Cumartesi akşamları TRT Haber ekranlarında yayımlanan, Zeliha İlhan Doymuş'un hazırlayıp sunduğu Ömür Dediğin programı, siz bu satırları okurken Gümüşhane'nin Dörtkonak köyünde çekimler gerçekleştiriyor.
Benim de doğup büyüdüğüm Dörtkonak Köyünü, böylesi anlamlı ve nitelikli programa farkındalık oluşturarak TRT ekranlarına çıkarma başarısı gösteren Mehmet Yücel Ergin'i tebrik ediyorum.
Mehmet Yücel Ergin sosyal medya ve internette çok sevdiği köyü ve köylüleri için yapmış olduğu paylaşımlarla herkesin gönül coğrafyasında farklı bir yeri olan genç bir delikanlıdır.
İzlemiş olduğu bir programı adeta içinde yaşayarak "neden bu program benim köyümde çekilmesin?" diye sorup yine cevabını verecek kadar becerikli, yetenekli ve cesur bir yapısı vardır.
Bu programın ilk haberini okuyunca zaman tünelinde 1998 yılına gittim. O zamanlar Mesaj TV'de yayımlanan Ozanlarımız programı vardı. Bu programa her yöreden sivil toplum örgütleri konuk olarak katılıyorlardı.
Ben de Gümüşhane'den program yapımcısı Aziz Karaca beyi arayıp dernek olarak katılmak istediğimizi bildirince söylediği bir cümle hala aklımdadır. "İstanbul'a canlı yayına gelirseniz Dörtkonaklılar Derneği olarak en uzak yoldan programa katılma rekorunu alırsınız" diyerek bizleri heyecanlandırmıştı. Sonuçta hala unutamadığımız güzel bir program gerçekleştirmiştik köylülerimizle.
Şimdi aynı heyecanı bizler "Ömür Dediğin" programı ile bir kez daha yaşıyoruz.
Program yapımcılarını Gümüşhane'ye davet eden Mehmet Yücel, köyümüzün geçmişini geleceğe taşıma heyecanı içerisinde olduğunu belirterek, "Bu heyecanın verdiği çalışma gayreti ile TRT ekranlarında yayınlanan Ömür Dediğin programı heyecanıma heyecan ekledi. Yaşlanmayan yaşlıların çok olduğu köyümün sizleri de fazlası ile heyecanlandıracağını düşünüyorum. Ömür Dediğin kimine göre 3-5 gün kimine göre doldurmakla bitmeyen yıllar" dedi.
Ne güzel özetlemiş içindeki duygularını. Bu saf ve temiz duygular başarının arkasındaki en önemli güçtür.
Bazıları gibi sadece işin edebiyatını yapmayan bu uğurda emek ve zaman harcayan, böylesi genç ve yetenekli gençlerden ileriki zamanlarda güzel projeler beklediğimizi belirtmeliyim.
Evet "Ömür Dediğin"
programı?
2007 yılından bu tarafa yapmış olduğu birbirinden ilginç programlarla kısa sürede izleyicilerin gönlüne yer eden bu programda çoğu yarım asrı geçmiş hayatların yaşamları ekranlara getiriliyor.
Anadolu'nun dört bir yanında yapılan çekimlerle birbirinden ilginç hayat hikâyeleri ilgimizi ve dikkatimizi çekiyor. Bizleri ekrana bağlıyor.
Geçip giden yıllardan arta kalan hüzünlerini, mutluluklarını bu programda yeniden dillendiren konukları ekran başında bizleri de bu zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Öyle ki bu anlamlı yolculuk da zaman zaman ağlayıp zaman zaman gülüyoruz. Bazen kendi hayat hikâyemizden kesitler buluyoruz.
Başka ne diyebiliriz ki bu güzel program için?
Bizler de köyümüzün ak saçlı delikanlılarından Mustafa Ergin amcamızı ve eşi Zeliha teyzeyle olan anılarını, hatırlarını ve yine köyümüzün şair ve yazarlarından Osman Nebioğlu nam-ı diğer "Hışır Osman" ağabeyimizin hayat hikâyesini bu duygu sarmalında TRT ekranlarında dinlemek için sabırla bekliyoruz efendim?
Benim de doğup büyüdüğüm Dörtkonak Köyünü, böylesi anlamlı ve nitelikli programa farkındalık oluşturarak TRT ekranlarına çıkarma başarısı gösteren Mehmet Yücel Ergin'i tebrik ediyorum.
Mehmet Yücel Ergin sosyal medya ve internette çok sevdiği köyü ve köylüleri için yapmış olduğu paylaşımlarla herkesin gönül coğrafyasında farklı bir yeri olan genç bir delikanlıdır.
