Küreselleşme, iki temel noktada yoğunlaşmaktadır. Birincisi üretimin küreselleşmesi, ikincisi ise sermayenin küreselleşmesidir. Milli Devlet anlayışında üretim de, sermaye de özgürlüğüne kavuşturulacaktır.
İsteyen herkes sermayeye sahip olacak, isteyen herkes kabiliyetine göre üretim yapabilecektir. Ne üretim ne de sermaye belli global odakların elinde olmayacaktır. Böylece bütün insanların kabiliyetlerini devreye koymaları mümkün. Olacaktır. Gerek sermayenin gerekse üretimin tekelleşmesi kabiliyetlerin önünü tıkadığı için verimliliği de kısmaktadır. Milli Devlet dünyada verimliliği arttıran bir modeldir.
Sermaye hareketleri ekonomiye risk getirmektedirKüreselleşme, sermaye hareketlerini hem hacimsel olarak artırmakta, hem de kısa vadeli ve spekülatif amaçlara yöneltmektedir. Bu da Milli Devlet anlayışı için birçok sakınca ortaya çıkarmaktadır. 2004 yılı ocak sonunda YTL'ye dönüştürülüp bir yıl süreyle hisse senetlerinde tutulan "sıcak para", hem döviz kurundaki düşüş hem de hisse senedi fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlar nedeniyle son bir yıllık dönemde dolar bazında yüzde 66.9 oranında getiri sağladı. 2004 yılı Ocak sonundaki kurdan 1329 YTL'ye dönüştürülen 1000 dolar, bir yıl süreyle İMKB'de tutulduktan sonra bu yıl ocak sonunda 1668.7 dolara çıkmıştır.
Sıcak para hareketleri zararlıdırSıcak para denilen yabancı sermaye hareketlerinin özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkilediği, bu ülkelerde makro-ekonomik istikrarsızlığa sebep olduğu ve finansal krizlerin sorumlusu olduğu sık sık gündeme gelmektedir. 1994-95'teki Meksika krizi ile 1997-98'deki Asya-Pasifik krizi buna örnek gösterilebilir. Küreselleşme ile paranın spekülatif alanlarda kullanılması sağlanmıştır. Bu sayede elinde büyük fonlar tutan global sermaye sahipleri anlık hareketlerle inanılmaz karlar elde etmektedir. Spekülatif hareketlerde bir tarafın kazanması için diğer tarafın kaybetmesi gerekir. öörneğin bir taraf döviz hareketlerinden para kazanıyorsa diğer tarafta kaybediyor demektir. Sonuçta global sermaye sahibi olanlar trilyon dolarlar kazanırken sade vatandaşlarda kaybeden taraf olmaktadır. Fatura milletlere ,devletlere çıkmaktadır. Anlık hareketler ile bir ülke finanssal piyasaların çökmesi ile batırılmakta, milletin zenginliği bir anda global sermayenin eline geçmektedir.
SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET / Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden
SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER
Prof. Dr. Fehim Üçışık / Marmara ÜniversitesiKimseye muhtaç olmadan yaşama imkanı sunuyorOrtaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, 2005 yılında Bakü'de yayınlanan ve İstanbul'da ve Bakü'de yapılan uluslararası bilimsel toplantılarda tanıtılan ve tartışılan, Bakü Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Haydar Baş, bu modelin siyasi açılımı ve Sosyal Hukuk Devletinin hayata geçirilmesi projesi olarak nitelediği Sosyal Devlet Milli Devlet Modelini yayınlamış bulunmaktadır Sosyal Devlet Milli Devlet Modeline göre, "en alt gelir grubunda bulunan bireylerin asgari bir gelire sahip olmaları gerekir. Bu gelir, onların kimseye muhtaç olmadan yaşamalarına imkan tanımalıdır" (s.288). İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde bu konuda şöyle bir düzenleme bulunmaktadır: "Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtaları ile de tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır" (m.23/III). Böylece İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde çalışanların ücretinden ve bu ücretin gerekirse sosyal koruma vasıtaları ile tamamlanmasından sözedilmesine karşılık Sosyal Devlet Milli Devlet Modelinde en alt gelir grubundaki bireylerin belirli düzeyde geliri olması öngörülmektedir.
