logo
05 ŞUBAT 2026

Kilis'te dikkat çeken toplantı!

Kilis’te İcmal Gençlik Derneği tarafından düzenlenen ‘Kaybolan Değerlerimiz’ konulu seminerde konuşan Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, “Çocuklarımızı İcmal gençliğinin bir parçası yapmaya çalışalım. Nerde bir İcmal genci var o karanlıkta bir aydınlıktır” dedi

05.10.2019 00:00:00
Kilis'te dikkat çeken toplantı!
Kilis'te dikkat çeken toplantı!
İcmal Gençlik Derneği Kilis Şubesi tarafından Kilis Öğretmenevi Konferans Salonunda düzenlenen "Kaybolan Değerlerimiz" konulu seminerde toplumda meydana gelen ahlaki ve kültürel çöküntüye dikkat çekildi.

Geniş bir katılımla tertip edilen seminere konuşmacı olarak Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcıları Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu, Özel Meltem Hastanesi Baş Hekimi Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Araştırmacı-yazar Dr. Abdullah Terzi, Araştırmacı-yazar Avukat Zühtü Kazancı ve Gazeteci-yazar Abdulkadir Uğur Kepekçi katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından seminerin açılış konuşmasını İcmal Gençlik Derneği Kilis Şube Başkanı Selim Baytürkmen yaptı.



Daha sonra kürsüye gelen İcmal Gençlik Derneği Genel Başkanı İbrahim Fatih Ekici, gençlerin içine düştükleri sorun ve çıkmazların düzgün bir yaklaşım ile çözülebileceğini ifade ederek, "İnsanı merkeze koyan bir anlayışla hareket etmeli, madden ve manen toplumun, özellikle de gençlerimizin ihtiyaçlarını karşılamalıyız. Kendisi ile barışık, toplum ile barışık, Rabbi ile barışık insanlar yetiştirmek hepimizin vazifesidir" diye konuştu. 

BTP Kilis İl Başkanı Alaiddin Özkar ise gençleri milli ve manevi değerleri ile buluşturmayı kendine görev edinen İcmal Gençlik Derneğini kutlayarak, bugünün en büyük sıkıntılarından biri olan milli ve manevi değerlerin topluma tekrar kazandırılmasının gereğine işaret etti.

Değerlerimiz gelecek nesillere aktarılmalı

Seminer konuşmacılarından gazeteci-yazar Abdulkadir Uğur Kepekçi, toplumda bir huzursuzluğun hâkim olduğuna vurgu yaparak, "Ne oldu da bugüne geldik? Neleri kaybettik? İnsanlarda bir huzursuzluk var. Bu programın bu isim altında düzenlenmesi çok manidardır. Gerek dini gerek toplumsal olsun, kaybolan değerlerimiz gelecek nesillere aktarılmalıdır. Türk milleti, bu değerlerine sımsıkı sarılmış bir millettir. Kaybolan değerlerin ne olduğunu anlamamız gerekiyor. Halka mal olmuş atasözleri bu bağlamda bir yol göstericidir. Bir milletin kültürü atasözleridir" dedi.

Kadın cinayeti işlenmeyen bir gün yok

Avukat Zühtü Kazancı ise konuşmasında kadın cinayetlerinde artışa dikkat çekti. Son 18 yılda cinsel istismar suçlarının 100 bin rakamına ulaştığını hatırlatan Kazancı, şöyle konuştu: "100 bin civarında cinsel istismar suçu işlenmiş, bunun 40 bini çocuklara karşı işlenmiş. Cezalar artmasına rağmen bu tür suçlar giderek artıyor. Artık kadın cinayeti işlenmeyen bir gün yok. Kadın ailenin temeli değil midir? 3 senede 1600 kadın cinayeti işlenmiş. Türkiye nüfusu 18 yılda yüzde 26 artmış, suç oranı yüzde 400 artmış. 18 yaş altı 500 bin çocuk anne oldu. Bunun 25 bini 15 yaş altı. Bunlar adliyeye intikal edenler. Biz her türlü değerimizi kaybettik. Kaybetmediğimiz bir değerimiz kalmadı. Eskiden biri bir yanlış yaptığı zaman kınanırdı. Bu iktidar, din adına ortaya çıktı. Ahlaken çok ciddi bir gelişme olması lazım normalde. Ahlaki değerlerimizi koruyacaksak eğer, suça giden yolları tıkamanız gerekir. Prof. Dr. Haydar Baş'ın vatandaşlık maaşı işte bu önlemlerin başında geliyor. Geçimi sorunsuz olan insanın birçok problemi kendiliğinden kaybolur. Haydar Baş beyin öncülüğünü ettiği fikir ve düşünceleri insanımıza anlatmak ve onları ikaz etmemiz zaruridir."

