Katar dava açıyor
Katar'ın, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'in uyguladığı abluka kararından mağdur olanlara tazminat ödenmesi için dava açmaya hazırlandığı bildirildi
11.06.2017 00:00:00
Katar hükümetine bağlı Ulusal İnsan Hakları Komitesi Başkanı Ali bin Damir el-Merri, düzenlediği basın toplantısında, Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn'in ülkelerinin hava sahasını Katar'a kapatması ve uyguladığı ablukadan etkilenen Katar ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri vatandaşlarına tazminat ödenmesini sağlamak için Uluslararası Hukuk Bürosu ile sözleşme yapılacağını duyurdu.
Merri, Uluslararası Hukuk Bürosu'nun dava açarak bu ülkelerden, ulusal mahkemeleri aracılığıyla mevcut zararların giderilmesini talep edeceğini ifade ederek bu ülkelerdeki mahkemelerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda ise uluslararası sözleşmelerde geçen 'zararın giderilmesi' ilkesi çerçevesinde uluslararası mahkemelere başvurulacağını dile getirdi.
Söz konusu kararları 'toplu cezalandırma ve uluslararası suç' olarak nitelendiren Merri, komitenin Körfez'deki krizin ardından 700 şikayet aldığını ve trajik aile sorunlarıyla karşılaşıldığını aktararak bu durumu kabullenme ve susmanın mümkün olmadığını söyledi.
Merri, Katar Ulusal İnsan Hakları Komitesi olarak Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn'deki insan hakları kuruluşlarıyla telefonla görüşerek abluka nedeniyle Katar ve bu üç ülke vatandaşlarının maruz kaldığı ihlallerin çözülmesi için bir an önce harekete geçilmesini talep ettiklerini kaydetti.
Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır ve Yemen, 5 Haziran'da Katar'la tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmuştu. Ülkelerinin hava sahasını Katar'a kapatan Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, Katarlı diplomatların 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmasını istemişti. Suudi Arabistan ayrıca Katar'ın tek kara sınırını da kapatmıştı.
Katarlıların Kabe'ye almadığı iddia edildi
Öte yandan Doha merkezli Al Sharq gazetesinin haberine göre, Suudi Arabistanlı yetkililer, Katar vatandaşlarını Mekke'deki Mescid-i Haram'a almadı. Katar'daki Ulusal İnsan Hakları Komitesi'ne iletilen şikayetler arasında, Mekke'de umre ziyaretini yapan Katar vatandaşlarının, Kabe'nin de içerisinde bulunduğu Mescid-i Haram'a girişine izin verilmediğine yer verildi.
Ulusal İnsan Hakları Komitesi Başkanı Ali bin Damir el Merri olayı, dini ritüellerin yerine getirilmesine ilişkin insan hakları anlaşmalarınca güvence altına alınan hakların açık bir ihlali şeklinde yorumladı. İslam dinindeki hac ibadetinin yerine getirildiği yer olan Mescid-i Haram'a girişlerde, Suudi Arabistanlı yetkililerin milliyet ya da mezheplere özel bir uygulamasının normalde olmadığı biliniyor.
İran harekete geçti
Bu arada Arap ülkelerinin Katar'la ilişkilerini kesmesinin ardından yaşanan krizde İran harekete geçti. Türkiye'nin Katar'a gıda yardımı göndermesinin ardından İran da Katar'a gıda malzemelerinin bulunduğu 5 uçak gönderdi. İran Havayolları Sözcüsü Shahrokh Noushabadi, konuya ilişkin açıklamasında yaklaşık 90 tonluk gıda yardımının başkent Doha'ya gönderildiğini ifade etti. Noushabadi, "Şuana kadar, meyve sebze gibi yiyeceklerin bulunduğu 5 uçak Doha'ya gönderildi.