İsteyen herkes sermayeye sahip olacak, isteyen herkes kabiliyetine göre üretim yapabilecektir. Ne üretim ne de sermaye belli global odakların elinde olmayacaktır. Böylece bütün insanların kabiliyetlerini devreye koymaları mümkün. Olacaktır. Gerek sermayenin gerekse üretimin tekelleşmesi kabiliyetlerin önünü tıkadığı için verimliliği de kısmaktadır. Milli Devlet dünyada verimliliği arttıran bir modeldir.
Sermaye hareketleri ekonomiye risk getirmektedirKüreselleşme, sermaye hareketlerini hem hacimsel olarak artırmakta, hem de kısa vadeli ve spekülatif amaçlara yöneltmektedir. Bu da Milli Devlet anlayışı için birçok sakınca ortaya çıkarmaktadır. 2004 yılı ocak sonunda YTL'ye dönüştürülüp bir yıl süreyle hisse senetlerinde tutulan "sıcak para", hem döviz kurundaki düşüş hem de hisse senedi fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlar nedeniyle son bir yıllık dönemde dolar bazında yüzde 66.9 oranında getiri sağladı. 2004 yılı Ocak sonundaki kurdan 1329 YTL'ye dönüştürülen 1000 dolar, bir yıl süreyle İMKB'de tutulduktan sonra bu yıl ocak sonunda 1668.7 dolara çıkmıştır.
Sıcak para hareketleri zararlıdırSıcak para denilen yabancı sermaye hareketlerinin özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkilediği, bu ülkelerde makro-ekonomik istikrarsızlığa sebep olduğu ve finansal krizlerin sorumlusu olduğu sık sık gündeme gelmektedir. 1994-95'teki Meksika krizi ile 1997-98'deki Asya-Pasifik krizi buna örnek gösterilebilir. Küreselleşme ile paranın spekülatif alanlarda kullanılması sağlanmıştır. Bu sayede elinde büyük fonlar tutan global sermaye sahipleri anlık hareketlerle inanılmaz karlar elde etmektedir. Spekülatif hareketlerde bir tarafın kazanması için diğer tarafın kaybetmesi gerekir. öörneğin bir taraf döviz hareketlerinden para kazanıyorsa diğer tarafta kaybediyor demektir. Sonuçta global sermaye sahibi olanlar trilyon dolarlar kazanırken sade vatandaşlarda kaybeden taraf olmaktadır. Fatura milletlere ,devletlere çıkmaktadır. Anlık hareketler ile bir ülke finanssal piyasaların çökmesi ile batırılmakta, milletin zenginliği bir anda global sermayenin eline geçmektedir.
SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET / Prof. Dr. Haydar Baş'ın kaleminden
SOSYAL DEVLET - MİLLİ DEVLET İÇİN NE DEDİLER
Prof. Dr. Fehim Üçışık / Marmara ÜniversitesiKimseye muhtaç olmadan yaşama imkanı sunuyorOrtaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli, 2005 yılında Bakü'de yayınlanan ve İstanbul'da ve Bakü'de yapılan uluslararası bilimsel toplantılarda tanıtılan ve tartışılan, Bakü Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Haydar Baş, bu modelin siyasi açılımı ve Sosyal Hukuk Devletinin hayata geçirilmesi projesi olarak nitelediği Sosyal Devlet Milli Devlet Modelini yayınlamış bulunmaktadır Sosyal Devlet Milli Devlet Modeline göre, "en alt gelir grubunda bulunan bireylerin asgari bir gelire sahip olmaları gerekir. Bu gelir, onların kimseye muhtaç olmadan yaşamalarına imkan tanımalıdır" (s.288). İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde bu konuda şöyle bir düzenleme bulunmaktadır: "Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtaları ile de tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır" (m.23/III). Böylece İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde çalışanların ücretinden ve bu ücretin gerekirse sosyal koruma vasıtaları ile tamamlanmasından sözedilmesine karşılık Sosyal Devlet Milli Devlet Modelinde en alt gelir grubundaki bireylerin belirli düzeyde geliri olması öngörülmektedir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.