İzlemiş olduğu bir programı adeta içinde yaşayarak "neden bu program benim köyümde çekilmesin?" diye sorup yine cevabını verecek kadar becerikli, yetenekli ve cesur bir yapısı vardır.
Bu programın ilk haberini okuyunca zaman tünelinde 1998 yılına gittim. O zamanlar Mesaj TV'de yayımlanan Ozanlarımız programı vardı. Bu programa her yöreden sivil toplum örgütleri konuk olarak katılıyorlardı.
Ben de Gümüşhane'den program yapımcısı Aziz Karaca beyi arayıp dernek olarak katılmak istediğimizi bildirince söylediği bir cümle hala aklımdadır. "İstanbul'a canlı yayına gelirseniz Dörtkonaklılar Derneği olarak en uzak yoldan programa katılma rekorunu alırsınız" diyerek bizleri heyecanlandırmıştı. Sonuçta hala unutamadığımız güzel bir program gerçekleştirmiştik köylülerimizle.
Şimdi aynı heyecanı bizler "Ömür Dediğin" programı ile bir kez daha yaşıyoruz.
Program yapımcılarını Gümüşhane'ye davet eden Mehmet Yücel, köyümüzün geçmişini geleceğe taşıma heyecanı içerisinde olduğunu belirterek, "Bu heyecanın verdiği çalışma gayreti ile TRT ekranlarında yayınlanan Ömür Dediğin programı heyecanıma heyecan ekledi. Yaşlanmayan yaşlıların çok olduğu köyümün sizleri de fazlası ile heyecanlandıracağını düşünüyorum. Ömür Dediğin kimine göre 3-5 gün kimine göre doldurmakla bitmeyen yıllar" dedi.
Ne güzel özetlemiş içindeki duygularını. Bu saf ve temiz duygular başarının arkasındaki en önemli güçtür.
Bazıları gibi sadece işin edebiyatını yapmayan bu uğurda emek ve zaman harcayan, böylesi genç ve yetenekli gençlerden ileriki zamanlarda güzel projeler beklediğimizi belirtmeliyim.
Evet "Ömür Dediğin"
programı?
2007 yılından bu tarafa yapmış olduğu birbirinden ilginç programlarla kısa sürede izleyicilerin gönlüne yer eden bu programda çoğu yarım asrı geçmiş hayatların yaşamları ekranlara getiriliyor.
Anadolu'nun dört bir yanında yapılan çekimlerle birbirinden ilginç hayat hikâyeleri ilgimizi ve dikkatimizi çekiyor. Bizleri ekrana bağlıyor.
Geçip giden yıllardan arta kalan hüzünlerini, mutluluklarını bu programda yeniden dillendiren konukları ekran başında bizleri de bu zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Öyle ki bu anlamlı yolculuk da zaman zaman ağlayıp zaman zaman gülüyoruz. Bazen kendi hayat hikâyemizden kesitler buluyoruz.
Başka ne diyebiliriz ki bu güzel program için?
Bizler de köyümüzün ak saçlı delikanlılarından Mustafa Ergin amcamızı ve eşi Zeliha teyzeyle olan anılarını, hatırlarını ve yine köyümüzün şair ve yazarlarından Osman Nebioğlu nam-ı diğer "Hışır Osman" ağabeyimizin hayat hikâyesini bu duygu sarmalında TRT ekranlarında dinlemek için sabırla bekliyoruz efendim?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hüseyin Turhan / diğer yazıları
- Neden dedeler parklarda oturur bilir misiniz? / 02.04.2024
- Bir anketin düşündürdükleri / 26.03.2024
- Ramazanın getirdiği bir demet güzellikler / 12.03.2024
- 106. yıl sonra Eskişehir’de… / 27.02.2024
- Emekliler kervanının yeni üyesi / 20.02.2024
- Perşembe akşamı izlenimlerim! / 13.02.2024
- Yerel seçimler üzerine / 07.02.2024
- Bu bizim insanlık namına görevimiz! / 30.01.2024
- Bir nefes sıhhat / 23.01.2024
- Üç cilt çıkan kitaplarımın öyküsü / 16.01.2024
- Bir anketin düşündürdükleri / 26.03.2024
- Ramazanın getirdiği bir demet güzellikler / 12.03.2024
- 106. yıl sonra Eskişehir’de… / 27.02.2024
- Emekliler kervanının yeni üyesi / 20.02.2024
- Perşembe akşamı izlenimlerim! / 13.02.2024
- Yerel seçimler üzerine / 07.02.2024
- Bu bizim insanlık namına görevimiz! / 30.01.2024
- Bir nefes sıhhat / 23.01.2024
- Üç cilt çıkan kitaplarımın öyküsü / 16.01.2024