logo
06 NİSAN 2025

KKTC'nin ipi çekiliyor

25.06.2005 00:00:00


BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, AB'nin Ankara'ya gönderdiği Gümrük Birliği Protokolünü Türkiye'nin imzalamasının, belirtilenlerin aksine Kıbrıs Rum Kesimini tanımak, tüm Kıbrıs'ın hükümeti olduğunu kabul etmek ve KKTC'yi idam sehpasına götürmek anlamına geleceğini söyledi.

*PKK belasıPKK'yı başımıza bela eden ABD'dir. Çekiç Güç ile beraber o bölgede taa baştan beri ABD bu işin temelini atmıştır. Sen, gidiyorsun, ona, "Bunun önüne geç" diyorsun. Adam onunla seni vuruyor. Planı, programı, projesi onunla beraber hayata geçecek. Şayet biz siyasi olarak bunu göremiyorsak o koltukta oturmak bize haram olur. Yani orada o gücü, o hareketi başlatan da, bu noktaya taşıyan da ABD'dir. Onunla demek baştan beri hesabı var.

*KKTC idam sehpasındaGümrük Birliği Ek Protokolü'nun imzalanması Rum Kıbrıs devletinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından onaylanması demektir. KKTC'nin de Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından yokluğunun kabul edilmesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bunu takip eden zaman içerisinde adayı resmen terk edeceğinin işareti demektir. Siyasiler, bunun Rum devletini kabul etmek manasına gelmez, diyorlar. Madem bu manaya gelmez ise niye imzalıyorsun?

  BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Haftanın Sohbeti"nin bugünkü bölümünde, ABD'nin, Irak'taki PKK unsurlarına karşı niye harekete geçmediğini, geçmesinin de mümkün olmadığını PKK'yı başımıza ABD'nin bela ettiği tespitiyle bir kez daha dikkatlere sunarken, büyüme konusunda Türk insanının gözünün boyanmasına devam edildiği uyarısında bulunuyor. Prof. Dr. Haydar Baş, en son Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde meydana gelen olayla birlikte ülke gündemine tekrar oturan türban konusunda AKP iktidarının samimi davranmadığını belirtiyor.  n Hükümet, başta Kandil dağı olmak üzere Kuzey Irak'ta bulunan PKK'nın ABD tarafından bertaraf edileceğini söyledi. Bu medyaya yansıdı. Fakat tam tersi, terörün Anadolu'nun içlerine kadar artmaya başladığını görüyoruz. Her gün bir kaç Mehmetçiğin şehit edilmeye başladığını görüyoruz. En son, Başbakan, ABD'ye bunun sözünü alacağını söyleyerek gitti. Ama bırakın sözünü almayı geçenlerde Avrupa ülkeleri büyükelçileri verilen bir yemekte PKK ile mücadeleyi durdurun, PKK'ya yol verin, dediler. Prof. Dr. Haydar Baş- Federasyon kuruldu ya diğer ayağına da müsaade edin, diyorlar. Lafın tamamı deliye söylenir dedik ya bunun için söyledik. "Biz federasyonu orada kurduk. Bir ayağı da sizin orasıdır. Lütfen bunun önünü açın" diyorlar. PKK'yı başımıza bela eden ABD'dirÇekiç Güç ile beraber o bölgede taa baştan beri ABD bu işin temelini atmıştır. Biz yeni değil, 1980'li yıllardan bu yana, "Bu gücün burada ne işi var? Ne yapar?" diye sorduk. Bakıyorsun Çekiç Güç orada birtakım olayların, anarşinin merkezi. Eğer bunlar güvenliği temin etmek için burada ise anarşinin burada olmaması lazım. Bakıyoruz tamamen tersi oluyor. Dolayısıyla o bölgede bahsettiğiniz gücü, PKK'yı, milletin başına besleyip bela eden ABD'dir. Sen, gidiyorsun, ona, "Bunun önüne geç" diyorsun. Adam onunla seni vuruyor. Planı, programı, projesi