logo
06 NİSAN 2025

Mihalgazi ve Sarıcakayalı çiftçiler

11.02.2020 00:00:00

Eskişehir'in şirin mi şirin ilçeleri "Mihalgazi ve Sarıcakaya". Aralarındaki mesafe beş kilometre civarı. İsimleri farklı ama kaderleri aynı. Gerek iklimi ve gerekse yetiştirdiği ürün çeşitleriyle Eskişehir'imizin Çukurovası unvanına sahipler.

Sakarya Nehrinin vadi boyunca hayat verdiği en mümbit topraklar. Eskişehir'den yola revan olunca Sekiören rampalarını aşıp, dar ve kıvrımlı yollardan geçip, keskin virajlar dik uçurumları geride bırakarak ulaşırsınız Sarıcakaya'ya… Sağınızda solunuzda yeşilin her tonu… Yaklaşık bir saat süren safari'yi aratmayan yolculuğun sonunda cennet bahçesine girmiş gibi derin bir vadinin kucağında bulursunuz kendinizi… Ana kucağı gibi sıcaktır. Sarar sarmalar bedeninizi.

Toprağı cömerttir. Öyle ki toprağın hiç boş kalmadığı, aklınıza gelen tüm sebze ve meyvelerin yetiştirildiği bu coğrafyanın iklimi Eskişehir'den çok farklıdır. Biz burada kışı yaşarken onlara ilkbahar mevsimi Bozaniç dağının zirvelerinden göz kırpar. Her mevsim yeşildir… Güzeldir. Mihalgazi de en az komşusu kadar sevimlidir.

Son günlerde yaşanan felaketlerle bir çığlık yankılanıyor vadinin içerisinde, "Mağduruz" diye. İklimlerin değişmesiyle görmedikleri felaketleri yaşamaya başladılar. Önce 9 Haziran 2019 Pazar günü yağan aşırı yağmurlar, sele dönüşerek önce bahçelerini sonra ise hayallerini silip süpürdü. O güzelim bahçeler sel sularının altında kaldı.

Hatırlıyorum da pazar günü olan felaket onlar için "kara pazara" dönüştü. Bağların, bahçelerin çamur havuzunu andıran görüntüsü zihnimde çakılı durmaktadır. İğdir-Kapıkaya-Beyköy yolu ulaşıma kapandı. Mağdur vatandaşlarımızın yardımına bir saat içinde ulaşıp, personelimizin canını dişine takarak gece geç saatlere kadar yolları açtığını dün gibi hatırlarım.

Sakarya nehrine bağlanan cılız dereler kabına sığmamış, menfezler dolmuş taşmış, selin getirdiği malzemeler tarım arazilerinin üzerine yorgan gibi örtmüştü. Hasar/zarar büyüktü…

Başını iki elinin arasına alıp çaresizce manzarayı nemli gözlerle seyreden; eli nasırlı, yorgun yürekli analar, bacılar soluk gözlerle çalışmaları takip etmişlerdi. Emekleri heba olmuştu. Tek teselli can kaybı olmamasıydı o tarihte. Allah beterinden korusun.

Ürünlerini sele kaptıran sakinlerin zararları yetkililerle tespit edilmesine rağmen aylar sonra bir kuruş destek almadıklarını öğrenince içim bir tuhaf oldu. Üzüldüm. Aylar sonra yine bir yol çalışması için gittiğimde biraz da merakla yanıma yaklaşan çiftçilere sordum. "Selin verdiği zararınız karşılandı mı? 

Gözlerini dalgın dalgın önce bana sonra vadiye doğru çevirip başlarını iki yana sallayarak "Hayır" dediler. Yüzlerinde umutsuz, bakışlarında çaresizlik hakimdi. İçten içe öfkeli bir huzursuzluğun derinleşen izleriyle sözlerini sürdürdüler: "Kredi çekerek borcumuzu ödüyoruz, tohum, gübre alacak gücümüz yok." 

Hepsinin bakışlarında saklanamaz bir keder düşüncelerinde düş kırıklığı olduğu yüzlerinden belliydi.

Şimdi aynı çiftçilerimiz 5 Şubat 2020 tarihinde bir felaket daha yaşadı.

Kasırgaya dönüşen rüzgar, önüne ne çıkmışsa yerle bir etmiş. Çiftçilerin dişinden tırnağından artırarak daha iyi ürün elde etmek için örtülü tarım faaliyeti yaptıkları "seralar" kuvvetli rüzgarla darmadağın olmuş. Hasar Haziran ayındaki gibi büyüktü.

