Çok ilginç gelişmeler yaşanıyor.
İlk kez karşılaştığım böylesine bir toplumsal sosyoloji karşısında ben bile şaşkınım.
Seçimlerde mevcut düzene devam kararı veren yüzde 52'den isyan sesleri yükseliyor.
Hal böyle iken, sessiz kalan tarafın yüzde 48'lik kesim olduğunu gözlemliyoruz.
Siyasi tarihin böylesine ilginç bir olayı kaydettiğini hiç zannetmiyorum.
Bu durumun çok farklı ve beklenmedik gelişmelere evrilmeye yatkın olduğunu tespit etmek çok da zor olmasa gerek.
Yapılan bir seçimin hemen ardından ve kazanan kesimler tarafından çığlıkların yükselmeye başladığına, ilk kez tanıklık ediyoruz.
Tepkilerin yükseldiği kesim, Erdoğan'a oy veren kesim.
"Elim kırılsaydı da vermeseydim. Bu kadar zam olur mu?"
"21 yıldır Ak Parti'ye oy verdim, asla bir daha vermem"
"Zam üstüne zam. Bunu mu yapacaktın yazıklar olsun"
Daha yüzlerce çeşit eleştiri içerikli cümleyi yazmak mümkün ama artık tren kaçtıktan sonra hiç bir anlamı ve gereği de yok zannımca!
Sanki 21 yıldır Türkiye çok acayip yönetiliyor da, şimdi sorun olmuş gibi bir değerlendirmeye zaten katılmak akıllı bir insanın yapacağı iş değildir.
Sarı öküz satıldığı gün, iş bitmişti zaten!
Vatandaşımızın çok basit algı operasyonlarıyla, istenilen limana demirlenmesi bu iktidar tarafından 21 yıldır yapılmadı mı?
Neler neler yazıldı çizildi ve anlatıldı bu millete sonuç ne oldu?
Şimdi zam üstüne zammın yapılacağını bir milyon kere söyleyenlere kulaklar tıkanmadı mı?
Bu sistemle hiç bir şey yapılamayacağı ve yapılıyor muş gibi gösterileceği kaç yüz defa anlatıldı bu halka.
Yerli ve milli naraları atanların, en stratejik ve kritik bakanlığa İngiliz vatandaşı olan bir şahsı getirmesi, sizce ne kadar isabetli olmuştur?
Olmuşsa bu yanan Türkiye manzarasının nedeni ben miyim?
Tabi ki de yüzde 52'dir!
7.500 TL emekli maaşı alan bir vatandaşın, 15 bin TL kira ödemesi sizce nasıl bir mucize göstermesi ile mümkün olacaktır?
11 bin 254 TL asgari ücret alan için durum farklı mı?
Her iki maaşlı kesime bakıldığında, daha bunların evlerinin kirasını bile ödeyemediği ortadayken, nasıl hayatta kalacaklarını bilen var mı?
Varsa hadi söyleyin de ben de sizden öğreneyim!
İktidara destek olanların birçoğunun, Kılıçdaroğlu'na tamamen rezerv koydukları için bu ateşe atladıkları gerçeği, çok açık bir şekilde ortaya çıkmış oluyor.
Bugün yaşananların vebali, Erdoğan kadar Kılıçdaroğlu'na yazılmalıdır.
Kılıçdaroğlu'nun aday olması halinde, Erdoğan'ın banko kazanacağını daha seçimlerin gündeme gelmediği 2022 tarihinde yazmıştım.
CHP'de oligark bir kesim, adeta Erdoğan ile işbirliği halindedir.
Erdoğan'ın sürekli iktidarda kalması ve devamı için, ısrar ve inatla Kılıçdaroğlu'nun arkasında durmak gibi bir misyonları var adeta!
Bu kesimin hedefinde Erdoğan değil, İmamoğlu vardır!
Bu proje Amerikan derin devleti ile bizdeki NATO'cu kanadın ortak yürüttüğü bir mühendislik çalışmasıdır.
İYİ Parti ise bu operasyonu gördüğü halde, son anda sesi kısık bir şekilde masaya oturmak zorunda bırakılmıştır.
Neyse bu kadar dedikodu yeter...
İşin özü sevgili dostlarım, her seçimde milletimiz kendi ayağına sıkmaktadır.
İnşallah kafasına sıkmadan ayıkır diyelim!
- Dünyanın sahibi Türklerdir / 30.12.2025
- Hedef, 8 milyar nüfusu 1 milyara düşürmek / 29.12.2025
- Türk ordusu teyakkuzda olmalı / 26.12.2025
- Öcalan: “Bahçeli’yi bu çizgiye ben getirdim” / 23.12.2025
- Bozkurtçu CHP’den Atlantikçi CHP’ye / 18.12.2025
- Emperyalizmin dayattığı yalan: “Hilafet makamı Meclis’te mündemiçtir” / 17.12.2025
- Atatürk’ün büyüklüğünü kabul edin / 16.12.2025
- Bu gidişe kim dur diyecek? / 15.12.2025
- Karar verildi: Ulus devlet yapımız tasfiye ediliyor! / 12.12.2025
































































































