BTP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Kepekçi, "Ülkemizde ne iç, ne dış politikada millilik esası kalmamıştır. Milletimizin menfaatlerinden sarfı nazar edilmektedir. AB, müzakere tarihi verme adına ülkemize her türlü müdahaleyi kendinde hak olarak görmektedir" dedi
Millilik hassasiyeti yok
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Kepekçi, ülkemizde ne iç, ne de dış politikada 'millilik' esası kalmadığına işaret ederek, "Milletimizin menfaatlerinden sarfı nazar edilmektedir. AB, müzakere tarihi verme adına ülkemize her türlü müdahaleyi kendinde hak olarak görmektedir. AKP hükümeti ise savaş kaybetmiş bir taraf gibi, her türlü isteğe teslimiyetle boyun eğmektedir" dedi.
Devleti yokluğa mahkum ettiler
Ülkemizin bölünme süreci yaşadığını belirten Kepekçi, açıklamasında şu görüşlere yer verdi "AB yolundaki tavizkar gidişatta, başta Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan, kabinesi ve AKP'li vekiller, iradeyi kendilerinde görseler de, esas iradenin milletimizin iradesi olduğu unutulmakta ve devletimiz hiçe sayılmaktadır. Bu gidişatın sonu, devletimizin Avrupa Birliği çöplüğünde yokluğa mahkûm etmektir."
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Kepekçi, ülkemizde ne iç, ne de dış politikada 'millilik' esası kalmadığına işaret ederek, "Milletimizin menfaatlerinden sarfı nazar edilmektedir. AB, müzakere tarihi verme adına ülkemize her türlü müdahaleyi kendinde hak olarak görmektedir. AKP hükümeti ise savaş kaybetmiş bir taraf gibi, her türlü isteğe teslimiyetle boyun eğmektedir" dedi.
Büyük tavizler
veriliyor
Kepekçi açıklamasında şu görüşleri öne çıkardı:
"AB yolundaki tavizkar gidişatta, başta Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan, kabinesi ve AKP'li vekiller, iradeyi kendilerinde görseler de, esas iradenin milletimizin iradesi olduğu unutulmakta ve devletimiz hiçe sayılmaktadır. Bu gidişatın sonu, beş bin yıllık Türk tarihini, bin yıllık İslam medeniyetini, seksen bir yıllık Cumhuriyetimizi Avrupa Birliği çöplüğünde yokluğa mahkûm etmektir.
Milletimiz ülkemizin bölünme sürecinin son noktaya geldiğini görmeye başlamıştır. AKP politikada sürekli kan kaybetmekte, anketlerde görüldüğü üzere halk desteğinden mahrum kalmaktadır. Hükümet milletin ayıkmasından korkarak, güya milletin tarafındaymış gibi davranmaya çalışmaktadır. AKP hükümeti milletle tiyatro oynamaktadır. Kamuoyu, AKP Hükümetinin ilk günden beri siyasi, kültürel, ekonomik, kısacası her sahada AB'nin ve ABD'nin taleplerini harfiyen gerçekleştirdiğini bilmektedir. Maalesef AKP iktidar olduğu ilk günden beri tercihini, milletimizin menfaatlerinden yana yapmamıştır.
Milletle oynanıyor
Milletimizle nasıl oyun oynandığı, yaşanan diplomatik skandallarla da tescillidir. Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah Gül'ün 'Irak'ta ABD ile işbirliğini kesebiliriz' açıklaması halkımıza şirin görünmek için yapılmıştır. Nitekim Sayın Gül, Amerika'da 180 derece dönüş yaparak, ABD'ye övgüler yağdırmış, Türk Amerikan stratejik ortaklığını sürdürme kararlılığını vurgulamış, Irak'taki işgal ve global zulümde ABD'ye ellerinden gelen yardımı sağladıklarını ifade etmekten çekinmemiştir. Hatta daha da ileriye giderek Irak'ta karşılıklı olarak daha fazla danışma ve işbirliğine ihtiyacımız var" demiştir.
Hükümetin yaptığı çıkışlar halkımızı yanlış bilgilendirmeye dönüktür. Nitekim zina konusunda Sayın Başbakan Verhaugen ile yaptığı görüşmelerde Verheugen bana bunun önemli olmadığını söyledi' derken, bana bir talimat verilmedi anlamında konuşabilmektedir.
AB müzakereleri için Türkiye'ye tarih verilse de, hükümetin bu kadar tavizine rağmen, AB Türkiye'yi üyeliğe kabul etmeyecektir. AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi, Ermenistan'da yaptığı açıklamada "kapalı sınırlar konusunun, Türkiye'nin AB üyeliği için gerekli önkoşullardan biri olabileceğini" söyleyerek ülkemiz bölününceye kadar yeni tavizlerin arkasının geleceğini ima etmiştir.