onunla beraber hayata geçecek. Şayet biz siyasi olarak bunu göremiyorsak o koltukta oturmak bize haram olur. Millet adına bunu bugüne kadar göremediysek bundan sonra hiç bir şey göremeyiz. Yani orada o gücü, o hareketi başlatan da, bu noktaya taşıyan da ABD'dir. Onunla demek baştan beri hesabı var. Bir eylemi hayata geçirecek. Bu eylemi başlattı ve devam ettiriyor. Bir bütünü tamamlamak için bu tarafı hazırlama cihetinde devamlı adımlarını atıyor. Hiç bir zaman önüne geçmez. Geçmesi de mümkün değildir. ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesinin ayaklarından bir tanesi de orada kurulacak olan Kürt Federasyonunun dört dörtlük olarak hayata geçmesidir. Bunu çok iyi görelim. ABD kesinlikle orada federasyonun aleyhinde bir adım atmaz. Bunu böyle bilmiş olalım.n Bu hususta yıllar öncesi Çekiç Güç ile ilgili olarak yaptığınız tespiti dönemin hiç bir siyasisi görememişti. Bir önceki Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu Paşa da bunu söyleyerek hiç bir hükümetin Çekiç Güç'ün ne olduğunu göremediğini ifade etmişti. Prof. Dr. Haydar Baş- Evet, sayın Hüseyin Paşa bunu ifade buyurdular. n Sizin yıllar önce yaptığınız tespitin doğruluğu en üst ağızdan seslendirildi.Prof. Dr. Haydar Baş-  O gün aslında bu mevzuyu gören çok siyasi de vardı. Bendeniz bunu konferanslarımda ifade ediyordum. Konferanslardan sonra mesela bazı partilerin il başkanları geliyor, "Biz de yanı şeyi görüyoruz. Ama niçin bu siyaset bu kararı veriyor" diyorlardı. Her yıl yeni yeni kararlarla uzatılıyordu. Biz de bunu eleştiriyorduk. Bu gücün burada kalması Türkiye'nin aleyhinde birtakım güçlerin odaklanması manasına geldiğini hatta PKK'lıları ABD uçak ve helikopterlerinden atılan silah ve erzaklarla destekliyor olduklarını hatırlatıyorduk. O zaman bize gelen siyasiler de bunu söylüyor, bize katılıyorlardı.KKTC idam sehpasından Hocam, Kıbrıs'ta da çık sıcak gelişmeler yaşanıyor. 17 Aralık süreci ile birlikte bir metne imza attık. Güney Kıbrıs Rum kesimini adanın tamamını temsil eden bir devlet olarak tanıyacağımızı belirttik. Protokol şu anda hazırlandı. Önümüze gelecek. Dışişleri Sözcüsü Namık Tan da açıkladı. Dışişleri Bakana Abdullah Gül de açıkladı. Metin gelir gelmez, Bakanlar Kurulunda hemen imzalanacak. Böyle bir metnin imzalanması KKTC açısından ne getirir, Türkiye açısından ne götürür?Prof. Dr. Haydar Baş- Böyle bir metnin hazırlanması Rum Kıbrıs devletinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından onaylanması demektir. KKTC'nin de Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından yokluğunun kabul edilmesi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bunu takip eden zaman içerisinde adayı resmen terk edeceğinin işareti demektir. Bunu farklı bir şekilde okumak hiç mümkün değildir. Şimdi siyaseti takip ediyoruz. Güney Kıbrıs Rum devletini kabul etmek manasına gelmez, diyorlar. Madem bu manaya gelmez ise niye imzalıyorsun? Adam sana bunu niçin imzalatıyor? Gümrük Birliğine Güney Kıbrıs da dahil olsun diye niye sana bunu imzalatıyor? Senin imzanın madem ki böyle bir ehemmiyeti yoktur imzasız da bunu yapabilir. Yapamayacağına göre senin bunu kabulün güneyde kurulan Rum devletini kabul etmek manasına gelir ki zaten orada