Yapılan incelemede Mihalgazi ve Sarıcakaya ilçelerinde yaklaşık 200'e yakın seranın kullanılamaz hale geldiğini tespit etmiş görevliler.

Bu günlerde yerel basın konunun üzerine gitse de sonuç değişir mi değişmez mi bilinmiyor.

Her gün iğneden ipliye gelen zamlarla alım gücü dibe vurmuş, "çocuklarım aç, cebimde ekmek param yok" diye kendini hükümet konağının önünde yakan Hataylı babanın dramı içimizi yakarken, çiftçilerin zararı şimdi ne olacak diye herkes birbirine sorup duruyor.

Mihalgazi ve Sarıcakaya'dan yükselen feryadı duyan yok. Merakla kendilerine uzanacak bir el bekliyor yöre insanı. Haziranda yaşadıkları felaketin acısını/yarasını henüz saramadan "şimdi ne yapacağız" diye kara kara düşünmeye başladılar.

Yardım beklerken yetkililerden aldıkları cevap karşılığında hayal kırıklığına uğramışlar.

Afet yardımı alabilmeleri için rüzgarın saatteki hızının 50 km değil 70 km olması gerekiyormuş. Şaka gibi…

Seralar yerle bir olmuş yetkililer rüzgârın hızını hesaplamayla meşguller. İnanılır gibi değil.

Aradan yedi ay geçmeden ikinci kez sarsılan bu çilekeş insanlara devletimiz yardım elini uzatılmalıdır. Hiç değilse tohum, fide, gübre vb. desteği verilmelidir ki, bu insanlar geçimini sağlasınlar. Sigorta pirim borcunu ödeyebilsinler.

Kim ne derse desin, inancımızda ve kültürümüzde devlet en zor anında vatandaşına Baba'dır. Dolayısıyla babanın görevi bellidir. Bugün değilse ne zaman?

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Hüseyin Turhan / diğer yazıları
Türkiye genelinde hava soğuyacak
Nisanda kışa geri döndük
Yeniden seçildi
Geçerli tüm oyları aldı
Bir nesil felç olabilir
İsrail terörüne bir de böyle bakın
Avrupalılar silahlanma yarışı istemiyor
Roma'da on binlerce kişi toplandı
ABD halkı sokaklara döküldü
Trump ve Musk karşıtı protestolar yapılıyor
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırıları sürüyor
13 Filistinli katledildi
Bilanço ağırlaşıyor
8 günde 72 kişi hayatını kaybetti
Sakarya'da kanlı gece
Komşu kavgası: 5 ölü, 5 yaralı
BYD'nin dev araç gemisi Türkiye'ye ulaştı
Tek seferde 7 bin otomobil getiriyor
Ara tatil bitiyor
Yarın ders zili çalacak
Türk tarımı da 'YAŞ'a' takıldı
TZOB Başkanı Bayraktar tarımdaki gerçeği açıkladı
Samsun'da feci kaza
iki araç çarpıştı: 5 ölü
Trump ve Federal Reserve
Ekonomik politikalar üzerine çatışma
ABD'nin 50 eyaletinde yüz binler Trump’a karşı sokağa çıktı
‘Bizim adımıza dünyada düşmanlar ediniyor’
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
Türkiye genelinde hava soğuyacak
Nisanda kışa geri döndük
Yeniden seçildi
Geçerli tüm oyları aldı
Bir nesil felç olabilir
İsrail terörüne bir de böyle bakın
Avrupalılar silahlanma yarışı istemiyor
Roma'da on binlerce kişi toplandı
ABD halkı sokaklara döküldü
Trump ve Musk karşıtı protestolar yapılıyor
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırıları sürüyor
13 Filistinli katledildi
Bilanço ağırlaşıyor
8 günde 72 kişi hayatını kaybetti
Sakarya'da kanlı gece
Komşu kavgası: 5 ölü, 5 yaralı
BYD'nin dev araç gemisi Türkiye'ye ulaştı
Tek seferde 7 bin otomobil getiriyor
Ara tatil bitiyor
Yarın ders zili çalacak
Türk tarımı da 'YAŞ'a' takıldı
TZOB Başkanı Bayraktar tarımdaki gerçeği açıkladı
Samsun'da feci kaza
iki araç çarpıştı: 5 ölü
Trump ve Federal Reserve
Ekonomik politikalar üzerine çatışma
ABD'nin 50 eyaletinde yüz binler Trump’a karşı sokağa çıktı
‘Bizim adımıza dünyada düşmanlar ediniyor’
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.