Hayatta iken çevresinde pek sevilmeyen, kendisine selam verene de, selamını alana da sürekli zararı dokunan birisi öldüğünde, zamanın ehli dillerinden birisi öyle demiş:
"Ne kendi etti rahat ne halka verdi huzur
Göçtü gitti dünyadan dayansın ehli kubur."
Yaşarken yakın ve uzak çevresine hep zararı dokunurdu, şimdi göçtü toprağın altına, bakalım kabirdekiler bunun elinden ne çekecekler.
Mevcut iktidar partisinin, 21. kuruluş yıldönümünü kutlama etkinliklerinde yapılan konuşmaları dinlerken gayri ihtiyari zihnime bu mısralar geldi.
Yapılan kamuoyu yoklamaları, çevremizde dalga dalga yayılan, yayılarak büyüyen şikâyetler, iktidarın gidici olduğunu açıkça gösteriyor.
Gitmesine gidecek de, bu millete çektirdikleri ne olacak?
Gitmesine gidecek de, servetten sermayeden, kaynaklardan ve kurumlardan kar gibi erittikleri ne olacak?
Halka huzur vermediği kesin.
Millete bir rahat yüzü göstermediği muhakkak.
Milletin refahından, huzurundan, sofrasındaki lokmasından, cebindeki harçlığından keserek, iktidar çevresinin servetini dağlar gibi büyüttüğü tartışmasız.
İktidar çevresindeki yüzde onluk bir kesimin servetine servet katmak için, nüfusun yüzde doksanını, faize, dövize ve enflasyona ezdirdikçe ezdirdiği herkesin malumu.
Yolsuzluklar devasa boyutlara ulaştığı için, toplumdaki yoksullukların da aynı boyutlarda katmerleştiği herkesin bildiği bir sır.
İktidarının 20. yılının sonunda, koskoca ülkeyi iflasın eşiğine getirmiş olması, halkın büyük bir çoğunluğunu hayattan bezdirmiş olması, enflasyonu hiç olmadığı kadar azdırmış olması, dağlar gibi yığdığı külfetleri hep fakir-fukaranın hanesine yazdırmış olması, emekliği ve emekçiyi daima ezdirmiş olması, yoksul kitleri, en temel ihtiyaçlarını karşılamak için kapı kapı gezdirmiş olması, iktidarı; 'yolcudur Abbas, bağlasan durmaz' konumuna getirmiş durumda.
İktidarın rahat edip etmediği tartışılabilir ama, yönettiği millete huzur vermediği, dertlilere derman dermediği, her manada imdat bekleyenleri asla görmediği, milyonlarca şahidi olan gerçeklerdir.
Yirmi yıllık tek başına iktidarının ardından bu beyit, hem şiir olarak hem de usta bir bestekârın bestesinden iyi gider:
"Ne kendi etti rahat ne halka verdi huzur
Göçtü gitti dünyadan dayansın ehli kubur."
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026




















































































