logo
04 NİSAN 2025

Karadeniz'de dengeler altüst

ABD Başkan Yardımcısı Pence'in Rusya'nın Kırım'ı işgalini hiçbir şekilde tanımayacaklarını açıklaması Moskova'nın Trump'tan beklentilerini boşa çıkardı. Rusya, Karadeniz'i koruma altına alamaması halinde Batı'nın 'renkli devrimleri' Kafkasya'ya taşıyabileceği öne sürülüyor.

27.02.2017 00:00:00
ABD Başkanı Trump, her ne kadar seçim döneminde önceliği ABD'nin altyapısını imara vereceğini açıklasa da, aradan geçen süre Trump'ın dış politikaya, özellikle de Ortadoğu, Orta Asya ve Doğu Avrupa'ya vereceği kendini hissettiriyor.
Trump; Ortadoğu'da İsrail'in güvenliğini öncelikli hedef olarak gözetirken, bu bağlamda Suriye'nin kuzeyinde PYD/YPG yapılanmasına da ülkesinin desteğini sürdürüyor. Trump ve ekibinin Türkiye ile üst düzey temaslar kurmasına rağmen, Washington bir önceki başkan Obama'nın başlattığı PYD'yi destekleme politikasını bir adım daha ileriye taşıdı.
Eski politikalar devrede
ABD, Doğu Avrupa'da ve Karadeniz'de de eski politikalarını devam ettirme kararı aldı. Nitekim Trump'ın seçim kampanyaları döneminde NATO'dan 'modası geçmiş bir örgüt' olarak bahsetmesi Rusya'yı umutlandırmışsa da ABD yönetimi adına konferansa katılan Başkan Yardımcısı Mike Pence'in NATO'ya güçlü destek mesajları vermesi ve Rusya'nın Kırım'ı işgalini hiçbir şekilde tanımayacaklarını dile getirmesi Moskova'nın Trump'tan beklentilerini boşa çıkardı.
Karadeniz'e daha çok NATO gemisi girecek
Münih Konferansı'na paralel olarak Brüksel'de yapılan NATO Savunma Bakanları zirvesinde de NATO ile Rusya ilişkilerinin geleceğini etkileyebilecek önemli bir karar alındı. ABD'nin, NATO'nun Karadeniz'deki askeri varlığının arttırılması teklifinin kabul edilmesi ile bundan sonra Karadeniz'e daha fazla NATO gemisi giriş yapacak.
Bu gemilerin komuta kontrolü ise İngiltere'de bulunan Marcom Üssü'nden yürütülecek. Türkiye bu kararın Rusya ile bir gerginliğe sebep olmaması için gemilerin tüm hareketliliğinin önceden Türkiye'ye bildirilmesini şart koştu. Bu uygulamaya Mayıs 2017'den itibaren başlanması öngörülüyor.
NATO Savunma Bakanlarının Ekim 2016 toplantısında kabul ettiği, ittifakın doğu sınırını Rusya'ya karşı güçlendirmek amacıyla Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya'ya 4 tabur konuşlandırılması planı Şubat 2017 itibarıyla devreye girdi.
Rusya'da Putin yönetimi aslında NATO'nun 2004 yılından sonra Baltık ülkelerinde askeri üsler kurmasından rahatsızlık duyduğunu ilan ettiğinde bugünleri görmüş ve buna yönelik tedbirlerini almıştı.
Avrasyacılık çöktü
Gelişmeyi değerlendiren Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Yılmaz, şunları kaydetti: "AB/ABD, 2000'li yıllardan itibaren Gürcistan, Ukrayna, Kırgızistan'daki yeni siyasi yapılanmalar üzerine odaklandı.
Rusya ise bu stratejiyi Rusya'yı zayıflatma politikaları olarak değerlendirdi. Çünkü Rusya'nın oluşturmaya çalıştığı Avrasya medeniyeti içerisinde bu üç ülkenin önemli bir yeri vardı. Bu ülkelerin NATO ve AB'ye taraf politikalar benimsemesi Avrasyacılık fikirlerini zayıflatacaktı.
Rusya 2008 yılı sonrası ABD'de Başkan Obama'nın pasif Rusya politikasından yararlandı. Putin, Obama yönetimindeki ABD politikalarını 'etkisizlik' ve 'çaresizlik' olarak nitelendirerek kendisine alan açmaya başladı. Rusya'nın 2008 yılında Gürcistan'a müdahalesi hem Batı'da hem de Rusya'da yeni stratejilerin belirlenmesine yol açtı.
Rus tarafı 5 Şubat 2010 tarihinde Rus Askeri Doktrini'ni kabul etti. Bu doktrin çerçevesinde Kuzey Kafkasya'daki ayrılıkçı hareketler, NATO'nun doğu genişlemesi en büyük tehditler olarak sıralandı."
