyle konuştu:

"Diyelim ki Cumhurbaşkanı adayını belirledik. A kişisi Cumhurbaşkanı adayı oldu. Daha hükümet programı üzerinde anlaşmamışız. Bir parti genel başkanı açıklama yapacak, öbür parti genel başkanı başka bir açıklama yapacak, Cumhurbaşkanı adayı başka bir açıklama yapacak. Dönüp vatandaş veya Erdoğan ne diyecek' 'Ya bunların her birisi ayrı telden çalıyor' diyecek. Önce sazın akordunu yapmamız lazım. Biz 'Anayasayı değiştireceğiz' derken vatandaşın bize sorması lazım, 'Ne yapacaksınız arkadaş'' Biz onu yapmaya çalışıyoruz. 'Geldiniz de ne yapacaksınız, ekonomiyi nasıl düzelteceksiniz'' Biz hükümet programı çıkaralım ki ben de aynı şeyi söylemeliyim, Meral Hanım da Temel Bey de Gültekin Bey de Sayın Babacan da Sayın Davutoğlu da aynı şeyi söylemeli. O zaman söylem birliğini oluşturmuş olacağız. Bunlar oluşmadan Cumhurbaşkanı adayını belirlemek asla ve asla doğru değil."

- "Tarafsız olması lazım"

"Cumhurbaşkanı adayı kim olursa olsun önemsiz, diyebilir miyiz'" sorusuna Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adayının elbette önemli olduğunu belirtti.

Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanının akil, önyargısız, toplumu kucaklayıcı olması ve söylemlerinin toplumun her kesimine hitap etmesi gerektiğini kaydederek, şöyle konuştu:

"Devletin nasıl işlediğini gözlemlemesi lazım. Aksaklıkları başbakana veya bakanlıklara duyurması lazım. Meclisin açılış konuşmasını bir cumhurbaşkanı havasıyla yapması lazım. Bilgeliğiyle, öngörüsüyle olması lazım. Devletin önemli kurumlarının yanında, üniversitelerle, sanat dünyasıyla da beraber olması lazım. Parti lideri olup olmamasına bir şey demiyorum. Tarafsız olması lazım."

"(Cumhurbaşkanı adayının altılı masadan biri olması lazım) diyor musunuz'" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Olabilir tabii, olabilir. Benim bir görüş beyan etmem altılı masaya ve diğer liderlere saygısızlık olur. Ben o saygıyı koruyan biriyim. Cumhurbaşkanı adayını belirleyecek olan altılı masadır. Altılı masa nasıl karar verirse, biz o karara saygı duyarız." dedi.

- Bahçeli'nin "Tercihim sınıf arkadaşımdır" açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, altılı masanın Cumhurbaşkanı adayına ilişkin bir soruyu yanıtlarken "Bana sorarlarsa tercihim sınıf arkadaşım olur" dediği anımsatılan Kılıçdaroğlu, "Gazeteciler sordu herhangi bir yorum yapmadım, bugün için de bir yorum yapmayı doğru bulmam. Sınıf arkadaşıyım zaten, aynı okulda okuduk, aynı dönemde mezun olduk. O dönem görüşmemiz olmadı, özel bir yakınlığımız olmadı. Derslerine devam eden, çok iyi çalışan bir öğrenciydim. Sınıfın çalışkan öğrencilerinden birisiydim, Devlet Bey de bunu görmüş olacak." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, kendisinin aday olmaması durumunda CHP'nin hayal kırıklığı yaşayıp yaşamayacağı sorusu üzerine, olayın bir adaydan çok sistem olayı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Seçimden sonra seçilecek cumhurbaşkanının altını masayı da götürmesi lazım. Evet yani bu da bir başka şey. Şimdi 6 lider bir aradayız. Türkiye'nin temel konularında kararlar alacağız ve bu kararları nasıl alacağız' Dolayısıyla biz bugün tartışıyoruz, ediyoruz, konuşuyoruz uygar bir biçimde, uygar insanları olarak. Yanlışımız varsa söylüyoruz, eksiğimiz varsa ifade ediyoruz. Her birimiz bir liderin söylemlerinden, en azından kendimize göre bir pay çıkarıyoruz. Dolayısıyla daha sağlıklı bir zeminde oturuyoruz, konuşuyoruz. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı adayını belirledikten sonra eğer liderlerle uyum gibi bir sorun çıkarsa o başka bir felakete yol açar. Hepimiz de bunun farkındayız."

