İsrail ve Filistin arasında Ortadoğu'nun kalbinde 1948 yılından bu yana devam etmekte olan çatışmalar son aylardaki intifada hareketi ve beraberinde İsrail yönünden gelen misillemelerle daha da içinden çıkılmaz bir konuma gelmiş bulunuyor.
Filistinliler'in ikinci intifada olarak ivme verdikleri haklı mücadelelerine eşgüdümlü olarak tanklı toplu cevap veren İsrail Yönetimi şiddetin dozunu artırarak bölgeyi komple istila etme ve tüm lokal örgütleri elimine etmeyi planlıyor.
Arap-İsrail Savaşları'nın son raundu havasında devam eden İsrail saldırıları başta ABD olmak üzere batılı başkentlerin de tepkisini aldı."Bölgede menfaatlerime zarar verebilirsin" diyen Washington yönetimi, eleştiriden öte bir varlık göstermiyor. Avrupa mahkemelerinde savaş suçlusu olarak addedilen İsrail Başbakanı Ariel Şaron'a ABD'nin müsamahakar davranması anlamlı bulunuyor.Filistin Lideri Arafat'ın Savunma Bakanı Powel'e gönderdiği "şiddeti durdurun" içerikli mektuba henüz cevap vermemesi de bakış açısını ortaya koyuyor.
Makedonya Ordusu ile bölgede direnen Arnavut askerler arasındaki çatışmalarda yüzlerce Arnavut sindirilirken sesini çıkarmayan ABD'nin Arnavutlar'ın saldırıyı artırdığı anda masaya davet etme taktikleri kısmi frenlemeden başka birşey değil.
Ne ABD endeksli ortaya konan Mıtchell Planı Ortadoğu'ya; ne de Ohri'de sürdürülen diplomatik müzakereler Makedonya'ya barış getirecek.Niyetler farklı olunca çabalar ve istekler de ikinci planda tutuluyor.
Kosova'da , Bosna'da perde arkası roller alan Ankara, Makedonya'da cereyan eden olaylar karşısında da bu rolünü oynamaya devam ederken Ortadoğu'da da barış müzakerelerinde Mısır ve Suriye'den daha geride bir aktör olarak yer edinmiş halde
Türk Dışişleri ,Ortadoğu Barışı için Denge Siyaseti adını verdikleri Dış politik uygulama ile İsrail ve Filistin'e eşit mesafe uygulamaya çalışıyor.Ancak zaman zaman İsrail lehine bozulan bu denge Arap Birliği başta olmak üzere bölge ülkelerinden tepki almıyor değil.
Uluslararası ilişkiler literatüründe Denge Siyaseti ; uluslararası aktör olarak tanımlanan devletlerle ilişkilerde hiçbir devlet yada ittifakı diğer devlet yada ittifaklar karşısında zayıf yahut aşırı güçlü konuma getirmemek amacını taşıyor.Bu siyaseti Dengenin Dengeleyicisi olarak Kara Avrupası'nda XVIII.ve XIX.yy'da en iyi uygulayan İngiltere oldu. (Yalnız dengedeki amaç ülkenin çıkarlarıyla örtüşmek ve belli çıkar sağlamak zorundadır)
Önceki gün Ankara'ya gelerek bazı temaslarda bulunan İsrail Başbakanı TaŞaron'un gayri resmi ziyareti resmi bir havada geçti.Denge için mücadele veren ve barış dileklerini ileten Ankara'nın bu dengedeki yeri ve önemini tekrar düşünmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Ankara en azından Ortadoğu satrancındaki hamleleri iyi görmeli ve değerlendirmeli İsrail'in Şah-Mat'a doğru gittiği bu oyunda denge için yeni varyantlar oluşturmalı.
Cevat KIŞLALI
Filistinliler'in ikinci intifada olarak ivme verdikleri haklı mücadelelerine eşgüdümlü olarak tanklı toplu cevap veren İsrail Yönetimi şiddetin dozunu artırarak bölgeyi komple istila etme ve tüm lokal örgütleri elimine etmeyi planlıyor.
Arap-İsrail Savaşları'nın son raundu havasında devam eden İsrail saldırıları başta ABD olmak üzere batılı başkentlerin de tepkisini aldı."Bölgede menfaatlerime zarar verebilirsin" diyen Washington yönetimi, eleştiriden öte bir varlık göstermiyor. Avrupa mahkemelerinde savaş suçlusu olarak addedilen İsrail Başbakanı Ariel Şaron'a ABD'nin müsamahakar davranması anlamlı bulunuyor.Filistin Lideri Arafat'ın Savunma Bakanı Powel'e gönderdiği "şiddeti durdurun" içerikli mektuba henüz cevap vermemesi de bakış açısını ortaya koyuyor.
Makedonya Ordusu ile bölgede direnen Arnavut askerler arasındaki çatışmalarda yüzlerce Arnavut sindirilirken sesini çıkarmayan ABD'nin Arnavutlar'ın saldırıyı artırdığı anda masaya davet etme taktikleri kısmi frenlemeden başka birşey değil.
Ne ABD endeksli ortaya konan Mıtchell Planı Ortadoğu'ya; ne de Ohri'de sürdürülen diplomatik müzakereler Makedonya'ya barış getirecek.Niyetler farklı olunca çabalar ve istekler de ikinci planda tutuluyor.
Kosova'da , Bosna'da perde arkası roller alan Ankara, Makedonya'da cereyan eden olaylar karşısında da bu rolünü oynamaya devam ederken Ortadoğu'da da barış müzakerelerinde Mısır ve Suriye'den daha geride bir aktör olarak yer edinmiş halde
Türk Dışişleri ,Ortadoğu Barışı için Denge Siyaseti adını verdikleri Dış politik uygulama ile İsrail ve Filistin'e eşit mesafe uygulamaya çalışıyor.Ancak zaman zaman İsrail lehine bozulan bu denge Arap Birliği başta olmak üzere bölge ülkelerinden tepki almıyor değil.
Uluslararası ilişkiler literatüründe Denge Siyaseti ; uluslararası aktör olarak tanımlanan devletlerle ilişkilerde hiçbir devlet yada ittifakı diğer devlet yada ittifaklar karşısında zayıf yahut aşırı güçlü konuma getirmemek amacını taşıyor.Bu siyaseti Dengenin Dengeleyicisi olarak Kara Avrupası'nda XVIII.ve XIX.yy'da en iyi uygulayan İngiltere oldu. (Yalnız dengedeki amaç ülkenin çıkarlarıyla örtüşmek ve belli çıkar sağlamak zorundadır)
Önceki gün Ankara'ya gelerek bazı temaslarda bulunan İsrail Başbakanı TaŞaron'un gayri resmi ziyareti resmi bir havada geçti.Denge için mücadele veren ve barış dileklerini ileten Ankara'nın bu dengedeki yeri ve önemini tekrar düşünmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Ankara en azından Ortadoğu satrancındaki hamleleri iyi görmeli ve değerlendirmeli İsrail'in Şah-Mat'a doğru gittiği bu oyunda denge için yeni varyantlar oluşturmalı.
Cevat KIŞLALI
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.