Karadeniz ve Ukrayna yeniden ısınıyor
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Yılmaz, Rusya'nın ABD ve AB'nin Doğu Avrupa ülkeleri için ortaya koyduğu 'Doğu Ortaklığı' girişimine karşı önlemler almaya çalıştığına da işaret ederek, şunları kaydetti: "Bu kapsamda AB ve ABD'nin uydusu konumundaki Polonya'nın Ukrayna ve Belarus üzerindeki siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel etkilerinin azaltılmasına yönelik politikalar üretiliyor. SSCB döneminde Batı'nın Karadeniz'deki tek müttefiki NATO üyesi olan Türkiye iken, sonrasında Bulgaristan ve Romanya'nın 2004'te NATO'ya ve 2007'de AB'ye katılmalarıyla Karadeniz, Batı'nın etki sahasına girdi. NATO'nun Karadeniz'e kıyısı olan Romanya, Bulgaristan gibi bölge ülkelerini de içine alacak şekilde genişlemesi Rusya'yı rahatsız etti. Rusya bu duruma ekonomik ve askeri anlamda güçsüz olduğu 2008 yılına kadar tepki vermedi. 2008 yılında ise Gürcistan ile birlikte Karadeniz politikasını yeniden aktif hale getirdi. Rusya, ABD'nin manevralarıyla Avrupa'dan kendisine yapılan çevreleme ve sıkıştırmayı Suriye operasyonuyla aşmak istedi ve bunu Obama döneminde başardı. Rusya, Irak savaşından sonra Ortadoğu'da ABD'nin imajının kötüleştiği bir ortamda Suriye'de 'terörizmle mücadele eden kurtarıcı devlet' olarak kendisini takdim etti. Ukrayna ve Kırım sadece Karadeniz'in güvenliği için değil aynı zamanda Rusya'nın doğalgaz sevkiyatı için de hayati öneme sahip. Rusya'nın Karadeniz'e ilgisinin en büyük nedenlerinden birisi de hiç şüphesiz gaz ve petrol kaynaklarının bu bölgeden geçmesi. Rusya'ya göre Karadeniz'in güvenliği aynı zamanda Kafkasya'nın da güvenliği demek. Rusya, Karadeniz'i koruma altına alamaması halinde Batı'nın krizi Kafkasya'ya taşıyacağından endişe ediyor."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Hatay'da deprem
Valilikten deprem açıklaması
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Eksik ölçenler, yanlış tartanlar
'İsrail en büyük tehdit'
Dışişlerinden açıklama
Beşiktaş'a Göztepe şoku
Türkiye Kupası'na veda ettiler
Tır otomobili biçti
4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı
'Aday değilim'
Kılıçdaroğlu açıkladı
3 ay sonra çıkıyor
Yarın Türkeş'in mezarına gidecek
Görüntüler endişe yarattı
CHP standına bıçaklı saldırı
Kendi kriptosunu da yiyip bitirdi
Trump'ın tarifeleri Bitcoin'i yere serdi
Resmen çakıldı
Tesla satışlarında şok düşüş
Soykırım sürüyor
Gazze'de İsrail terörü
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
TÜİK'e göre yüzde 38,10
Mart ayı enflasyonu açıklandı
İsrail, Suriye’yi vuruyor… Mücahit (!) Şara susuyor
Şam’ın ardından Hama ve Humus’u da bombaladılar
Hatay'da deprem
Valilikten deprem açıklaması
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Eksik ölçenler, yanlış tartanlar
'İsrail en büyük tehdit'
Dışişlerinden açıklama
Beşiktaş'a Göztepe şoku
Türkiye Kupası'na veda ettiler
Tır otomobili biçti
4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı
'Aday değilim'
Kılıçdaroğlu açıkladı
3 ay sonra çıkıyor
Yarın Türkeş'in mezarına gidecek
Görüntüler endişe yarattı
CHP standına bıçaklı saldırı
Kendi kriptosunu da yiyip bitirdi
Trump'ın tarifeleri Bitcoin'i yere serdi
Resmen çakıldı
Tesla satışlarında şok düşüş
Soykırım sürüyor
Gazze'de İsrail terörü
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
TÜİK'e göre yüzde 38,10
Mart ayı enflasyonu açıklandı
İsrail, Suriye’yi vuruyor… Mücahit (!) Şara susuyor
Şam’ın ardından Hama ve Humus’u da bombaladılar
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.