Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitim Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sağır, ilk ve orta öğretim kurumlarında sınavlarda test yöntemine alıştırılan öğrencilerin üniversite eğitiminde güçlükler yaşadığını belirterek, "Klasik yöntemle yaptığımız sınavlarda, öğrencilerin büyük çoğunluğunun, Türkçe dilinin temel kurallarına, anlatım, imla ve dil kültürüne sahip olmadığını görüyoruz" dedi. Yazmadan, konuşmadan olmazYazmayan, konuşmayan ve üretmeyen öğrencilerin dil yeteneklerini geliştirmesinin mümkün olmadığına işaret eden Prof. Dr. Sağır, son yıllarda öğrencilerin edindiği bilgiyi, yazılı olarak aktarma yeteneğinin kaybolmasında test yönteminin büyük etkisi olduğuna dikkati çekti. Test sisteminin yanlışı ve doğruyu göstermeyi amaçladığını, ancak bu yanlışın ve doğrunun gerekçesini sorgulamadığını ifade eden Sağır, şunları kaydetti: "Öğrencilerimizin çoğunluğunun sınav kağıtlarında kullandığı dil, imla, anlatım ve Türkçe dil kültürü bakımından değerlendirildiğinde, durumun hiç de içaçıcı olmadığı ortaya çıkıyor. Üniversite öğrencilerinin, bilgiyi yazılı olarak aktarma gücü, her geçen yıl biraz daha zayıflıyor. Bunun nedeni, eğitimimizde test yönteminin giderek yaygınlaşmasıdır. Oysa düşünmek, düşündüğünü ve edindiği bilgiyi söz ve yazıyla imla ve noktalama kurallarına uyarak, güzel anlatımla aktarmak, bir alışkanlık ve kazanım işidir. Test sisteminde ise bunu kazanmak imkansızdır. Sınavlarda test sisteminin kullanımın yaygınlaşmasının ardından, üniversite sınavlarını kazanan öğrenciler arasında pratik zekası olanların sayısı artarken, düşünen, öğrendiğinisözlü ve yazılı olarak doğru bir şekilde aktaran öğrenci sayısında da düşüş yaşanmaktadır." Klasik yönteme dönmek şartProf. Dr. Sağır, eğitim kurumlarında sınavlarda test sistemi yerine klasik yöntemin kullanılması gerektiğini vurguladı. Klasik yöntemle yapılan sınavlar sayesinde öğrencilerin düşünmeye, öğrendiği dil bilgisi kurallarını uygulamaya teşvik edileceğinin altını çizerek şöyle devam etti: "İnsanın kendisini tanımasında, kullandığı dili doğru olarak öğrenmesinde ve gelecek kuşaklara tanıtmasında, yazılı kültürün yadsınamaz bir önemi söz konusudur. Bu nedenle toplum olarak yazı diline önem vermeliyiz. Eğitim kurumlarında yapılan sınavlarda yaygınlaşan test yerine yalnızca doğu ve yanlışı sorgulamayan, doğrunun niçin doğru ve yanlışın neden yanlış olduğunu sorgulayan klasik sisteme yeniden dönülmelidir. Klasik yöntemle sınav yapan öğretmenler de öğrencilerin yazılı kağıtlarını yalnızca verilen cevapların doğruluğunu değil, öğrencinin yaptığı imla hatalarını, yanlış dil kullanımlarını belirleyerek öğrenciyi uyarmalıdır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.