ACABA Başkan Bush ile Tayyip Erdoğan ne konuştular? Diyeceksiniz ki, gazeteleri okumuyor musun? Hiç okumaz mıyız? Okuruz ama, kapıların arkasında neler var, pek bilmiyoruz.Mesela, 2005 yılının haziran ayında da böyle bir görüşme olmuştu, o tarihte de gazeteler o görüşme hakkında bir şeyler yazmışlardı.Acaba içeride olan görüşmeleri tam aktarmışlar mıydı?Başbakan Erdoğan Suriye için ne demişti de, Bush, Türkçe argoda karşılığı "Hop hop!" olan bir deyimle sözünü kesmişti?* * *İŞTE bunları öğrenmek için biraz beklemek, ciddi araştırmalara dayanan kitapları okumak gerekiyor.Turan Yavuz, "Çuvallayan İttifak"ta o günü anlatır. (Destek Yayınları)* * *BAŞBAKAN Erdoğan'ı Oval Ofis'te karşılayan Bush, sıcak davrandı, ilk başlarda o konuştu, sıra Türkiye'nin Başbakan'ına gelince, o, konuyu Avrupa ile ilişkilere getirir:"Avrupa Birliği konusunda sizin yardımlarınıza ihtiyacımız var."Bush yardıma hazırdır ama, Türkiye'nin elinde bir planı var mıydı?Erdoğan ve Gül fena yakalanmışlardı, ellerinde bir plan yoktu, Abdullah Gül bir şeyler söyledi, o kadar...* * *BU defa Bush'un Türkiye'den bir isteği vardı: Suriye...Bush, başta Amerika, uluslararası camianın Türkiye'nin Suriye görüşünü desteklemediğini söyledi.Erdoğan, hem kendisinin hem de Cumhurbaşkanı Sezer'in Suriye gezisindeki izlenimlerini anlattı:"Biliyor musunuz, biz Sayın Esad'la kol kola sokaklarda yürüyüş yaptık, etrafımızda bir koruma bile yoktu!"Bush: "İlginç!"Erdoğan devam eder:"Bir başka gözlemim de, biz sokakta yürürken Sayın Esad'a ve bana her yerden sevgi gösterilerinde bulunuldu!""İlginç!"* * *BAŞBAKAN sonunda bombayı patlatır:"Mesela Lübnan'dan asker çekme konusunda gerek bizim ilk ziyaretimiz, gerek Cumhurbaşkanı'mızın ziyaretinden sonra kendileri bu asker çekme işlemini başlatacağını söylediler ve Cumhurbaşkanı'nın dönüşündeki hafta da Suriye, Lübnan'dan askerlerini çekmeye başladı. Bunlar yaptığımız bu görüşmelerden alınmış olan neticelerdir."Başkan Bush, Erdoğan'ın sözünü keser:"Mr. Prime Minister, don't get carried away now" der, gülümseyerek. (Dur bakalım Sayın Başbakan, o kadar da ileri gitme, abartma.)Suriye'nin Lübnan'dan asker çekmeye başlaması ABD ve Fransa'nın kapalı kapılar ardında yürüttüğü amansız bir baskı kampanyası sonucu gerçekleşmiştir. (T. Y.)Arkasından ekler:"Tek başınıza bu tür diyaloglara girmeyin bir daha. Durum kritik. İsrail bile tek başına oraya müdahale edebilir. Korkarım ki, böyle bir müdahale ya da savaştan sonra, oradaki enkazı toplamak da size ve bize düşer. Tek başınıza işlere kalkışmayın ya da enkazı toplamaya hazır olun."* * *BAKALIM, bu son görüşmede kapalı kapılar arkasında neler konuşulduğu ne zaman belli olacak?Acaba PKK'nın adı hiç anılmadı mı?Hasan Pulur
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.