Kısmet olmayanı kim verebilir?
Ey hırs yüzünden rüsva olan! Yeryüzünde yaşayanlar bir araya gelse sana kısmet olmayanı veremezler. Hangi yiğit kısmetinde olmayanı sana takdir edebilir?
10.04.2012 00:00:00
Hak Teâlâ sevdiği kulların safiyetini arttırmak için onları ufak yollu imtihan eder. Bu sebeple o kullar ebedî bir çekinme ayağı üstünde dururlar. En çok korktukları şey, hâllerinin kötülüğe çevrilmesi ve iyi olmayan hâlin gelmesidir. Bir emniyet duygusu gelince üzülürler, çünkü hemen nefisleri ile çekişme yoluna koyulurlar. Nefsi, yaptığı işlerin her zerresinden hesaba çekerler. Hak o kulları öz varlığına yerleştirdiği an uçarlar. Verdiği zenginlik kadar ihtiyaç beyan ederler. Korkuları, dışta ne kadar yok görünürse görünsün, yine de korkarlar. Hattâ, daha çok korkuya alışıktırlar. Şayet onlara bir sükûn hâli gelecek olsa, yerlerinde ne kadar sağlam kalacakları belli olursa olsun, yine de korku onlarda esastır. Hak onlara ne kadar verse, yine de “Yeter!” demez, durmadan almak isterler.
***
Her gülüşleri bir ağlamanın eseridir. Herkes onları ferah görür, ama onlar ferahı buldukça içinde üzüntüyü ararlar. Hak'tan gayri her şeyin değişmekte olduğunu bildikleri için korkar ve sonlarını düşünürler. Son demlerinin imansız geçmesi korkusu, onlara en büyük korkuyu verir. Bu olmayacak iş değildir. Bunu onlar da bilir. Hak Teâlâ dilediğini yapar, yaptığı işten O'nu kimse sorguya çekemez, ama kendileri daima mesuliyet altındadır.
***
Ey gafil, senin hâlin nicedir? Her an isyan bayrağı çeker, Hakk'a muhalefet edersin. Sonra da her hâlinin emniyette olduğunu söylersin. Bu ne iştir? Yakında ümitlerin boşa çıkacak, emin hâlini korku sarmış bulacaksın. Bu genişlik hâlin de kalmayacak, darlık olacak. Sağlığına güvendiğin için de bir garip hastalığa tutulacaksın. İzzetin kaybolacak ve zillet gelecek. Tahtın çökecek, yüksekten alaşağı edileceksin ve zenginliğin elden gidecek, fakir olacaksın.
Sana şunu anlatmak isterim: Bilmelisin ki, dünyada Allah'ın azabından emin olduğun kadar öbür âlemde korku bulacaksın. Bu âlemde ondan çekinip hata işlemediğin kadar orada emniyet hâli bulacaksın.
Lâkin sizler hiç bir şey değilsiniz. Dünyanın kötü denizinde yüzmektesiniz. Gaflet uykusunun en alt köşesinde kalmaktasınız. Şüphe yok ki, yaşamanız vasat bir insan yaşayışı değildir. Hayvanî bir yaşama hâline benzer. Yemek, içmek, kadın almak ve uyumaktan başka bir şey bildiğiniz yok. Hakiki kalp sahipleri yanında hâliniz aşikârdır.
Hırsla dünyaya sarılmanız, rızkınızı uygunsuz yollardan aramanız, sizi Hak yoldan perdeledi, O'nun kapısını göremez etti.
Ey hırs yüzünden rüsva olan! Neden böylesin? Yeryüzünde yaşayanlar bir araya gelse sana kısmet olmayanı veremezler. Hangi yiğit kısmetinde olmayanı sana takdir edebilir? Hırsı içinden at, kısmetinde olan şey için hırs atına binme. Kısmetinde varsa hırsın boş, yoksa yine boş. Aklı başında olan, elinden gideceği mukadder olan şeyi niçin zorla kapmayı düşünsün? Ve nasıl olursa olsun elinden çıkacak şey için uzun boylu yorulman neye yarar ki? (Fethu'r Rabbani / Abdülkadir Geylani)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.