Merkez Bankası faizi indirirken kimden destek aldı?
Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atilla Çifter, Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 19'dan yüzde 18'e indirmesi konusunda, "Merkez Bankası'nın faiz indiriminde hem çekirdek enflasyona bakması hem de bir gün önce FED'in politika faizini sabit tutması etkili oldu. Ancak bu kararla Türkiye'nin risk primi arttı" dedi.
26.09.2021 11:25:00





AHMET TURAN YİĞİT / DETAY HABER
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 23 Eylül'de yaptığı toplantıyla politika faizinde 100 baz puanlık bir indirime giderek, politika faizini yüzde 19'dan yüzde 18'e indirdi. Açıklanan kararı değerlendiren Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atilla Çifter, politika faizindeki bu kararın eski Başkan Naci Ağbal'ın Kasım 2020'de yaptığı 475 baz puanlık artış sonrası ilk aşağı yönlü hareket olduğunu vurguladı. Çifter, "Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, bir önceki toplantıda enerji ve gıdayı dikkate almayan C grubu çekirdek enflasyonu baz alacağını açıklamış, Tüketici Fiyatları Enflasyonu (TÜFE) yüzde 19.25, Üretici Fiyatları Enflasyonu (ÜFE) yüzde 45.52 ve C grubu çekirdek enflasyon ise yüzde 16.84 olarak gerçekleşmişti. Merkez Bankası'nın faiz indiriminde hem çekirdek enflasyona bakması hem de bir gün önce ABD Merkez Bankası FED'in politika faizini sabit tutması etkili oldu" yorumunu yaptı.
İndirime erken başladı
Piyasanın faiz indirimi beklemediğini ve karar sonrası dolar/TL kurunun 8.80'i aştığına işaret eden Doç. Dr. Atilla Çifter, "ÜFE ve TÜFE arasındaki yüzde 26'yı aşan fark, TÜFE üzerinde baskı yapmaya devam ediyor. Döviz kurunda artış devam ederse kur-enflasyon geçişi de etkili olacak ve TÜFE artmaya devam edecektir. Diğer yandan Türkiye'nin 5 yıllık kredi temerrüt swapı (para takası) 400'e yakın ve risk primi hala yüksek. Bu çerçevede Merkez Bankası faiz indirimine erken başlamış görünüyor" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
























































































