Meveddet ayeti
“De ki: Ben peygamberliğimi tebliğime karşılık sizden yakınlarıma (Ehl-i Beytim’e) sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” (Şura 23)
18.06.2023 08:44:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





"De ki: Ben peygamberliğimi tebliğime karşılık sizden yakınlarıma (Ehl-i Beytim'e) sevgiden başka bir ücret istemiyorum." (Şura 23)
Bu ayet Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin'i ve onların pak soyunu sevmek hususunda nazil olan meveddet ayetidir.
Abdullah b. Abbas'ın verdiği bilgiye göre, Peygamberimizin yakınlarını sevmeyi teşvik eden ayet (Meveddet ayeti) nâzil olduğunda bazı sahabeler, Müslümanlar tarafından itaat edilmeleri gerektiği vurgulanan söz konusu yakınlarından kimlerin kastedildiğini sordular.
Peygamberimiz bu soruya, "Onlar, Ali, Fatıma ve onların iki oğullarıdır (yani Hasan ve Hüseyin)" diye cevap verdi.
İmam Şafii, Ehl-i Beyt'i sevmenin farz olduğuna işaret ederek şu beyitleri söylemektedir:
"Ey süvari! Mina'da taşlamada dur
Duran ve hareket edenlere duyur
Seher vakti Mina'ya akınca hacılar
Fırat'ın akışı gibi bir akınla
Âl-i Muhammedi sevmek Rafizilikse eğer
Şahid olsun Rafiziliğime insanlar, cinler."
İmam Şafii daha sonra Ehl-i Beyt hakkında inen Meveddet ayetine işaret ediyor ve şöyle diyor:
"Ey Resulullah'ın Ehl-i Beyt'i! Sizin sevginiz farzdır Allah'ın indirdiği Kur'an'da da."
İbn-i Kesir, tefsirinde şöyle yazmaktadır:
"... Buharî ve başkalarının Said İbn Cübeyr'den rivayet etmiş oldukları bir açıklama anlam olarak şöyledir: Ben, sizden buna karşılık Beni akrabalarım içinde sevmenizden, onlara iyilik etmezinden başka bir ücret istemem.
Süddi'nin Ebu Deylem'den rivayetine göre o, şöyle anlatıyor; Hz. Hüseyin'in oğlu Ali, esir olarak getirilip Şam'da yüksek bir yere çıkarılmıştı.
Şamlılardan birisi kalkıp, "Sizi katleden, kökünüzü kurutan ve fitnenin iki boynuzunu kıran Allah'a hamdolsun" dedi.
Hz. Hüseyin'in oğlu Ali, "Sen, Kur'an okudun mu?" diye sordu. Adam, "Evet" diye cevapladı.
"Âl-i Hamim'i okudun mu?" sorusuna da adam, "Kur'an'ı okudum fakat Âl-i Hamim'i okumadım" diye cevap verdi.
Ali İbn Hüseyin: "De ki: Ben, sizden risaletimi tebliğe karşılık; akrabalarıma sevgiden başka bir ücret istemem" ayetini okumadın mı?" diye sordu. Adam, "Onlar siz misiniz?" dedi de, Ali İbn Hüseyin, "Evet" diye cevapladı…
Sakeleyn ve Sefine hadisleri gibi, Resulüllah'tan rivayet edilen, Sünnî ve Ehl-i Beyt kaynaklarında yer alan ve mütevatir derecesinde kabul edilen, Kur'an'ın anlaşılması, dinin temel ve ayrıntı hükümlerinin kavranması ve Kur'an hakikatlerinin açıklanması hususunda Ehl-i Beyt'e başvurulması anlamını ifade eden rivayetler üzerinde yeterince düşünüldüğü zaman, Ehl-i Beyt'i sevmenin vacip kılınmasının ve bunun risaletin ücreti olarak belirlenmesinin, ilmî bir merci kimliğine sahip olmalarından dolayı, insanları onlara doğru yöneltmenin, onlara doğru dönmelerini istemenin sebebi olduğu hususunda en küçük bir kuşku kalmaz…" (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hasan eserinden)
Bu ayet Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin'i ve onların pak soyunu sevmek hususunda nazil olan meveddet ayetidir.