- Jeremy Rifkin ile Almanya'da bulaşacak

"İkinci Yüzyıla Çağrı Programı"na eleştiriler geldiği belirtilerek, "Danışman iktisatçılar salona gelme lütfunda bile bulunmadılar. Amerika'dan online bağlantılarla katıldılar. Niye getirmediniz'" sorusunu Kılıçdaroğlu, şöyle yanıtladı:

"Milletimiz teknolojiyi de görsün. Bu bilinçli bir tercihti. Hocaların buraya gelmesi para. Gelmesi, burada en azından güzel bir otelde kalması, ağırlanması, tekrar gitmesi, uçak, hepsi birer masraf. Bu insanlar gönüllü katılıyorlar. Hazineden bize gelen bir kaynak var. Bunu da en verimli şekilde kullanacağız. Bunlar partinin elemanı değil ama onlar da Türkiye'nin büyümesini ve kalkınmasını istiyorlar. Teknolojinin bize sağladığı imkanın herkes farkına varmalı."

Başdanışmanı ekonomist Jeremy Rifkin ile Almanya'da bulaşacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu'na, "Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Biz yerli ve milli olmayan iktisatçılara, isimlere bel bağlamayız' dedi. Jeremy Rifkin'in yerli ve milli olmadığını söyledi." ifadesi hatırlatıldı.

Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, "Bilim farklı bir şeydir. Siz burada cam yaparsınız, süs eşyası yaparsınız, otomobil yaparsınız, eyvallah ama bilim farklı bir şeydir. Sevgili Peygamberimiz 'İlim Çin'de bile olsa gidin' diyor. Erdoğan bunu bilmiyor mu' Hayır, politik söylem. Niçin' Jeremy Rifkin, Merkel'e danışmanlık yaptı. Almanya'daki sanayiyi görüyor musunuz' Çin Devlet Başkanına başdanışmanlık yaptı. Şimdi de benim başdanışmanım. Bunun kıskanılacak bir şeyi yok." diye konuştu.

 

Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol

Ekrem İmamoğlu'nun koruması B.K. hakkında, "yolsuzluk" soruşturmasına ilişkin adli kontrol kararı verildi

 

09.02.2026 15:24:00
Anadolu Ajansı
Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol
Gözaltına alınan İmamoğlu'nun korumasına adli kontrol

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun koruması B.K. hakkında, "yolsuzluk" soruşturmasına ilişkin adli kontrol kararı verildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 7 Şubat'ta gözaltına alınan B.K'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüpheli, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılıkta ifade veren B.K, yurt dışı çıkış yasağı ve imza şeklindeki adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik, B.K. hakkında adli kontrol kararı verdi.

Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye

Meclis lokantasında stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel taciz skandalında tutuklu dört sanık tahliye edildi. Mahkeme “kaçma şüphesi yok” diyerek serbest bıraktı. Dava 15 Mayıs 2026 tarihine ertelenirken kamuoyu karara tepki gösterdi

09.02.2026 15:18:00
Haber Merkezi
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan personelin stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla ilgili dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bugün tutuklu dört sanığın tahliyesine karar verildi. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamalarıyla 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma, 15 Mayıs 2026'ya ertelendi.

Mağdurlar 18 yaşın altında

Olay, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan lise öğrencilerinin şikayetiyle ortaya çıktı. İlk şikayet, D.K. isimli öğrenci tarafından 4 Aralık 2025'te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne yapıldı.

Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Soruşturma kapsamında, benzer iddialarla dört mağdur öğrenci daha tespit edildi.

Sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Ramazan Çetin hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar, stajyerlerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuklara yönelik suçlamalarla yargılanıyor.

Adli kontrol şartı uygulandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin duruşmaya katıldı. Duruşmada, sanıkların ifadeleri alındı ve mağdurların beyanları değerlendirildi. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunmamasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Bu karar, adli kontrol şartıyla uygulandı.

Sanıklar pişman olduklarını söyledi

Duruşmada sanıklar pişmanlıklarını dile getirdi. Sanık İbrahim Beşlioğlu, mağdura mesaj attığını kabul ederek "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı. Diğer sanıklar da benzer şekilde tahliye talebinde bulundu. İddianamede, sanıkların sistematik taciz iddialarıyla suçlandığı belirtiliyor, ancak sanıklar suçlamaları kısmen reddetti.

Tutuklu sanık kalmadı

Mahkeme heyeti, ara kararında tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe olarak tutukluluk süresi ve kaçma riskinin olmaması gösterildi. Duruşma, delillerin incelenmesi ve tanık beyanlarının tamamlanması için 15 Mayıs 2026'ya ertelendi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Karar, sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Sosyal medya hesabı X platformunda paylaşılan gönderilerde, tahliye kararının mağdurların adalet beklentisini zedelediği yorumları yapıldı.

Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın sekizinci duruşması başladı

 

09.02.2026 12:09:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının sekizinci duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile avukatları katıldı.

Mahkeme heyetinin cuma günkü ara kararıyla tahliye edilen, görevinden uzaklaştırılan Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar da duruşmaya geldi.

Duruşmada, CHP'li yöneticiler, partililer ve sanıkların yakınları da hazır bulundu.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmayı, çok sayıda basın mensubu takip ediyor.