Nerde bir İcmal genci var, o karanlıkta bir aydınlıktır



Seminerde söz alan Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu ise, son 40 yılda Türk toplumunun çok ciddi bir dönüşüme tabii tutulduğunu ifade ederek, "Bu hem toplumsal hem de teknolojik bir dönüşüm. Nüfusunun yüzde 70'i kırsalda yaşayan bir toplum, hızla kentsel yaşama döndü. Türkiye'de 35 milyon insan kırsalda yaşarken şimdi bu rakam 7.7 milyona geriledi. Kente göç hızlanınca bu insanlar yalnız kaldı. Eşinizin dostunuzun olduğu yerde yanlışa el uzatmak zordur. Yanlışı hazmettirmek mubah kültürü ile daha kolaylaştırıldı. Bu topluma yavaş yavaş işlendi. Sözüm ona muhafazakâr kesim çıktı biz onları iktidar ettik. Bugün aynı ahlaksızlıklar televizyonlardan akmaya devam ediyor mu etmiyor mu? Bunlara bakan kızımız, gencimiz etkileniyor, hicap duygusunun yerle bir edildiği bir durumdayız. En büyük kayıp ahlaksızlığın kabul edilebilir oluşudur. Geçmişte, "Ben ceketimi bile satmaya razıyım" diyerek bir televizyon kuran Prof. Dr. Haydar Baş, bunların karşısına bir alternatif koydu. Ceketini satma pahasına Türkiye'de 5 televizyon kurdu. Sizler çocuklarınızı İcmal gençliğinin bir parçası yapmaya çalışın. Nerde bir İcmal genci var o karanlıkta bir aydınlıktır" dedi.

Topluma hangi gözle bakıyorsun?

"Kaybolan Değerlerimiz" konulu seminerde konuşan isimlerden biri de Doç. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi'ydi. Herkesin rantın ve kazancın peşinde olduğunu hatırlatan Kepekçi, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Filmlerle dizilerle değerlerimize ciddi saldırılar yapılıyor. Bunlar çok bilinçli eylemlerdir. Bizi topla tüfekle alt edemeyen güçler, bizi bu yolla bitirmeye çalışıyorlar. Sayın Prof. Dr. Haydar Baş, her sorunun çözümünü önceden görmüş ve bunların çözümlerini üretmiştir. Milli Ekonomi Modeli, sosyal devlet milli devlet bu sorunların çözümüdür. Herkes iş ararken, bizi yönetenler insanımıza istihdam sağlayamıyor. Neden? Bunu yapabilmeniz için herkesi kendi anneniz, gençleri kızınız ve oğlunuz gibi görmeniz lazım! İşte Haydar Baş böyle baktığı için topluma, çözümleri ortaya koyuyor. Ama sen bu sese kulak vermezsen ona yüzde 1 oy verirsen iş ve işçi bulma kurumlarında kuyruk olursun."

'Yalanla payidar olunmaz'

Programda BTP Genel Başkan Yardımcısı Bilal Karamus da kısa bir selamlama konuşması yaptı. Toplumda sıradan bir hale gelen yalancılık konusunda vurgu yapan Bilal Karamus, yalanla asla payidar olunmayacağını belirterek, "FETÖ belası ile gençliğin kafası karıştırıldı. O günlerde eğer Prof. Dr. Haydar Baş'ın uyarıları dikkate alınsa idi, 15 Temmuz gibi kötü bir olay yaşanmazdı" dedi.