Abdullah b. Abbas'ın verdiği bilgiye göre, Peygamberimizin yakınlarını sevmeyi teşvik eden ayet (Meveddet ayeti) nâzil olduğunda bazı sahabeler, Müslümanlar tarafından itaat edilmeleri gerektiği vurgulanan söz konusu yakınlarından kimlerin kastedildiğini sordular.
Peygamberimiz bu soruya, "Onlar, Ali, Fatıma ve onların iki oğullarıdır (yani Hasan ve Hüseyin)" diye cevap verdi.
İmam Şafii, Ehl-i Beyt'i sevmenin farz olduğuna işaret ederek şu beyitleri söylemektedir:
"Ey süvari! Mina'da taşlamada dur
Duran ve hareket edenlere duyur
Seher vakti Mina'ya akınca hacılar
Fırat'ın akışı gibi bir akınla
Âl-i Muhammedi sevmek Rafizilikse eğer
Şahid olsun Rafiziliğime insanlar, cinler."
İmam Şafii daha sonra Ehl-i Beyt hakkında inen Meveddet ayetine işaret ediyor ve şöyle diyor:
"Ey Resulullah'ın Ehl-i Beyt'i! Sizin sevginiz farzdır Allah'ın indirdiği Kur'an'da da."
İbn-i Kesir, tefsirinde şöyle yazmaktadır:
"... Buharî ve başkalarının Said İbn Cübeyr'den rivayet etmiş oldukları bir açıklama anlam olarak şöyledir: Ben, sizden buna karşılık Beni akrabalarım içinde sevmenizden, onlara iyilik etmezinden başka bir ücret istemem.
Süddi'nin Ebu Deylem'den rivayetine göre o, şöyle anlatıyor; Hz. Hüseyin'in oğlu Ali, esir olarak getirilip Şam'da yüksek bir yere çıkarılmıştı.
Şamlılardan birisi kalkıp, "Sizi katleden, kökünüzü kurutan ve fitnenin iki boynuzunu kıran Allah'a hamdolsun" dedi.
Hz. Hüseyin'in oğlu Ali, "Sen, Kur'an okudun mu?" diye sordu. Adam, "Evet" diye cevapladı.
"Âl-i Hamim'i okudun mu?" sorusuna da adam, "Kur'an'ı okudum fakat Âl-i Hamim'i okumadım" diye cevap verdi.
Ali İbn Hüseyin: "De ki: Ben, sizden risaletimi tebliğe karşılık; akrabalarıma sevgiden başka bir ücret istemem" ayetini okumadın mı?" diye sordu. Adam, "Onlar siz misiniz?" dedi de, Ali İbn Hüseyin, "Evet" diye cevapladı…
Sakeleyn ve Sefine hadisleri gibi, Resulüllah'tan rivayet edilen, Sünnî ve Ehl-i Beyt kaynaklarında yer alan ve mütevatir derecesinde kabul edilen, Kur'an'ın anlaşılması, dinin temel ve ayrıntı hükümlerinin kavranması ve Kur'an hakikatlerinin açıklanması hususunda Ehl-i Beyt'e başvurulması anlamını ifade eden rivayetler üzerinde yeterince düşünüldüğü zaman, Ehl-i Beyt'i sevmenin vacip kılınmasının ve bunun risaletin ücreti olarak belirlenmesinin, ilmî bir merci kimliğine sahip olmalarından dolayı, insanları onlara doğru yöneltmenin, onlara doğru dönmelerini istemenin sebebi olduğu hususunda en küçük bir kuşku kalmaz…" (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hasan eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































