Behlül Dânâ bir gün Bağdât sokaklarından köşeye çekilmiş ağlayan bir çocuk görüp yanına gitti; "Ey çocuk niçin ağlıyorsun?... Gel sana bir şeyler alayım da sen de arkadaşlarınla oyna." deyince çocuk şu cevabı verir; "Ey aklı az adam! Biz oyun için yaratılmadık".Behlül bu söze hayli şaştı; "Peki niçin yaratıldık." diye sordu. Çocuk; "Allahü teâlâyı bilmek ve O'na ibâdet etmek için" dedi. Behlül "Peki bunun öyle olduğunu nereden biliyorsun?" diye sordu. Çocuk, "Çünkü Allah böyle emretmiştir" deyince Hazreti Behlül oldukça müteessir oldu ve ağlamaya başladı. Çocuğa tekrar; "Ey evlat. Sen hakîmâne konuştun. Senin günâhın yok. Sen bir çocuksun. Nasıl oluyor da böyle düşünebiliyorsun?" diye sordu.Çocuk da; "Ey Behlül! Babamı ateş yakarken gördüm. İri odunları küçük çırpılarla tutuşturuyordu. Ben de Cehennem'in yanan küçük odunlarından olacağımdan korkuyorum." dedi. Çocuğun kim olduğunu etraftakilere sorduğunda, "Hazreti Hüseyin evlâdından bir çocuktur." dediler.Behlül de; "Ancak böyle bir ağacın meyvesi bu kadar olgun olabilir" deyip oradan ayrıldı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
































































































