Kur'an'ın bütününe inanmak, imanın sıhhati için şarttır. Bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak küfrü icap ettirir. Çünkü itiraz edilen emir ve yasaklar da Allah'tandır İslam nizamının ise kaynağı ilahidir ve vahiydir. Allah yapısı olduğundan her türlü eksiklik ve yanlışlıktan münezzehtir. Ancak bu mükemmel nizam, kamil insanların eliyle kemalatını açığa çıkartır. Bu manada nizam ve insanın kamil olma bakımından bütünlük arzetmesi zaruridir.Bu cümleden olarak Kur'an'ın bütününe inanmak, imanın sıhhati için şarttır. Bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak küfrü icap ettirir. Çünkü itiraz edilen emir ve yasaklar da Allah'tandır. Dolaysıyla, değil bir kısmından, Kur'an-ı Kerim'in bir ayetinden bile şüphe etmek veya ona inanmamak, küfrü gerektirir. Çünkü, küfür, Cenab-ı Hakk'ın iradesine başkaldırıdır.Resulü Ekrem (sav), İslam'ı herşeyi ile insana hakim kılmıştır. O, insanı asıl unsur seçmiş, insanın kalbi hayatının Hakk'a yönlendirilmesini esas almıştır. Böylece İslam ile güzelleşen insanın gezdiği yer, yaşadığı dönem, İslam'ın güzelliğine boyanmıştır. Denilebilir ki, Asr-ı Saadete ve bütün peygamberlerin dönemlerinde insanın iç tabiatının fıtrî istikamette Hakk'a yönlendirilmesi baş mesele olarak kabul edilmiştir. Ancak, bunun gerçek anlamda gerçekleşmesi için iç ve dış şartların sırat-ı müstakim doğrultusunda hazırlanması zaruridir. Sevgili Peygamberimiz (sav), bunu yapmış, İslam'ı her türlü noksanlıktan uzak, mükemmel bir ilahi emanet olarak beşeriyete tevdi etmiştir...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.