Modern hayat kalbi bitirdi
Kalp krizi geçirme yaşının gittikçe düştüğünü vurgulayan Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Türkay Özcan, "Her 5 ani ölümün biri kalp krizinden dolayı gerçekleşmektedir. Bunun en büyük nedeni modern hayatın getirdiği olumsuz yaşam biçimidir" dedi
04.05.2018 00:00:00
Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Türkay Özcan, kalp krizi geçirme yaşanın gittikçe düşmeye başladığını vurgulayarak, "Her 5 ani ölümün biri kalp krizinden dolayı gerçekleşmektedir. Bunun en büyük nedeni de modern yaşamın getirdiği olumsuz yaşam biçimidir. Bunun dışında sigara kullanımı kalp krizinin en önemli risk faktörlerinden bir tanesidir" dedi.
Kalp krizi konusunda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İsmail Türkay Özcan, kalbin vücuttaki tüm organlara kan göndererek beslenmesini sağlayan temel organ olduğunu söyledi. Özcan, kalp krizinin kişide göğüs ağrısı, sol kolda uyuşma, sırtta ağrı, bulantı, kusma, bayılma yapabileceğini kaydetti. Vatandaşların bu tür sendromları olduğunda kalp krizini de akıllarının bir köşesinde tutması ve mutlaka bir hastaneye müracaat etmesi gerektiğinin altını çizen Özcan, "Kalp krizi geçiren bir hastada mutlaka şuur bulanıklığı, terleme, denge kaybı, bayılma veya ani ölüm olabilir. Mutlaka bu hastanın rahat bir pozisyona alınması gerekiyor. Kravatı varsa çıkarılması gerekir. Şuur kapanıyor mu kapanmıyor mu diye hastanın solunumunun yakın takip edilmesi lazım. En kısa ve hızlı sürede de 112 Acil Servis aranarak profesyonel yardım istenmelidir" şeklinde konuştu.
Kalp krizinin en büyük nedeni
Kalp krizi geçirme yaşının gittikçe düştüğüne vurgu yapan Özcan, "Bunun en büyük nedeni de modern yaşamın getirdiği olumsuz yaşam biçimidir. Kalp krizinde kontrol edebildiğimiz risk faktörleri var, kontrol edemediğimiz risk faktörleri var.
Bir kere kalp krizinin risk faktörlerine bakacak olursak yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol olması, sigara kullanımı ve genetik. Bunun yanında hastanın erkek olması, kilolu olması, sürekli oturarak yaşamını götürmesi de temel risk faktörleridir. Sadece genetik olan risk faktörüne yapacak bir şeyimiz yok.
Ama bunun haricinde diğer tüm risk faktörlerini kontrol edebiliriz. Bir kere ilaçlardan önce sağlam bir yaşam biçimi değişikliği uygulamalıyız. Haftada 5 gün en az 45 dakika egzersiz yapmalıyız. Mutlaka üç beyaz dediğimiz tuz, şeker, unlu mamullerden uzak durmalıyız. Diyetimize dikkat etmeliyiz.
Daha çok sebze ve baklagilleri tercih etmek, ağır hamurlu gıdalardan uzak durmak korunmak için önemli önlemlerden bir tanesidir. Ayrıca sigara da önemli bir risk faktörüdür" diye konuştu.
Kriz geçiren, risk altında
Kalp krizi geçiren bir kişinin artık sürekli risk altında olduğuna dikkat çeken Özcan, "Bu kişilerde artık koroner arter hastalığı başlamış demektir. Bir hasta kalp hastalığına maruz kaldıysa ve stent veya bypass ameliyatı olduysa bundan sonra çok yakın takip edilmesi gerekir.
Hem yaşam şekli değişikliği hem de ilaç kullanımı bu hastalar için mecburidir. Bir insan ne kadar çok kalp krizi geçirirse, bunu bir çiçek gibi düşünürseniz nasıl bir çiçeği sulamasan ölüyorsa kalp de öyledir" ifadelerini kullandı.
İHA
Kalp krizi konusunda açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İsmail Türkay Özcan, kalbin vücuttaki tüm organlara kan göndererek beslenmesini sağlayan temel organ olduğunu söyledi. Özcan, kalp krizinin kişide göğüs ağrısı, sol kolda uyuşma, sırtta ağrı, bulantı, kusma, bayılma yapabileceğini kaydetti. Vatandaşların bu tür sendromları olduğunda kalp krizini de akıllarının bir köşesinde tutması ve mutlaka bir hastaneye müracaat etmesi gerektiğinin altını çizen Özcan, "Kalp krizi geçiren bir hastada mutlaka şuur bulanıklığı, terleme, denge kaybı, bayılma veya ani ölüm olabilir. Mutlaka bu hastanın rahat bir pozisyona alınması gerekiyor. Kravatı varsa çıkarılması gerekir. Şuur kapanıyor mu kapanmıyor mu diye hastanın solunumunun yakın takip edilmesi lazım. En kısa ve hızlı sürede de 112 Acil Servis aranarak profesyonel yardım istenmelidir" şeklinde konuştu.
Kalp krizinin en büyük nedeni
Kalp krizi geçirme yaşının gittikçe düştüğüne vurgu yapan Özcan, "Bunun en büyük nedeni de modern yaşamın getirdiği olumsuz yaşam biçimidir. Kalp krizinde kontrol edebildiğimiz risk faktörleri var, kontrol edemediğimiz risk faktörleri var.
Bir kere kalp krizinin risk faktörlerine bakacak olursak yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol olması, sigara kullanımı ve genetik. Bunun yanında hastanın erkek olması, kilolu olması, sürekli oturarak yaşamını götürmesi de temel risk faktörleridir. Sadece genetik olan risk faktörüne yapacak bir şeyimiz yok.
Ama bunun haricinde diğer tüm risk faktörlerini kontrol edebiliriz. Bir kere ilaçlardan önce sağlam bir yaşam biçimi değişikliği uygulamalıyız. Haftada 5 gün en az 45 dakika egzersiz yapmalıyız. Mutlaka üç beyaz dediğimiz tuz, şeker, unlu mamullerden uzak durmalıyız. Diyetimize dikkat etmeliyiz.
Daha çok sebze ve baklagilleri tercih etmek, ağır hamurlu gıdalardan uzak durmak korunmak için önemli önlemlerden bir tanesidir. Ayrıca sigara da önemli bir risk faktörüdür" diye konuştu.
Kriz geçiren, risk altında
Kalp krizi geçiren bir kişinin artık sürekli risk altında olduğuna dikkat çeken Özcan, "Bu kişilerde artık koroner arter hastalığı başlamış demektir. Bir hasta kalp hastalığına maruz kaldıysa ve stent veya bypass ameliyatı olduysa bundan sonra çok yakın takip edilmesi gerekir.
Hem yaşam şekli değişikliği hem de ilaç kullanımı bu hastalar için mecburidir. Bir insan ne kadar çok kalp krizi geçirirse, bunu bir çiçek gibi düşünürseniz nasıl bir çiçeği sulamasan ölüyorsa kalp de öyledir" ifadelerini kullandı.
İHA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































