Dünya, gözleri önünde devam eden vahşete karşı sessizliğini sürdürüyor.
Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar’ın batısındaki Arakan eyaletinde Müslümanlar Budistler tarafından canlı canlı yakılarak katlediliyor.
1000’den fazla Myanmarlının hayatını kaybettiği olaylarda, Bangladeş’e sığınmaya çalışanlar ise ekonomik ve siyasi gerekçelerle kabul edilmiyorlar.
Tarihi binlerce Kızılderili’yi katlederek başlayan ABD ve topyekûn batının geçmişi bu tür vahşet sahneleri ile dolu.
“…Kolomb ve onu takip eden İngiliz kolonicilerinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra Kolomb’u dostça karşılayan Taino yerlileri tamamen ortadan kaldırılmışlardı.”
“...Amerika kıtasında bulunan yerlileri yok etmek için dinamit ve makineli tüfek kullanıldığı gibi, Kızılderililerin dayanamadığı çiçek hastalığına yakalanmış kişilerin mikroplu elbiseleri onlara giydirilmiştir.”
“Piskopos Bartolome de Las Casas “Hint adaları halkının yok edilmesi” isimli eserinde İspanyolların yaptıkları zulüm ve katliam hakkında şunları söylemiştir: “…40 yıl boyunca kadın-erkek, çoluk çocuk 12 milyondan fazla insan, Hıristiyanların iğrenç eylemleri ve zorbalıkları ile öldürüldü…”
1500’lü yıllarda gerçekleştirilen bu vahşet ve soykırım 21. yüzyılda da aynı mantıkla devam etmektedir.
Ancak kan ve gözyaşının müsebbibi batı olduğunda bunları engellemek için hiçbir girişim söz konusu olmamaktadır.
Neden BM veya NATO devreye girerek Budistlere halen dur dememiştir?
Çünkü ölenler Müslümandır. Myanmar’da bir Müslüman soykırımı vardır ve bu durum batının umurunda bile değildir.
Myanmar, zulüm ve vahşet ile var olan batının inanç temelli politikalarına bir örnektir.
Aynı inancı paylaşmayanlar insan statüsünde dahi kabul edilmemektedir.
Newyork Times’ın haberine göre, ABD Suriye konusunda diplomatik çözümleri bir kenara bırakarak zorla devirme yolunu devreye koyacak. Ve bu konuda Türkiye ve İsrail beraber hareket edecekler.
Dünyanın gözleri önünde yeni bir vahşete hazırlanılıyor. Türkiye maalesef ses çıkarmıyor.
Myanmar’da mübarek Ramazan ayı içinde vuku bulan bu dramda ölenler din kardeşlerimizdir. Ama yine kimsenin sesi çıkmamaktadır.
Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar’ın batısındaki Arakan eyaletinde Müslümanlar Budistler tarafından canlı canlı yakılarak katlediliyor.
1000’den fazla Myanmarlının hayatını kaybettiği olaylarda, Bangladeş’e sığınmaya çalışanlar ise ekonomik ve siyasi gerekçelerle kabul edilmiyorlar.
Tarihi binlerce Kızılderili’yi katlederek başlayan ABD ve topyekûn batının geçmişi bu tür vahşet sahneleri ile dolu.
“…Kolomb ve onu takip eden İngiliz kolonicilerinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra Kolomb’u dostça karşılayan Taino yerlileri tamamen ortadan kaldırılmışlardı.”
“...Amerika kıtasında bulunan yerlileri yok etmek için dinamit ve makineli tüfek kullanıldığı gibi, Kızılderililerin dayanamadığı çiçek hastalığına yakalanmış kişilerin mikroplu elbiseleri onlara giydirilmiştir.”
“Piskopos Bartolome de Las Casas “Hint adaları halkının yok edilmesi” isimli eserinde İspanyolların yaptıkları zulüm ve katliam hakkında şunları söylemiştir: “…40 yıl boyunca kadın-erkek, çoluk çocuk 12 milyondan fazla insan, Hıristiyanların iğrenç eylemleri ve zorbalıkları ile öldürüldü…”
1500’lü yıllarda gerçekleştirilen bu vahşet ve soykırım 21. yüzyılda da aynı mantıkla devam etmektedir.
Ancak kan ve gözyaşının müsebbibi batı olduğunda bunları engellemek için hiçbir girişim söz konusu olmamaktadır.
Neden BM veya NATO devreye girerek Budistlere halen dur dememiştir?
Çünkü ölenler Müslümandır. Myanmar’da bir Müslüman soykırımı vardır ve bu durum batının umurunda bile değildir.
Myanmar, zulüm ve vahşet ile var olan batının inanç temelli politikalarına bir örnektir.
Aynı inancı paylaşmayanlar insan statüsünde dahi kabul edilmemektedir.
Newyork Times’ın haberine göre, ABD Suriye konusunda diplomatik çözümleri bir kenara bırakarak zorla devirme yolunu devreye koyacak. Ve bu konuda Türkiye ve İsrail beraber hareket edecekler.
Dünyanın gözleri önünde yeni bir vahşete hazırlanılıyor. Türkiye maalesef ses çıkarmıyor.
Myanmar’da mübarek Ramazan ayı içinde vuku bulan bu dramda ölenler din kardeşlerimizdir. Ama yine kimsenin sesi çıkmamaktadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları
- İmam Hasan dönemi bugüne ne kadar da benziyor / 04.04.2025
- İmam Ali'nin hilafeti / 03.04.2025
- Gelmiş ve gelecek kadınların en üstünü Hz. Fatıma / 02.04.2025
- En güzel örnek Hz. Muhammed Mustafa (sav) / 01.04.2025
- Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt / 31.03.2025
- Ramazan Bayramımız mübarek olsun / 30.03.2025
- Vesile haktır / 29.03.2025
- Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyacı Milli Ekonomi Modeli’dir / 28.03.2025
- Sünni-Alevi-Bektaşi biz hep biriz / 27.03.2025
- Kadir Gecemiz mübarek olsun / 26.03.2025
- İmam Ali'nin hilafeti / 03.04.2025
- Gelmiş ve gelecek kadınların en üstünü Hz. Fatıma / 02.04.2025
- En güzel örnek Hz. Muhammed Mustafa (sav) / 01.04.2025
- Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt / 31.03.2025
- Ramazan Bayramımız mübarek olsun / 30.03.2025
- Vesile haktır / 29.03.2025
- Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyacı Milli Ekonomi Modeli’dir / 28.03.2025
- Sünni-Alevi-Bektaşi biz hep biriz / 27.03.2025
- Kadir Gecemiz mübarek olsun / 26.03.2025