Duruşmada, Bilginay Temizlik firmasının eski proje müdürü tutuksuz sanık Savaş Çetinkaya'nın savunması alınıyor.

Bu arada duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 33 tutuklu sanığın savunması alınmıştı.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi talep ediliyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Hazırlanan iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 11:33:00
İhlas Haber Ajansı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı ve Iğdır'da tefecilik operasyonu: 19 gözaltı
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesi ve Iğdır'da tefecilere yönelik düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı.



Ağrı Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tefecilik suçuyla mücadele kapsamında çalışma yürütüldü.



Bu kapsamda Doğubayazıt ilçesinde 6 ikamet ve 3 iş yeri ile Iğdır'da 1 ikamet olmak üzere toplam 10 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonlarda 1 milyon lira nakit para ve 2 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Gözaltına alınan 19 şüpheli hakkında adli makamlarca tahkikat başlatıldı.

Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında Samsunspor ile karşılaşan Trabzonspor'un takım otobüsünü taşladıkları iddia edilen yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 00:25:00
AA
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında deplasmanda Samsunspor'u 3-0 yendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Spor Güvenliği Şubesi ekipleri, maç öncesi Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu'na gelen Trabzonspor takım otobüsünün taşlanmasıyla ilgili çalışma başlattı.

Takım otobüsünü taşladıkları iddiasıyla maçın ardından stat çıkışında yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı.

Şüpheliler, kimlik tespiti ve ifade işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

 
 
Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli, Viyana Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen uluslararası kongre ile 11. kez dünya gündeminde… İki gün sürecek kongrenin ilk gününde 7 ayrı oturumda tebliğ sunan 36 akademisyen, dünya ekonomisinde yaşanan daralma ve büyük krize karşı Milli Ekonomi Modeli'nin getirdiği çözüm ve önerileri masaya yatırdı.

07.02.2026 19:38:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:46:33
ÖNDER YILMAZ
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor
Viyana’da iktisat tarihi yeniden şekilleniyor

11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Avusturya'nın Başkenti Viyana'da gerçekleştiriliyor. Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan model için düzenlenen uluslararası kongreye Viyana Teknik Üniversitesi ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Birliği (UBEM) tarafından düzenlenen kongre Avusturya Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü, Malezya Taylor Üniversitesi ve Bosna - Hersek Zenica Üniversitesi katkılarıyla gerçekleştiriliyor.

MEM insan merkezli bir sistem

21 ülkeden 50'yi aşkın iktisatçı ve akademisyenin katıldığı kongre sinevizyon gösterisi ve UBEMB Başkanı Harun Kayacı'nın açış konuşmasıyla başladı.
Kayacı şunları söyledi: "Küresel sistem, sistemin içinde kalmak koşuluyla yapılan her türlü eleştiriye ve çözüme açıktır. Tek istenen günün sonunda mevcut geminin içinde bulunarak yerini almaktır. Tam da bu noktada Prof. Dr. Haydar Baş, küresel sistemin dışına çıkarak, tüm insanlığın barış ve esenlik içinde yaşayabileceği bir model, yeni bir gemi inşa etmiştir.
Sayın Baş'ın Sistemi (MEM) insan merkezli bir sistemdir. Sayın Baş'a göre insan, ekonominin temelini oluşturur. Onun için ekonomi ve devlet insana hizmet etmek için vardır. Sayın Baş'a göre ekonomik başarının kriteri, insanın onurlu yaşamına sağladığı katkı oranındadır. Haydar Baş'ın sisteminin matematiği, insanın/bireyin ekonomik bağımsızlığı üzerine
inşa edilmiştir. Sayın Baş'ın sosyal devlet tanımı, vatandaşından topladığı vergilerden daha fazlasını hizmet olarak verebilendir.
MEM; kaynaklara, devlete, paraya, makro ve mikro ekonomiye getirdiği özgün yaklaşımlarıyla, gelir dağılımında adaleti sağlayacak, tam istihdamı gerçekleştirecek, milli paraları devreye koyarak borçlanmadan sürekli büyümeyi ve bireyin ekonomik bağımsızlığını sağlayacak sistemdir."

Milli Ekonomi Modelinin sosyal devlet projelerinden biri olan "vatandaşlık maaşı" Avrupa'da "basic income" veya "temel gelir" başlığı altında uygulama alanı bulmuştur.
Bugün burada XI. Uluslararası MEM kongresinde "Sürdürülebilir Büyüme ve Ekonomik İstikrar için Milli Ekonomi Modeli" başlığı altında, insanın/bireyin ekonomik özgürlüğüne, onurlu yaşamına katkıda bulunmak için çözümler üretilecektir.



