Hükümet, dönüp dolaşıp sanki ülkemizin en büyük problemiymiş gibi anayasa değişikliğini gündeme getirip duruyor.
Sürekli tekrarladıkları gerekçe, anayasanın 1980 darbesinden sonra yazılması, bu sebeple en büyük suçlamaları "darbe anayasası" şeklinde.
Anayasayı sürekli gündeme getiren hükümetin, ne hikmetse yine 80 darbesi sonrasında getirilen, 21 yıldır da nimetlerinden doya doya yararlandıkları "seçim barajı"nı tamamen kaldırmamaları ise dikkat çekici.
1980 sonrası yazılan anayasa, onlara göre "darbe anayasası" oluyor da, neden seçim barajı, "darbe seçim barajı" olmuyor? Lütfedip yüzde 10'dan yüzde 7'ye düşürdüler, o da milletin menfaati için değil, küçük ortağı Meclis'e sokabilmek için.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa konusunu 12 Eylül tarihinde, 1980 darbesinin yıldönümünde Ulucanlar Cezaevi Müzesi'nde gündeme getirdi.
Burada organize edilen "1982 Yerine 2023 Anayasası Sempozyumu"na katılan Erdoğan, 1982 Anayasasının birçok kez değiştirildiğinden de bahsetti:
"Tabii 12 Eylül yönetiminin ülkemizin kalbine sapladığı en büyük hançer, üzerinde hala konuştuğumuz, tartıştığımız 1982 darbe anayasasıdır. Her ne kadar 1987'den itibaren 23 kez değiştirilmiş, hatta 2017'de tarihi bir yönetim sistemi değişikliğine gidilmiş olsa da elimizdeki metin hala bir darbe anayasasıdır."
Sayın Erdoğan'ın da ifade ettiği gibi, özellikle de AKP iktidarı döneminde anayasada birçok değişiklikler yapıldı. Kendilerince gerekli gördükleri her maddeye dokundular, değiştirdiler. Hatta parlamenter sistemi devre dışı bırakıp, yetkilerin tek kişide toplandığı başkanlık sistemine dahi geçiş yaptılar.
Cumhurbaşkanı'nın konuşmasında vurguladığı, "milletin çeşitliliğini ve zenginliğini yansıtan" ifadesi ise dikkatlerden kaçmadı. Halbuki Türkiye'de millet çeşitliliği değil, tek bir millet var, o da Lozan Antlaşması'nda da tescil ettirilen Türk milleti. Türk milleti şemsiyesi altında farklı etnik kökenlere sahip halklar vardır ama Atatürk'ün dediği gibi "Ne mutlu Türk'ün diyene" anlayışı bizi bir ve beraber kılar, tek bilek tek yürek yapar. Üniter yapımızın var olması ve korunması, Türk milletini bu stratejik coğrafyada kıyamete kadar tutacak en önemli unsurdur.
1982 Anayasasının bu birlikteliği perçinleyen "başlangıç" bölümünde şöyle ifade edilir:
"Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda…"
"Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı…"
"Genel Esaslar" bölümünde ise ilk 4 madde çok önemlidir:
MADDE 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
MADDE 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
MADDE 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.
MADDE 4: Anayasanın 1'inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2'nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Milletin çeşitliliğini yansıtan bir anayasa hedefliyoruz" sözlerine sosyal medya hesabından, "Çeşitli millet, çeşitli devlet, çeşitli bayrak, çeşitli vatan' anayasanızı kabul etmeyeceğiz" paylaşımıyla cevap verdi. Yayımladığı videosunda da şunları söyledi:
"Siz bugüne kadar bir şey yaptınız da bu anayasa size engel mi oldu? Neyi hayata geçirmek istediniz de sizin önünüzde durabilen bir güç oldu? Anayasanın zaten bütün maddelerini değiştiniz. Peki, yeni değişikliği ne için istiyorsunuz? Size çok önemli bir tehlikeden bahsedeyim. Yeni anayasa isteği şu sebepten olabilir; bizim anayasamızda değişemeyecek 3 tane madde vardır. Bunun teminatı da anayasanın 4. maddesidir. Bu 4. madde, 'İlk 3 madde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez' der. Şimdi bu maddeyi değişirsen bu ülke Cumhuriyet olmaktan çıkıyor, bu millet Türk olmaktan çıkıyor, bu bayrak ay yıldız bayrak olmaktan çıkıyor, o başkent Ankara olmaktan çıkıyor, bu dil Türkçe olmaktan çıkıyor. Anayasada bugüne kadar değişemediğin sadece 3 madde var, acaba onu mu değişmek istiyorsun? Ben size bir öneride bulunayım; bu ülkede anayasayı değişmeyelim ana kasayı değişelim her şey çözülsün."
- Bizi ‘demokratik siyaset’ diyerek mi bölecekler? / 02.01.2026
- Vatandaşlar 2026'ya sancılı giriyor / 01.01.2026
- Daha yeni yıl başlamadan asgari ücret açlık sınırı altında / 31.12.2025
- İsrail'in hedefi sadece Filistin toprakları değil! / 30.12.2025
- Dar gelirlinin talebini baskılamak, gelir adaletsizliğini körüklüyor / 27.12.2025
- Asgari ücret kimseyi memnun etmedi / 26.12.2025
- Libya uçağı düştü mü, düşürüldü mü? Zamanlama manidar / 25.12.2025
- Terörsüz Türkiye sürecinde raporlar sadece formalite mi? / 24.12.2025
- Deprem mağdurlarının 11. Yargı Paketi'ne itirazı dikkate alınmalı / 23.12.2025






























































































