Osmanlı döneminde İstanbul'da yaşamış evliyanın en meşhurlarından biri de Üftâde hazretleridir. İlim ve irfan sahibi olup aynı zamanda kerametleriyle de tanınan Üftâde hazretleri bir gün talebeleriyle kıra gider... Bir pınar başında oturup sohbete başladılar. Vakit ilerlemişti. Talebelerin bâzıları acıktıklarından;"Hocamız müsâade etse de bir yemek yesek." diye gönüllerinden geçirdiler. Onların bu düşüncelerini anlayan Üftâde; "Yâ Rabbî! Bu talebelerime bir sini yemek ihsân eyle!" diyerek içinden duâ etti. O anda ortaya, getireni görünmeyen bir sini yemek kondu. Üftâde, talebelerine;"Haydi evlâtlarım, yemeklerimizi yiyelim." buyurdu. Besmele çekilerek yemek yendikten sonra, sini âniden kayboldu. İleri gelen talebelerinden Kemâl Dede; "Sini, suyun içine girdi!" diyerek sininin peşinden suya girmeye başladı. Üftâde; "Suyun içine sakın girme!" diyene kadar, Kemâl Dede suyun içinde eli kılıçlı iki kişinin kendisine doğru hücûm ettiğini gördü. Hızla sudan çıkarak hocasının yanına koştu. Hâdiseyi görenler şaşırıp kaldılar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.





























































































