Dünya çapında merkez bankalarının 'kriz paketleri' işe yaramayınca, bu kez BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın gündeme getirdiği banknot matbaaları devreye girdi.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli tezinde dile getirdiği 'tüketimin canlandırılması ve emeğin devreye sokulması için emisyonun genişletilmesi' prensibi bir çok ülkenin merkez bankası tarafından hayata geçiriliyor. Milli Ekonomi Modeli'nin bir çok yaklaşımı da daha önce ABD'den Avustralya'ya 42 ülkede uygulamaya sokulmuştu. Bu çerçevede İngiltere 30 yıl sonra ilk kez para basımına gitme kararı aldı. Kaydi para arzında hızlanmayla birlikte piyasaya yeni banknotların sürülmesini sağlayacak yöntemler de gündemde. 1920'lerden kalma siyah beyaz ve tozlu fotoğraflarda neredeyse iki adam boyundaki adeta 'fırından yeni çıkmış' gibi görünen destelerce banknot, o dönemde 1929 Büyük Buhranı'ndan toparlanmaya çalışan ekonomilerin çareyi para basmakta bulmasıyla piyasaya sürülmüştü.
Şimdi ise küresel ekonominin kurmayları krizden çıkabilmek için 'olmaz' denilene, yani para basımına hiç olmadığı kadar yaklaştı. 2007'nin yazından beri küresel kriz silahşörü merkez bankalarının almadıkları önlem kalmadı. ABD'den Avrupa'ya, Japonya'dan Asya'ya kadar piyasalara trilyonlarca dolar para enjekte edildi, dev bankalar devlet bütçesi ile kurtarıldı, ticari bankalara merkez bankalarından borçlanmaları için yeni programlar oluşturuldu, bu da yetmedi talebi canlandırmak için yine milyarlarca dolarlık harcama teşvik planları oluşturuldu. Ancak alınan hiç bir önlem ekonomilerin 1929'lardan bu yanaki en sert çakılmalarını yaşamasına ya da piyasalarda güven ortamının oluşmasına yardımcı olamadı. Hal böyle olunca Japonya, İngiltere ve İsviçre'de merkez bankaları 'açıktan' sessiz sedasız para basma adımını gündeme getirmeye başladı.
İngiltere para basacakÇarşamba günü İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) yaptığı atak ise para basma dönemi için başlangıç vuruşu kabul edilebilir. Yüzde 1 seviyesine kadar çektiği faizlerinde daha fazla kıpırdayamayan BoE, çarşamba günü hükümetten para basmak için onay aldığını açıkladı. Zaten bir süredir uzmanlar da merkez bankasına 'artık para basmaya başla' çağrısı yapıp duruyordu. Sadece İngiltere değil Japonya, ABD, İsviçre ve Güney Kore'de de para basılması gündemde. Bu ay BoJ'un da para basmasının zamanının geldiği yönünde tavsiyeler artmaya başladı.
Para basımı kaçınılmazBoğaziçi Üniversitesi Ekonomi Profesörü Burak Saltoğlu, "Şu sıralar dünya çapında enflasyon beklentileri düşükken para basımına gidilmesi kaçınılmaz olabilir" dedi. "Dünya ekonomileri iki aşamalı bir plan yaptı, enflasyon ve kamu borcu yükü şu an ikinci planda. İlk aşamada ekonomiyi toparlamak var" diyen Saltoğlu, bunun para basımını kaçınılmaz kıldığını belirtti. Saltoğlu, IMF ile anlaşmanın para basımını engelleyeceğini söyledi.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli tezinde dile getirdiği 'tüketimin canlandırılması ve emeğin devreye sokulması için emisyonun genişletilmesi' prensibi bir çok ülkenin merkez bankası tarafından hayata geçiriliyor. Milli Ekonomi Modeli'nin bir çok yaklaşımı da daha önce ABD'den Avustralya'ya 42 ülkede uygulamaya sokulmuştu. Bu çerçevede İngiltere 30 yıl sonra ilk kez para basımına gitme kararı aldı. Kaydi para arzında hızlanmayla birlikte piyasaya yeni banknotların sürülmesini sağlayacak yöntemler de gündemde. 1920'lerden kalma siyah beyaz ve tozlu fotoğraflarda neredeyse iki adam boyundaki adeta 'fırından yeni çıkmış' gibi görünen destelerce banknot, o dönemde 1929 Büyük Buhranı'ndan toparlanmaya çalışan ekonomilerin çareyi para basmakta bulmasıyla piyasaya sürülmüştü.
Şimdi ise küresel ekonominin kurmayları krizden çıkabilmek için 'olmaz' denilene, yani para basımına hiç olmadığı kadar yaklaştı. 2007'nin yazından beri küresel kriz silahşörü merkez bankalarının almadıkları önlem kalmadı. ABD'den Avrupa'ya, Japonya'dan Asya'ya kadar piyasalara trilyonlarca dolar para enjekte edildi, dev bankalar devlet bütçesi ile kurtarıldı, ticari bankalara merkez bankalarından borçlanmaları için yeni programlar oluşturuldu, bu da yetmedi talebi canlandırmak için yine milyarlarca dolarlık harcama teşvik planları oluşturuldu. Ancak alınan hiç bir önlem ekonomilerin 1929'lardan bu yanaki en sert çakılmalarını yaşamasına ya da piyasalarda güven ortamının oluşmasına yardımcı olamadı. Hal böyle olunca Japonya, İngiltere ve İsviçre'de merkez bankaları 'açıktan' sessiz sedasız para basma adımını gündeme getirmeye başladı.
İngiltere para basacakÇarşamba günü İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) yaptığı atak ise para basma dönemi için başlangıç vuruşu kabul edilebilir. Yüzde 1 seviyesine kadar çektiği faizlerinde daha fazla kıpırdayamayan BoE, çarşamba günü hükümetten para basmak için onay aldığını açıkladı. Zaten bir süredir uzmanlar da merkez bankasına 'artık para basmaya başla' çağrısı yapıp duruyordu. Sadece İngiltere değil Japonya, ABD, İsviçre ve Güney Kore'de de para basılması gündemde. Bu ay BoJ'un da para basmasının zamanının geldiği yönünde tavsiyeler artmaya başladı.
Para basımı kaçınılmazBoğaziçi Üniversitesi Ekonomi Profesörü Burak Saltoğlu, "Şu sıralar dünya çapında enflasyon beklentileri düşükken para basımına gidilmesi kaçınılmaz olabilir" dedi. "Dünya ekonomileri iki aşamalı bir plan yaptı, enflasyon ve kamu borcu yükü şu an ikinci planda. İlk aşamada ekonomiyi toparlamak var" diyen Saltoğlu, bunun para basımını kaçınılmaz kıldığını belirtti. Saltoğlu, IMF ile anlaşmanın para basımını engelleyeceğini söyledi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.