'Mümin için hayırlı olanı yaparım'
İmam Bâkır (a.s.) da şöyle buyurmuştur: “Fakir, hasta veya zengin olmaktan korkmam. Zira şüphesiz Allah şöyle buyurmaktadır: Mümin için sadece kendisine hayırlı olanı yaparım”
03.11.2018 00:00:00





İmam Sâdık (a.s.), Ebu Zer'in (r.a.) "İnsanların nefret ettiği, benimse sevdiğim üç şey vardır: Ben ölümü, fakirliği ve belayı severim" sözü hakkında sorulunca şöyle buyurdu: "Bu sizin naklettiğiniz gibi değildir. Zira o şöyle demek istemiştir: Allah'a itaat yolunda olan ölüm, bana Allah'a isyan yolunda olan hayattan daha sevimlidir. Allah'a itaat yolunda olan fakirlik, bana Allah'a isyan yolunda olan zenginlikten daha sevimlidir. Allah'a itaat yolunda olan bela, bana Allah'a isyan yolunda olan sıhhatten daha sevimlidir." (el-Bihar, 81/173/9).
Belalar karşısında müminin durumu hususunda İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Belalarda da rahatlıkta oldukları gibidirler." (a.g.e., 78/23/89)
Aynı hususta İmam Sâdık (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Şu da Allah-u Teâlâ'nın Musa'ya (a.s.) vahyettiklerindendir: Ben kendim için mümin kulumdan daha sevimli bir şey yaratmadım. Şüphesiz Ben onu kendisine hayırlı olduğu için belaya müptela kılar ve kendisine hayırlı olduğu için afiyet veririm. Kendisinden hayırlı olduğu için alırım. Kulumu neyin ıslah edeceğini daha iyi bilirim. O halde belalarıma sabretmeli, nimetlerime şükretmeli ve hükmümden hoşnut olmalıdır ki Ben de onu nezdimde sıddık olan kullarımdan yazayım." (a.g.e., 2/231/14).
İmam Bâkır (a.s.) da şöyle buyurmuştur: "Fakir, hasta veya zengin olmaktan korkmam. Zira şüphesiz Allah şöyle buyurmaktadır: Mümin için sadece kendisine hayırlı olanı yaparım." (et-Temhis, 57/114).
Kulların zor imtihanı konusunda İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Allah hiç kimseyi kendisine mühlet vermek gibi bir şeyle imtihan etmemiştir." (el-Bihar, 73/383/8).
Yine şöyle buyurmuştur: "Mümin üç haslete sahip olmamak kadar zor bir şeyle imtihan edilmemiştir. Elinde var olan şeylerle mali yardımda bulunmak, insaflı olmak ve Allah'ı çok anmak. Maksadım diliyle, 'subhanallah, elhamdülillah' demek değildir. Allah'ın kendine helal kıldığı şeylerle başbaşa kaldığı anda O'nu hatırlamak ve Allah'ın kendisine haram kıldığı şeylerle karşılaştığında O'nu anmaktır." (a.g.e., 78/44/40).
İmam Sâdık (a.s.) ise şöyle buyurmuştur: "Allah kullarını dirhem (para) bağışında bulunmaktan daha zor bir şeyle imtihan etmemiştir." (el-Hisal, 8/27). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
Belalar karşısında müminin durumu hususunda İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Belalarda da rahatlıkta oldukları gibidirler." (a.g.e., 78/23/89)
Aynı hususta İmam Sâdık (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Şu da Allah-u Teâlâ'nın Musa'ya (a.s.) vahyettiklerindendir: Ben kendim için mümin kulumdan daha sevimli bir şey yaratmadım. Şüphesiz Ben onu kendisine hayırlı olduğu için belaya müptela kılar ve kendisine hayırlı olduğu için afiyet veririm. Kendisinden hayırlı olduğu için alırım. Kulumu neyin ıslah edeceğini daha iyi bilirim. O halde belalarıma sabretmeli, nimetlerime şükretmeli ve hükmümden hoşnut olmalıdır ki Ben de onu nezdimde sıddık olan kullarımdan yazayım." (a.g.e., 2/231/14).
İmam Bâkır (a.s.) da şöyle buyurmuştur: "Fakir, hasta veya zengin olmaktan korkmam. Zira şüphesiz Allah şöyle buyurmaktadır: Mümin için sadece kendisine hayırlı olanı yaparım." (et-Temhis, 57/114).
Kulların zor imtihanı konusunda İmam Ali (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Allah hiç kimseyi kendisine mühlet vermek gibi bir şeyle imtihan etmemiştir." (el-Bihar, 73/383/8).
Yine şöyle buyurmuştur: "Mümin üç haslete sahip olmamak kadar zor bir şeyle imtihan edilmemiştir. Elinde var olan şeylerle mali yardımda bulunmak, insaflı olmak ve Allah'ı çok anmak. Maksadım diliyle, 'subhanallah, elhamdülillah' demek değildir. Allah'ın kendine helal kıldığı şeylerle başbaşa kaldığı anda O'nu hatırlamak ve Allah'ın kendisine haram kıldığı şeylerle karşılaştığında O'nu anmaktır." (a.g.e., 78/44/40).
İmam Sâdık (a.s.) ise şöyle buyurmuştur: "Allah kullarını dirhem (para) bağışında bulunmaktan daha zor bir şeyle imtihan etmemiştir." (el-Hisal, 8/27). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.