Milletimiz, Bağımsız Türkiye özlemini her geçen gün daha çok yaşamaktadır. Milletimize layık olduğu onurlu bir yaşam sağlayacak, devletimizin bekasını temin edecek duruş ve proje sahibi tek parti BTP'dir."
Millilik hassasiyeti yok
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Kepekçi, ülkemizde ne iç, ne de dış politikada 'millilik' esası kalmadığına işaret ederek, "Milletimizin menfaatlerinden sarfı nazar edilmektedir. AB, müzakere tarihi verme adına ülkemize her türlü müdahaleyi kendinde hak olarak görmektedir. AKP hükümeti ise savaş kaybetmiş bir taraf gibi, her türlü isteğe teslimiyetle boyun eğmektedir" dedi.
Devleti yokluğa mahkum ettiler
Ülkemizin bölünme süreci yaşadığını belirten Kepekçi, açıklamasında şu görüşlere yer verdi "AB yolundaki tavizkar gidişatta, başta Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan, kabinesi ve AKP'li vekiller, iradeyi kendilerinde görseler de, esas iradenin milletimizin iradesi olduğu unutulmakta ve devletimiz hiçe sayılmaktadır. Bu gidişatın sonu, devletimizin Avrupa Birliği çöplüğünde yokluğa mahkûm etmektir."
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Kepekçi, ülkemizde ne iç, ne de dış politikada 'millilik' esası kalmadığına işaret ederek, "Milletimizin menfaatlerinden sarfı nazar edilmektedir. AB, müzakere tarihi verme adına ülkemize her türlü müdahaleyi kendinde hak olarak görmektedir. AKP hükümeti ise savaş kaybetmiş bir taraf gibi, her türlü isteğe teslimiyetle boyun eğmektedir" dedi.
Büyük tavizler
veriliyor
Kepekçi açıklamasında şu görüşleri öne çıkardı:
"AB yolundaki tavizkar gidişatta, başta Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan, kabinesi ve AKP'li vekiller, iradeyi kendilerinde görseler de, esas iradenin milletimizin iradesi olduğu unutulmakta ve devletimiz hiçe sayılmaktadır. Bu gidişatın sonu, beş bin yıllık Türk tarihini, bin yıllık İslam medeniyetini, seksen bir yıllık Cumhuriyetimizi Avrupa Birliği çöplüğünde yokluğa mahkûm etmektir.
Milletimiz ülkemizin bölünme sürecinin son noktaya geldiğini görmeye başlamıştır. AKP politikada sürekli kan kaybetmekte, anketlerde görüldüğü üzere halk desteğinden mahrum kalmaktadır. Hükümet milletin ayıkmasından korkarak, güya milletin tarafındaymış gibi davranmaya çalışmaktadır. AKP hükümeti milletle tiyatro oynamaktadır. Kamuoyu, AKP Hükümetinin ilk günden beri siyasi, kültürel, ekonomik, kısacası her sahada AB'nin ve ABD'nin taleplerini harfiyen gerçekleştirdiğini bilmektedir. Maalesef AKP iktidar olduğu ilk günden beri tercihini, milletimizin menfaatlerinden yana yapmamıştır.
Milletle oynanıyor
Milletimizle nasıl oyun oynandığı, yaşanan diplomatik skandallarla da tescillidir. Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah Gül'ün 'Irak'ta ABD ile işbirliğini kesebiliriz' açıklaması halkımıza şirin görünmek için yapılmıştır. Nitekim Sayın Gül, Amerika'da 180 derece dönüş yaparak, ABD'ye övgüler yağdırmış, Türk Amerikan stratejik ortaklığını sürdürme kararlılığını vurgulamış, Irak'taki işgal ve global zulümde ABD'ye ellerinden gelen yardımı sağladıklarını ifade etmekten çekinmemiştir. Hatta daha da ileriye giderek Irak'ta karşılıklı olarak daha fazla danışma ve işbirliğine ihtiyacımız var" demiştir.
Hükümetin yaptığı çıkışlar halkımızı yanlış bilgilendirmeye dönüktür. Nitekim zina konusunda Sayın Başbakan Verhaugen ile yaptığı görüşmelerde Verheugen bana bunun önemli olmadığını söyledi' derken, bana bir talimat verilmedi anlamında konuşabilmektedir.
AB müzakereleri için Türkiye'ye tarih verilse de, hükümetin bu kadar tavizine rağmen, AB Türkiye'yi üyeliğe kabul etmeyecektir. AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi, Ermenistan'da yaptığı açıklamada "kapalı sınırlar konusunun, Türkiye'nin AB üyeliği için gerekli önkoşullardan biri olabileceğini" söyleyerek ülkemiz bölününceye kadar yeni tavizlerin arkasının geleceğini ima etmiştir.
Milletimiz, Bağımsız Türkiye özlemini her geçen gün daha çok yaşamaktadır. Milletimize layık olduğu onurlu bir yaşam sağlayacak, devletimizin bekasını temin edecek duruş ve proje sahibi tek parti BTP'dir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.