Kriz Hazar Bölgesi'ne ulaşmadı
HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı Dr. Efgan Niftiyev, birçok gelişmiş ülkede ekonomik kriz yaşanırken Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan'ın bulunduğu Hazar bölgesi ülkelerinde büyüme trendinin devam ettiğini belirtti
28.02.2013 00:00:00
YENİ
MESAJ / İSTANBUL
Hazar bölgesinde geçtiğimiz ay yaşanan
önemli gelişmelerin Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) uzmanlarınca analiz
edildiği “Hazar Strateji Enstitüsü Aylık Gündem Raporu” yayınlandı. Rapor,
Hocalı katliamının yıldönümünde, HASEN uzmanlarının katıldığı bir basın
toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıda HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı Dr.
Efgan Niftiyev, HASEN Ekonomi ve Kalkınma Araştırmaları Merkezi Uzmanı Dr.
Cemil Ertem, HASEN Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Uzmanı Dr. Mitat
Çelikpala, HASEN Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi
Uzmanı Dr. Bekir Günay birer konuşma yaptı.
HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı
Dr. Efgan Niftiyev, birçok gelişmiş ülkede ekonomik kriz yaşanırken Hazar
bölgesi ülkelerinde büyüme trendinin devam ettiğini belirtti. Niftiyev, şunları
söyledi: “Hazar bölgesindeki ülkelerde, daha çok petrol ve enerji ağırlıklı
ekonomiler söz konusu olsa da diğer sektörlerin de ön plana çıktığını
görüyoruz. Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerde petrol sektöründe yüzde 6’ya
yakın bir daralma söz konusu iken, petrol dışı sektörlerin yüzde 11 civarında
büyümeye geçtiklerini gözlemliyoruz. Bu durum bölgedeki sürdürülebilir kalkınma
için çok önemli bir gelişme. Aynı zamanda bilişim teknolojileri alanında da
bölge ülkelerinin yatırımlarının arttığını görüyoruz. Örneğin Azerbaycan 7
Şubat tarihinde uzaya ilk uydusunu fırlattı. Öte yandan, Rusya’da başkanlık
seçimleri sonrası Avrasya Birliği’nin kurulmasına yönelik çalışmalar
yapılmakta. Bu da çok dikkatle takip etmemiz gereken gelişmelerden birisi.”
Bölgedeki projelerin hayata
geçirilmesinin Hazar’daki güvenlik sorunlarının çözülmesine bağlı olduğunu
kaydeden Niftiyev, istikrarı tehdit eden unsurlar ortadan kaldırılmazsa
bölgenin gelişmesinin de duracağını ifade etti.
Bölgede
refahı engelleyen unsurlar var
Niftiyev, “Osetya, Abhazya, Karabağ
sorunları bölge ülkelerine refahın yayılmasında çok büyük engel teşkil etmekte.
Karabağ sorunu konusunda 20 yıla yakındır sürdürülen barış görüşmelerinin durma
noktasına geldiğini görmekteyiz. Minsk Grubu üçlüsünde görev alan ülkelerin
üzerine büyük iş düşüyor. Bazı ülkelerin Ermenistan’ın silahlanmasına destek
vermesi ister istemez barış müzakerelerinin tıkanmasına yol açıyor.
Sarkisyan’ın seçimi tekrar kazanmasıyla birlikte Ermenistan’ın Karabağ
konusundaki tutumunda değişiklik olmayacağını görmekteyiz” dedi.
HASEN Ekonomi ve Kalkınma Araştırma
Merkezi Uzmanı Dr. Cemil Ertem de Hazar bölgesinin Türkiye açısından önemini
ele aldı ve Türkiye’de cari açığın en önemli nedeninin enerji ithalatı olduğuna
dikkat çekti. Ertem, “Türkiye’nin en önemli yapısal sorunlarından biri cari
açıktır. Türkiye geçen sene 77 milyar dolar cari açık vermişti. Bu sene
yaklaşık 50 milyar dolarlık bir cari açık verdi. Buna karşılık 60 milyar dolar
civarında bir brüt enerji ithalatımız var. Türkiye, enerjiyi Hazar bölgesi ve
Ortadoğu’dan alıp Avrupa içlerine taşıyan bir merkez olduğu zaman bu cari açık
problemini önemli ölçüde halledecek. Şimdiye kadar savaşla yoğrulan bu bölge barış
toprakları olabilir. Avrupa’nın, Ortadoğu’nun ve ön Asya’nın çehresi
değişebilir. TANAP projesinin gerçekleşmesi hayati önemde. Bu gerçekleştiği
zaman yeni bir döneme adım atmış olacağız” diye konuştu.
HASEN Siyaset Bilimi ve Uluslararası
İlişkiler Araştırma Merkezi Uzmanı Dr. Bekir Günay da “Bütün dünya kendini
21’inci yüzyıla hazırlıyor. Bu hazırlanışta yeni güç alanları oluşuyor. Güç
alanları petrolle olduğu gibi değişik siyasi, tarihi ve kültürel dokularla da
şekillenmeye başlıyor. Hazar da bunlara aday coğrafyalardan bir tanesi” dedi.