kabul edilen bir tek devlet var. İki tane yok. Adanın tamamını temsil eden tek devlet olduğu kabul ediliyor. O da Rum devleti olmuş olacak. Siz onu kabul ettiğiniz zaman KKTC'yi kendi ellerinizle idam sehpasına çekiyorsunuz, çektiniz demektir. Bunun hiç bir farklı izahı olamaz. Bu, bundan başka manaya da gelmez.n Siz, "Kıbrıs anavatandır" diyorsunuz. "Kıbrıs yavru vatan değil, vatandır. Türkiye'nin ulusal güvenliğinin en önemli parçasıdır" şeklinde açıklamalarınız var. Bu açıdan bakıldığında, bu kabul Türkiye açısından ne getirir, götürür?Prof. Dr. Haydar Baş- Tabii biz hükümet olarak bugüne kadar bu konuları düşünmüş, Kuzey Kıbrıs elimizden çıkarsa başımıza ne tip belalar gelir şeklinde muhasebe etmiş değiliz gözüküyor. Ama bu da bence geçerli değildir. Kuzey Kıbrıs Devletinin ilgası, orada farklı bir gücün hayata geçmesi Türkiye'nin bir kontrol mekanizmasıyla tamamen kontrol altına alınması manasına gelir. Zaten iddialara göre ABD orada bir üs kurma hazırlığı içerisinde. Siz Akdeniz bölgesinin, Egenin Türk hakimiyetinden çıktıktan sonra varın geleceğini düşünün. Eğer asker kafası ile düşünürsek geleceğimiz ciddi manada rizikodadır, diyorum. Onun için Kıbrıs bizim vatanımızdır. Orası olmazsa Ege ve Akdeniz'in olacağı ihtimaline ben asla inanmıyorum. Bu sadece benim kanaatim değil. Aklı başında insanlarla yapılan sohbetlerde herkes aynı düşünceyi paylaşıyor.n Hocam, 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. O dönemde Mustafa Kemal Atatürk yıkıcı faaliyet yapan bütün vakıfların hepsini kaldırdı. Diğer taraftan Bursa'da Amerikan Kız Kolejinde üç öğrenci hıristiyan oldu diye 29 Ocak 1928'de Bakanlar Kurulunu topladı ve okulu kapattı. Bu hassasiyeti gösterdi. Bunlar, bağımsızlığın temellerine dinamit koyan unsurladır diye hepsini kaldırdı. Türkiye'de ne değişti ki AKP hükümeti geldi, bütün bu yıkıcı yabancı vakıfların önündeki bütün engelleri kaldırdı? Prof. Dr. Haydar Baş-  Türkiye'de değişen hiç bir şey yok. Eğer siyasetçiler "biz değiştik" diyerek yola çıktıysa başka bir şeye değişen açısından bakmamak lazım. Yani değişen siyasettir. Milletin gözü boyanıyorn Muhterem Hocam, 2004 yılında % 9,9 oranında büyüdüğümüz iddia ediliyor. Altı ay sonra IMF danışmanlarından bir yetkili esasen Türkiye'nin büyümemiş olabileceğini söyledi. Bir taraftan 145 900 esnaf kepenk kapattı. Siz bu büyüme 6 ay önce açıklandığı zaman çok net ifadeleriniz var. 6 ay sonra yine bu büyüme konuşuluyor. Yine "büyüdük" deniliyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?Prof. Dr. Haydar Baş- Hiç unutmam, YTL'ye geçileceği zaman  büyük bir devrim olarak sunulmuştu. Ne imiş devrim? "Türk Lirasının önünden altı sıfırı attık. Ekonomiye şöyle bir rahatlık gelecek" denmişti. Buna gülmemek mümkün değildir. Ama televizyonları açıyoruz, gazeteleri okuyoruz, bunun propagandası yapılıyor. Tamam kardeşim de senin Yeni TL alacağın ekmeğe bir fazla ekmek mi getirdi? Yok. O halde bunun neresi yenilik? İnsanlar o kadar gaflette ki onun bu gafletinden istifade ile aynı şeyi ısıtıp ısıtıp insanların önüne taşıyorlar. Nerede büyüme oldu? Senin cebine maaş olarak giren bir kuruş fazla var mı? İşçinin, memurun, tarım kesiminin cebine giren var mı?n Azalma var.Prof. Dr. Haydar