Tasavvufi terbiyeye şiddetle ihtiyacımız var

Seminerin son konuşmasını BTP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Abdullah Terzi yaptı. Toplumun geldiği noktayı verdiği örneklerle ortaya koyan Dr. Abdullah Terzi, şunları söyledi: "Örnekler vereceğim bunları biraz düşünün: Ankara'da bir aile hekimine iki lise talebesi geliyor. Gebelik testi istiyorlar. Bir hafta sonra bir öğrenci daha aynı test için geliyor. Konya'da bir kız çocuğu karın ağrısı ile doktora geliyor hamile olduğu ortaya çıkıyor. Ankara'da bir din kültürü hocası ah bu Kuran dersini kilisede yapabilsek diyor. Uyuşturucu bizim çok uzağımızda değil. Milletlerle savaşmanın yeni yöntemi gençleri uyuşturucu bağımlısı yapmaktır. Çocuklarınıza çok dikkat edin. Sayın Haydar Baş, gençlere gusül abdestini öğretmeyi vazife olarak verdi. Çünkü dini kurumlar dini anlatmıyor. Bir tek Haydar Baş, Fetullah'a karşı durdu. Herkes kıskanıyorsunuz diyordu. O zaman FETÖ, 'Muhammed Resulüllah'ı kabul etmeyenler de cennetliktir' dedi. İşte o gün bu düşüncelerle yetişen çocuklardan oluşan genç toplum ateist olanlardır, cünüp gezenlerdir. Helal ile haramı karıştırdık. Toplumu yeniden kendine getirip; onlara Allah'ın kulu Resul'ün ümmeti olduğunu hatırlatmak zorundayız. Bizlere çok büyük vazife düşüyor. İnsanı dizginleyen imandır, ahlaktır yani tasavvuftur. Tasavvufi terbiyeye şiddetle ihtiyacımız var."

SELİM BAYTÜRKMEN / KİLİS



Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı

Siyasetçi Emin Şirin, "bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi" dedi 

05.02.2026 00:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Siyasetçi Emin Şirin, "Sayın Özgür Özel ve bugünkü CHP bu sürecin tam bir parçası ve katiyen bu rolün dışına çıkma temayülü içinde değil. Bizler şu görüşü savunduk. dedik ki, "Bugünkü meclisin hukuken bu konuları tartışma hakkı olsa da siyaseten bu hakkı yoktur. Zira bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi. Şimdi bu çerçevede bir seçim yenilenmeden ve bu seçim yenilendikten sonra birçok yeni partiler yeni güçleriyle bu mecliste yer almadan bu konuların tartışılmaması lazım. Çünkü bu Türkiye'nin önümüzdeki 50 senesini etkileyebilecek seviyedeki çok büyük tartışmalar, çok büyük konular. Onun için CHP'nin ne yapması lazımdı? Erken seçimi zorlaması lazımdı" şeklinde konuştu.

Siyasetçi Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet

6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı yaklaşırken, Ali Can’dan toplumsal hafızaya ve ortak vicdana seslenen güçlü bir çağrı geldi. Yapılan önerilerde, anma gününün yalnızca bir tarih değil; ortak bir yas ve yüzleşme anına dönüşmesi gerektiği vurgulandı

05.02.2026 00:12:00
Haber Merkezi
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Depremin Üçüncü Yılında Vicdana Davet
Felaketin Saatinde Ortak Sessizlik
Depremin yaşandığı 04.17.35'te, 6 Şubat 2026 Cuma günü Türkiye genelinde eş zamanlı bir duruş çağrısı yapıldı. O dakikalarda hayatın durması, seslerin susması ve kayıpların hatırlanması istendi.
Sessiz Yas Alanları
Depremden etkilenen illerde açık alanlarda kurulacak sembolik yas kürsüleri ile vatandaşların kayıplarını anması, duygularını sessizlikle paylaşması ve dayanışmayı görünür kılması amaçlanıyor.
Eğlenceye Ara
6 Şubat günü müzikli ve eğlence içerikli etkinliklerin durdurulması çağrısında bulunulurken, yasla eğlencenin yan yana gelemeyeceği vurgulandı.
Enkaz Altındaki Bekleyişi Hissetmek
Anma günü için sembolik olarak uyumamak, yemek yememek ve su içmemek gibi ritüeller önerildi. Bu yaklaşımın, enkaz altında yaşam mücadelesi verenlerin çaresizliğine toplumsal bir yakınlık kurmayı hedeflediği belirtildi.

Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu

Balıkesir'de içme ve kullanma suyu temininde büyük öneme sahip olan Gönen-Yenice ve İkizcetepeler barajlarındaki su doluluk oranları, etkili olan kar ve sağanak yağışlarla birlikte artış göstermeye devam ediyor

04.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 04.02.2026 17:55:32
İHA
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Bölgede yaşanan yoğun yağışlar sonrası yapılan ölçümlerde, Gönen Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90,22, İkizcetepeler Barajı'nda ise yüzde 16,77 olarak kaydedildi. Özellikle Balıkesir il merkezini besleyen barajlardaki artış, su kaynakları açısından umut verici olarak değerlendirildi.

