Fırat Üniversitesi (FÜ) Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şahin Hanelçi, Elazığ'ın Keban İlçesi'ndeki altın rezervinin Bergama'dan daha fazla olduğunu belirterek, "Keban, cevherçeşidi ve rezervi bakımından Türkiye'de tektir" dedi. Hanelçi, Türkiye'deki altın rezervinin yüzde 30'nun Keban'da bulunduğunu dile getirerek, ilçedeki madenciliğin M.Ö. 6 bin yılına kadar dayandığını söyledi.
Bölgede 1987 yılında Alman ve İtalyan bilim adamlarının Arkeometri (Arkeolojik tarihsel süreç) çalışması yaptığını anlatan Hanelçi, "Keban'da saf altın rezervi 70 ton civarında. Ciddi bir çalışma yapıldığında, bu rakamın daha da fazla olduğu ortaya çıkacaktır" diye konuştu. Hanelçi, ilçedeki altın tenörünün düşüklüğüne karşın, rezervinin çok fazla olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Yapılacak çalışmalarla mevcut saf altın rezervi 3-4 kat daha artacaktır. Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde yapılmış olan madencilik çalışmalarının ocak ağzında bıraktığı, passa olarak ifade edilen atık malzemenin içerisinde ise 56 kilo altın var. İlçede, altının yanında 7bin ton gümüş ile 700 bin ton da bakır rezervi bulunmaktadır. Keban, cevher çeşidi ve rezervi bol olan ender yerlerden biridir. Bu özelliğiyle Keban örneği Türkiye'de tektir. Bergama'daki saf altın rezervi 27 ton, gümüş miktarı ise 32 tondur. Oysa Keban'da bu oranlar çok yüksek ve çeşidi boldur. Bunlarınülke ekonomisine kazandırılması halinde, altın ithalatı duracak ve ihracata geçilecektir. Altın ve gümüşün dışında bu ilçemizde bakır, molibden ve şelitin de bulunması ekonomiye yüksek değerler kazandıracaktır."
Altın işletme
tesisi kurulmalı
Yrd. Doç. Dr. Şahin Hanelçi, ilçeye altın işleme tesisinin kurulması gerektiğini belirterek, devletin buraya yatırım yapmasının zor olduğunu, ancak özel sektörün bunu gerçekleştirebileceğini söyledi. Hanelçi, "Devletin bu tür yatırımlara girmesi güç. Bergama'daki yatırımı özel sektör 70 milyon dolarla yaptı. Bu nedenle devlet bu parayı getirip, buraya bağlamaz. Ancak, özel sektör bunu çok rahat birşekilde yapar ve bölgede önemli ölçüde de istihdam yaratır" dedi.
Bölgede 1987 yılında Alman ve İtalyan bilim adamlarının Arkeometri (Arkeolojik tarihsel süreç) çalışması yaptığını anlatan Hanelçi, "Keban'da saf altın rezervi 70 ton civarında. Ciddi bir çalışma yapıldığında, bu rakamın daha da fazla olduğu ortaya çıkacaktır" diye konuştu. Hanelçi, ilçedeki altın tenörünün düşüklüğüne karşın, rezervinin çok fazla olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Yapılacak çalışmalarla mevcut saf altın rezervi 3-4 kat daha artacaktır. Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde yapılmış olan madencilik çalışmalarının ocak ağzında bıraktığı, passa olarak ifade edilen atık malzemenin içerisinde ise 56 kilo altın var. İlçede, altının yanında 7bin ton gümüş ile 700 bin ton da bakır rezervi bulunmaktadır. Keban, cevher çeşidi ve rezervi bol olan ender yerlerden biridir. Bu özelliğiyle Keban örneği Türkiye'de tektir. Bergama'daki saf altın rezervi 27 ton, gümüş miktarı ise 32 tondur. Oysa Keban'da bu oranlar çok yüksek ve çeşidi boldur. Bunlarınülke ekonomisine kazandırılması halinde, altın ithalatı duracak ve ihracata geçilecektir. Altın ve gümüşün dışında bu ilçemizde bakır, molibden ve şelitin de bulunması ekonomiye yüksek değerler kazandıracaktır."
Altın işletme
tesisi kurulmalı
Yrd. Doç. Dr. Şahin Hanelçi, ilçeye altın işleme tesisinin kurulması gerektiğini belirterek, devletin buraya yatırım yapmasının zor olduğunu, ancak özel sektörün bunu gerçekleştirebileceğini söyledi. Hanelçi, "Devletin bu tür yatırımlara girmesi güç. Bergama'daki yatırımı özel sektör 70 milyon dolarla yaptı. Bu nedenle devlet bu parayı getirip, buraya bağlamaz. Ancak, özel sektör bunu çok rahat birşekilde yapar ve bölgede önemli ölçüde de istihdam yaratır" dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.