Baş- Soruyorum. Hiç kimsenin cebine bir kuruş fazla girdi mi? Peki, Türkiye'de büyüme olacak da bu büyüme nereye yansır? Ekonomide paranın piyasaya girmesine yansır. Esnaf bir iş yapıyordu, şimdi bu işi yüzde 100, yüzde 30 katladı mı? Böyle bir ticaret piyasası var mı? Yok. Adam, "akşam oldu siftah edemedim" diyor. O halde bütün bunlar tiyatro. Büyüme diye bir şey yok. Borçla beraber sen ülkeyi yöneteceksin. Senin getirin aldığın borçların faizini ödemiyor. Hesap ortada. Türkiye'nin şu anda 380 milyar dolar iç ve dış borcu var. 380 milyar dolara 2004 yılında verdikleri faiz tutarı tam 120 katrilyon. 2004 yılında Türkiye'nin topladığı vergiler 90 katrilyon. Yani biz zarardayız. Bizim akarımız aldığımız borçların faizini ödemiyor. Peki sen ne ile hangi büyümeden bahsediyorsun. Bütçede yatırıma kaç para tahsis ettin, bana gösterebilir misin? Büyüme yatırımla olur. Bütçede göstermediğim yatırımı "yaptım" diyorsun. Çocuk mu kandırıyorsun? "Bizim altı ay sonramız, bir sene sonramız daha iyi olacak" deniliyor. Körün aradığı iki göz bir ela biri boz. Güzel de yapılacak olan yatırım bütçede görünmesi lazım. Göster bakayım bana bütçede bu var mı? Yok. Peki nerede bu büyüme? Televizyon ekranlarında, gazete sütunlarında. Bunlar milleti aldatmak, milletin gözünü boyamaktan başka bir şey değildir. Onun için insanımız bu yalanları duyduğu zaman nefretle "hayır" demesi ve korkutması lazım. Tabii şimdi bakıyor ki hiç kimse kendisine tepki koymuyor. Artık demokratik hakkımızı kullanıp tepkimizi ortaya koymamız lazım. Kişi başına milli gelir 6 bin dolarmış. Bir evde eğer beş nüfus varsa 30 bin dolar eder. Adam günde 30 kuruş kazanmıyor, 30 bin dolardan bahsediyorsun. Kuru 1,300'den hesap ederseniz 30 bin dolar, 39-40 milyar ediyor. Bırak 40 milyarı hangi vatandaşın evine 4 milyar para giriyor. Bu kadar yalan, bu kadar afaki konuşma olmaz. Büyüme diye  bir şey yok. Büyüme olmuş olsa evvela büyüme iş dünyasında mutlaka kendini gösterir. Basit bir misal verelim. Ev yaparken inşaat sektörü bir iş yapıyor mu? Elbette yapıyor. Çünkü demir alıyorsun, çimento, menteşe alıyorsun. Pencere, cam siparişi veriyorsun. Vs. vs. İnşaat sektöründe büyüdük derken yüzlerce insan iş yapıyor demektir. İnşaat sektöründe böyle bir şey var mı? Yok. Tarım sektöründe, denizcilikte, sanayide var mı? Yok. Peki nerede bu büyüme? Böyle bir şey yok. Bunlar laf ü güzaftır. Milletin gözünü boyamaktır. Olacaksa, önce bütçeye bunu koyacaksın, biz de bunu okuyacağız. Onun adına burada avukatlık yapacağız. "Helal olsun sana. Sen gerçekleri gördün, gündeme taşıdın" diyeceğiz. Hiç merak etmesinler. Eğer bunu yaparlarsa biz bunu da söyleriz. Ama bugüne kadar böyle bir şey olmadı. Bu ekonomi yoluyla olması da mümkün değildir. n
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Trump ve Federal Reserve
Ekonomik politikalar üzerine çatışma
ABD'nin 50 eyaletinde yüz binler Trump’a karşı sokağa çıktı
‘Bizim adımıza dünyada düşmanlar ediniyor’
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
Trump ve Federal Reserve
Ekonomik politikalar üzerine çatışma
ABD'nin 50 eyaletinde yüz binler Trump’a karşı sokağa çıktı
‘Bizim adımıza dünyada düşmanlar ediniyor’
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.