Kıbrıslı Türklere vahşi ayrımcılık uygulanıyor
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Boğaziçi Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, "Bu çağda bile Kıbrıslı Türklere karşı hala böyle vahşi bir ayrımcılık sürdürülüyor. Bu çağda her türlü insanlık dışı ambargo ve kısıtlama nasıl kabul edilebilir? 1963'ten bu yana devam eden bu adaletsizliği sizlere sunmak istedim. Şu anda çok ciddi bir adaletsizlikle yüz yüzeyiz" dedi.
10.11.2022 15:40:00





RECEP BAHAR / İSTANBUL
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İstanbul'da Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından bu yıl 13. kez düzenlenen Boğaziçi Zirvesi'nin açılışında İngilizce yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta iki halk arasında yürütülen müzakerelerin neredeyse 60 yıldır devam ettiğine işaret ederek, "Ancak bu görüşmelerden hala sonuç elde edilemedi. Zira iki farklı ulusun aynı ada üzerinde hayatını sürdürdüğü gerçeği ortada. Her ikisinin de kendilerine ait bölgeleri ve devleti var. Yani ortada bir ada, iki ayrı egemen devlet mevcut. Bu, Kıbrıs adasının inkâr edilemez gerçeğidir" ifadelerini kullandı.
KKTC 'var olmamalı' denilen ülke!
Resmen 'var olmadığı' savunulan ya da 'var olmamalı' denilen bir ülkeden geldiğine işaret eden Ertuğruloğlu, mensubu olmaktan onur duyduğu halkın kimliğinin yok sayıldığını, temsil ettiği halkının kısıtlamalara, ambargolara ve tecride maruz bırakıldığını vurguladı. Kıbrıslı Türklere ve KKTC'ye yönelik ayrımcılığın 1963'ten bugüne kadar devam ettiğini, Türkiye Cumhuriyeti dışındaki bütün ülkelerin bu ayrımcılığa taraf olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, şöyle konuştu: "Bu çağda bile Kıbrıslı Türklere karşı hala böyle vahşi bir ayrımcılık sürdürülüyor. Sanki biz etnik bir azınlıkmışız gibi görülüyor. Bu çağda her türlü insanlık dışı ambargo ve kısıtlama nasıl kabul edilebilir? 1963'ten bu yana devam eden bu adaletsizliği sizlere sunmak istedim. Şu anda çok ciddi bir adaletsizlikle yüz yüzeyiz. Bu durum KKTC halkının ayrımcılığa uğraması ve Doğu Akdeniz'de kaosa ve belirsizliklere yol açmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmiyor."
Süper güçler çarpışıyor
UİP Onursal Başkanı Talal Abu-Ghazaleh ise çağdaş dünyanın ihtilafların, savaşların, doğal afetlerin, ekonomik krizlerin şaşırtıcı şekilde şiddetlendiği; aşırılık, şiddet ve kaosun yayıldığı bir dönemden geçtiğine işaret ederek, "Şu anda dünyayı kimin kontrol edeceğine dair iki süper güç, ABD ve Çin arasında bir mücadele yaşanıyor. ABD, dünya üzerindeki hakimiyetini korumaya çalışıyor. Ancak Çin de yeni dünya düzeninin merkezinde yer almak istiyor. Bir dünya düzenine ihtiyacımız var. Şu anda dünyada bir düzen yok. Hem ABD hem de Çin ile birlikte hareket edeceği yeni bir dünya düzenine ihtiyacımız var" dedi. Abu-Ghazaleh, üçüncü dünya savaşının yaşanabileceğine işaret ederek, "Ben bu savaşı görmek isterim. Bunu savaşı sevdiğimden değil bundan sonrası için bir düzen olması gerektiğini düşünüyorum. Savaş olmadan bir dünya düzeni olmayacaktır. Ancak savaş sonrası iki güç bir masada oturabilecektir diye düşünüyorum" diye konuştu.
UİP Onur Kurulu Başkanı Rona Yırcalı ise zirvenin bu yıl "Büyük Dönüşüm: Küresel Değişimin İtici Güçleri" ana temasıyla düzenlendiğine işaret ederek, "Eskiden çok daha uzun süren dönüşümler artık çok kısa zamanda yaşanmaya başladı. İnsan ırkı bu dönüşüme de ayak uydurmaya yönelecek. Bu büyük dönüşüme ayak uydurma kabiliyetine sahibiz" şeklinde konuştu.

UİP Kurucusu Cengiz Özgencil de zirvenin bu yıl 13'üncüsünün düzenlendiğini belirterek,"13 yıldır 90 ülkeden sayısız fikir insanının farklı konulara dair görüşlerini Boğaziçi Zirvesi çatısı altında paylaşmalarına ve iş birliği kurmalarına vesile olmanın yanında, fikirler üzerine kurulan dostlukların ne kadar değerli olduğunu bu yıl belki de tüm zamanlardan daha iyi anladık" dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.