Sıradaki kongre için Özbekistan daveti

Azerbaycan Devlet Üniversitesi'nde Ruşen Guliyev ve Buhara Devlet Üniversitesi'nden Prof. Juraev Abror Turobovich da kongrenin açılış konuşmasını yapan isimlerden oldu.
Milli Ekonomi Modeli'nin Türk dünyasının ekonomik bağımsızlığı açısından önemli bir model olduğunu belirten Abror Turobovich bir sonraki kongrenin Özbekistan Buhara Devlet Üniversitesinde yapılmasını önerdi.
Turobovich Milli Ekonomi Modeli'nin geleceği savunmak anlamına geldiğini de ifade etti.

Konoflacher: Prof. Dr. Haydar Baş'ın modeli gelirin daha adil dağıtılmasını sağlıyor

Kongreye ev sahipliği yapan Viyana Teknik Üniversitesi ve Viyana Bilim Kulübü adına da Prof. Hermann Knoflacher de açılışta konuşan akademisyenler arasındaydı.
Dünyanın içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza ilişkin değerlendirmeler yapan Knoflacher, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin gelirin daha adil dağıldığı bir ekonomi modeli geliştirdiğini ifade ederek bu modelin aranan çözümleri içerdiğini belirtti.

"İnsanlığa huzuru getirecek model"

Kongre açılışında konuşan Birleşik Arap Emirlikleri Al Ain Üniversitesi'nden Prof. Mosab Tabash ve Portekiz Évora Üniversitesi'nden Prof. Soumodip Sarkar da ekonomi analizi yaptı.
Prof. Tabash Milli Ekonomi Modeli'nin milli para projesinin ülkelere bağımsızlık yolunu açtığını ifade ederek, " Neden bu model ihtiyaç var. 2026 yılındaki durum 2015'e benzemiyor. Geleceğe daha umutlu bakmak için bir model ihtiyacı var. O nedenle de adalete dayalı, insanlığa huzuru getirecek bir ekonomi modeli arıyoruz ve bu model Milli Ekonomi Modeli'dir" dedi.

Teknolojiyle birlikte ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor

Soumodip Sarkar ise "Milli Ekonomi Modeli heyecan verici. Teknolojiyle birlikte, yapay zeka ile birlikte kaynaklar sınırsız hale geliyor. Ben Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaynaklar sınırsızdır diyen modelinden çok şey öğreniyorum" dedi. ABD Boston Üniversitesinden Prof. Dr. Veysel Ulusoy da kongreye video konferans yoluyla mesaj gönderdi.

İlk gün 7 oturumda 36 akademisyen tebliğ sundu

11. MEM kongresinin ilk gününde 2 ayrı salonda eş zamanlı olarak 7 ayrı oturum düzenlendi.
Bu oturumlarda toplam 36 akademisyen ve iktisatçı tebliğ sundu.
Yarın da devam edecek olan kongrenin kapanış konuşmasını BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş yapacak.
Kongreyi Türkiye'den giden çok sayıda basın mensubu gazeteci ve iktisatçı da takip ediyor.
11. MEM kongresi akademisyenlere verilecek katılımcı belgesi ve plaket töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erecek.

Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

07.02.2026 10:30:00
İhlas Haber Ajansı
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'de 4.1 büyüklüğünde deprem
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.



Sabah 09.41'de meydana gelen depremin merkez üssü Alakır kırsal mahallesi olarak tespit edildi.

Yerin 9 kilometre altında meydana gelen deprem kısa süreli paniğe neden oldu.

Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3'üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti

06.02.2026 15:21:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:29:10
İhlas Haber Ajansı
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3'üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti.



16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi.

Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş.

Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler.



En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.

Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar kaybettikleri yakınları için dualar etti

06.02.2026 15:03:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:07:46
İhlas Haber Ajansı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
6 Şubat 2023 depremlerinde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, gece saatlerinden itibaren Kapıçam Şehir Mezarlığı'na gelerek, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde aile fertlerinin büyük bölümünü kaybeden vatandaşlar, mezar başlarında gözyaşı döktü. Dualar edip Kur'an okuyan depremzedeler, acılarının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdiler.

Depremzede Hülya Zavrak, "Yaşadıklarımız çok acı, tarifi yok. Ne yapalım, sanki buraya gelince onları görüyormuş ve onlarla sarılıyormuş gibi hissediyoruz" derken, Sultan Yıldırım ise, "Herkesin şehidi var. Ben de enkazdan çıkarıldım, enkazdan oğlumla beraber kurtuldum. Allah herkesin kalbine ferahlık versin" diye konuştu.

"O benim her şeyimdi"

Hatice Polat isimli depremzede de, "Acının tarifi imkansız. Oğlum 21 yaşındaydı, o benim her şeyimdi. Neşeli ve sevecen bir insandı. Tüm ölmüşlerimize rahmet olsun" ifadelerini kullandı.



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.