Her bir uçak 90 ton yiyecek taşıyor. Bir diğer uçak da bugün gönderilecek" dedi. Noushabadi, Katar'dan talep olması halinde yardımların devam edeceğini sözlerine ekledi. Öte yandan, 350 tonluk gıdanın bulunduğu üç geminin de Katar'a gitmek üzere İran limanından ayrıldığı belirtildi. DIŞ HABERLER SERVİSİ
Merri, Uluslararası Hukuk Bürosu'nun dava açarak bu ülkelerden, ulusal mahkemeleri aracılığıyla mevcut zararların giderilmesini talep edeceğini ifade ederek bu ülkelerdeki mahkemelerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda ise uluslararası sözleşmelerde geçen 'zararın giderilmesi' ilkesi çerçevesinde uluslararası mahkemelere başvurulacağını dile getirdi.
Söz konusu kararları 'toplu cezalandırma ve uluslararası suç' olarak nitelendiren Merri, komitenin Körfez'deki krizin ardından 700 şikayet aldığını ve trajik aile sorunlarıyla karşılaşıldığını aktararak bu durumu kabullenme ve susmanın mümkün olmadığını söyledi.
Merri, Katar Ulusal İnsan Hakları Komitesi olarak Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn'deki insan hakları kuruluşlarıyla telefonla görüşerek abluka nedeniyle Katar ve bu üç ülke vatandaşlarının maruz kaldığı ihlallerin çözülmesi için bir an önce harekete geçilmesini talep ettiklerini kaydetti.
Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır ve Yemen, 5 Haziran'da Katar'la tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmuştu. Ülkelerinin hava sahasını Katar'a kapatan Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, Katarlı diplomatların 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmasını istemişti. Suudi Arabistan ayrıca Katar'ın tek kara sınırını da kapatmıştı.
Katarlıların Kabe'ye almadığı iddia edildi
Öte yandan Doha merkezli Al Sharq gazetesinin haberine göre, Suudi Arabistanlı yetkililer, Katar vatandaşlarını Mekke'deki Mescid-i Haram'a almadı. Katar'daki Ulusal İnsan Hakları Komitesi'ne iletilen şikayetler arasında, Mekke'de umre ziyaretini yapan Katar vatandaşlarının, Kabe'nin de içerisinde bulunduğu Mescid-i Haram'a girişine izin verilmediğine yer verildi.
Ulusal İnsan Hakları Komitesi Başkanı Ali bin Damir el Merri olayı, dini ritüellerin yerine getirilmesine ilişkin insan hakları anlaşmalarınca güvence altına alınan hakların açık bir ihlali şeklinde yorumladı. İslam dinindeki hac ibadetinin yerine getirildiği yer olan Mescid-i Haram'a girişlerde, Suudi Arabistanlı yetkililerin milliyet ya da mezheplere özel bir uygulamasının normalde olmadığı biliniyor.
İran harekete geçti
Bu arada Arap ülkelerinin Katar'la ilişkilerini kesmesinin ardından yaşanan krizde İran harekete geçti. Türkiye'nin Katar'a gıda yardımı göndermesinin ardından İran da Katar'a gıda malzemelerinin bulunduğu 5 uçak gönderdi. İran Havayolları Sözcüsü Shahrokh Noushabadi, konuya ilişkin açıklamasında yaklaşık 90 tonluk gıda yardımının başkent Doha'ya gönderildiğini ifade etti. Noushabadi, "Şuana kadar, meyve sebze gibi yiyeceklerin bulunduğu 5 uçak Doha'ya gönderildi.
Her bir uçak 90 ton yiyecek taşıyor. Bir diğer uçak da bugün gönderilecek" dedi. Noushabadi, Katar'dan talep olması halinde yardımların devam edeceğini sözlerine ekledi. Öte yandan, 350 tonluk gıdanın bulunduğu üç geminin de Katar'a gitmek üzere İran limanından ayrıldığı belirtildi. DIŞ HABERLER SERVİSİ
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.