MESAJ / İSTANBUL
Hazar bölgesinde geçtiğimiz ay yaşanan
önemli gelişmelerin Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) uzmanlarınca analiz
edildiği “Hazar Strateji Enstitüsü Aylık Gündem Raporu” yayınlandı. Rapor,
Hocalı katliamının yıldönümünde, HASEN uzmanlarının katıldığı bir basın
toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıda HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı Dr.
Efgan Niftiyev, HASEN Ekonomi ve Kalkınma Araştırmaları Merkezi Uzmanı Dr.
Cemil Ertem, HASEN Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Uzmanı Dr. Mitat
Çelikpala, HASEN Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Araştırma Merkezi
Uzmanı Dr. Bekir Günay birer konuşma yaptı.
HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Başkanı
Dr. Efgan Niftiyev, birçok gelişmiş ülkede ekonomik kriz yaşanırken Hazar
bölgesi ülkelerinde büyüme trendinin devam ettiğini belirtti. Niftiyev, şunları
söyledi: “Hazar bölgesindeki ülkelerde, daha çok petrol ve enerji ağırlıklı
ekonomiler söz konusu olsa da diğer sektörlerin de ön plana çıktığını
görüyoruz. Azerbaycan ve Kazakistan gibi ülkelerde petrol sektöründe yüzde 6’ya
yakın bir daralma söz konusu iken, petrol dışı sektörlerin yüzde 11 civarında
büyümeye geçtiklerini gözlemliyoruz. Bu durum bölgedeki sürdürülebilir kalkınma
için çok önemli bir gelişme. Aynı zamanda bilişim teknolojileri alanında da
bölge ülkelerinin yatırımlarının arttığını görüyoruz. Örneğin Azerbaycan 7
Şubat tarihinde uzaya ilk uydusunu fırlattı. Öte yandan, Rusya’da başkanlık
seçimleri sonrası Avrasya Birliği’nin kurulmasına yönelik çalışmalar
yapılmakta. Bu da çok dikkatle takip etmemiz gereken gelişmelerden birisi.”
Bölgedeki projelerin hayata
geçirilmesinin Hazar’daki güvenlik sorunlarının çözülmesine bağlı olduğunu
kaydeden Niftiyev, istikrarı tehdit eden unsurlar ortadan kaldırılmazsa
bölgenin gelişmesinin de duracağını ifade etti.
Bölgede
refahı engelleyen unsurlar var
Niftiyev, “Osetya, Abhazya, Karabağ
sorunları bölge ülkelerine refahın yayılmasında çok büyük engel teşkil etmekte.
Karabağ sorunu konusunda 20 yıla yakındır sürdürülen barış görüşmelerinin durma
noktasına geldiğini görmekteyiz. Minsk Grubu üçlüsünde görev alan ülkelerin
üzerine büyük iş düşüyor. Bazı ülkelerin Ermenistan’ın silahlanmasına destek
vermesi ister istemez barış müzakerelerinin tıkanmasına yol açıyor.
Sarkisyan’ın seçimi tekrar kazanmasıyla birlikte Ermenistan’ın Karabağ
konusundaki tutumunda değişiklik olmayacağını görmekteyiz” dedi.
HASEN Ekonomi ve Kalkınma Araştırma
Merkezi Uzmanı Dr. Cemil Ertem de Hazar bölgesinin Türkiye açısından önemini
ele aldı ve Türkiye’de cari açığın en önemli nedeninin enerji ithalatı olduğuna
dikkat çekti. Ertem, “Türkiye’nin en önemli yapısal sorunlarından biri cari
açıktır. Türkiye geçen sene 77 milyar dolar cari açık vermişti. Bu sene
yaklaşık 50 milyar dolarlık bir cari açık verdi. Buna karşılık 60 milyar dolar
civarında bir brüt enerji ithalatımız var. Türkiye, enerjiyi Hazar bölgesi ve
Ortadoğu’dan alıp Avrupa içlerine taşıyan bir merkez olduğu zaman bu cari açık
problemini önemli ölçüde halledecek. Şimdiye kadar savaşla yoğrulan bu bölge barış
toprakları olabilir. Avrupa’nın, Ortadoğu’nun ve ön Asya’nın çehresi
değişebilir. TANAP projesinin gerçekleşmesi hayati önemde. Bu gerçekleştiği
zaman yeni bir döneme adım atmış olacağız” diye konuştu.
HASEN Siyaset Bilimi ve Uluslararası
İlişkiler Araştırma Merkezi Uzmanı Dr. Bekir Günay da “Bütün dünya kendini
21’inci yüzyıla hazırlıyor. Bu hazırlanışta yeni güç alanları oluşuyor. Güç
alanları petrolle olduğu gibi değişik siyasi, tarihi ve kültürel dokularla da
şekillenmeye başlıyor. Hazar da bunlara aday coğrafyalardan bir tanesi” dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.