Etkili sağanak yağışların ardından Gönen-Yenice Barajı'nın doluluk oranı kısa sürede yüzde 100 seviyesine ulaştı. Baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel risklerin önüne geçilmesi amacıyla kontrollü su salımı gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz aylarda yaşanan kuraklık nedeniyle su seviyesi yüzde 7'lere kadar gerileyen İkizcetepeler Barajı'nda ise son yağışlarla birlikte belirgin bir yükseliş yaşandı. Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) tarafından paylaşılan verilere göre, Devlet Su İşleri (DSİ) ölçümleri sonucunda barajdaki doluluk oranı kritik seviyelerin üzerine çıkarak yüzde 16,77 seviyesine ulaştı.



Yetkililer, Balıkesir il merkezinde etkili olan sağanak yağışlar ile birlikte kırsal mahallelerde görülen yoğun kar yağışlarının barajlardaki su seviyesinin yükselmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Zaman zaman il merkezinde su kesintilerine kadar varan sürecin, artan yağışlarla birlikte geçici de olsa rahatlama sağladığı belirtilirken, önümüzdeki bahar aylarında beklenen yağışlarla su doluluk oranlarının daha da artması öngörülüyor.

Gönen Barajı'ndaki yükselen su seviyesi, bölgedeki tarım kesimini de sevindirdi. Özellikle çeltik üreticileri, yaz sezonu öncesinde barajın doluluk oranının artmasını olumlu karşıladı. Yağışların, ekim döneminde yaşanabilecek su sıkıntılarını bir nebze olsun azaltacağı ifade edildi.



Yetkililerden alınan bilgilere göre, Gönen Baraj Gölü ile birlikte Kumköy Regülatörü'ne gelen su da kontrollü şekilde tahliye ediliyor. Ilıcaoba altı Gönen Barajı regülatöründe bulunan 6 kapaktan 5'inin açıldığı, suyun kontrollü olarak bırakıldığı bildirildi.

Öte yandan, artan su seviyesi nedeniyle Gönen Çayı taştı. Gönen merkezde çay çevresinde bulunan bazı bahçeler sular altında kalırken, taşkın riski bulunan dere yatakları ve alçak kesimler için belediye ve ilgili kurumlar tarafından uyarılar yapıldı.

Yetkililer, özellikle kırsal alanlarda ve dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurgularken, su baskını ve taşkın riskine karşı gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Kontrollü su salımının, baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel büyük taşkınların önlenmesi amacıyla sürdürüleceği belirtildi.

İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı

İzmir'de jandarma ekiplerince tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen 'zimmet' ve 'nitelikli dolandırıcılık' operasyonunda, 38 milyon 500 bin TL'lik yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü gözaltına alındı

04.02.2026 17:49:00
İHA
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
İzmir'de 38 milyonluk kooperatif vurgunu: 13 gözaltı
Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik soruşturma başlattı. 'Zimmet', 'güveni kötüye kullanma' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları kapsamında yürütülen çalışma neticesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri incelendi.

Yapılan incelemelerde, 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL'lik kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı tespit edildi. Elde edilen delillerin ardından harekete geçen jandarma ekipleri, bugün saat 07.00'de İzmir'in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın'ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyon kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13'ü yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin Kiraz İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti

İstanbul Sarıyer'de lüks bir sitede bulunan binanın 30'uncu katından düşen 12 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi

04.02.2026 14:07:00
İhlas Haber Ajansı
30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti
30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti
Olay, 1 Şubat Pazar günü saat 23.00 sıralarında Ayazağa Mahallesi'nde bulunan Ağaoğlu My Home Maslak'ta meydana geldi. İddialara göre, Fikret Ömer Akıncı (12), akşam saatlerinde yaşadığı binanın 30'uncu katındaki dairede balkona çıktı.

Akıncı, henüz bilinmeyen bir nedenle balkondan aşağıya düştü. Yere düşen çocuğu gören vatandaşlar durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Fikret Ömer Akıncı'nın hayatını kaybettiğini belirledi. Evde bulunan anne, çocuğunun evin mutfak bölümündeki balkondan sarktığını ve düştüğünü, herhangi bir hastalığının bulunmadığını ve psikolojik ilaç kullanmadığını ifade etti.

Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Akıncı'nın cansız bedeni, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.