r Aynur Damoğlu
Maddi ve iktisadi nimetler nasıl Allah Teala'nın insana bahşettiği lütuflar ise, sevgi ve muhabbet de, şüphesiz Yüce Allah'ın lütuf ve ihsanıdır. Öyle bir ihsan ki hiç bir güç onlar kadar kalbleri birbirine bağlama imkanına sahip değildir. Ayet-i kerimede:
"Ve kalplerini sevgi ile birleştirdi. Şayet sen yeryüzünde ne varsa hepsini harcasaydın, yine de onların kalblerini birleştiremezdin. Fakat Allah onların aralarını sevgi ile birleştirdi". (Enfal: 63). O halde, insanların kalplerini birleştirmek için ne sadece mal kafi gelir, ne de maddi durum ve iktisadi nizamlar... Muhakkak Allah Teala'nın ruhundan olan o şeffaf ruhun kalpleri doldurması, her noktasına nakşedilmesi zaruridir. İşte o ruh sevgi ve muhabbettir!
Kalpten bir tebessüm salıveren, göğüsleri inşirahla dolduran, her tarafa güzellik dağıtan muhabbet... İnsana, kardeşini, güleç bir yüzle karşılama imkanı veren muhabbet... İşte bu muhabbettir, mucizeler meydana getiren... Kalpleri sevgi ile kaynaştıran, hiç bir şeyin yıkamıyacağı, kendisine hiç bir zararın ulaşamayacağı binaları yapan...
İlim ispat etmiştir ki, hayat, bütünüyle "kuvvet" ve "irtibat"tan ibarettir! Örneğin, önceleri sabit, iç içe geçmiş maddeler olarak kabul edilen atom sonradan anlaşıldı ki bir elektrikten ibarettir. O, artı ve eksi kutupla yüklü bir elektrik enerjisidir. Onları birbirine bağlayan bağ da aralarındaki çekim kuvvetidir.
İşte, bütün varlığın binası budur!
Beşeriyetin binası da elbette ki böyle olacaktır!
Onun hak olan binası, işte şu kalpler ve aralarındaki rabıta, irtibattır. "Madde" yok, "İktisat" yok. Duyu organlarının algılayıp hakikat zannettiği şeylerden hiç biri yok. O; çok daha ince, çok daha latif, çok daha derin bir şey...
Beşeriyetin bağı muhabbettir. Enerjisi de kalptir...
Atomdaki enerjiler çarpıştığında, onları birbirine bağlayacak kuvvetli bağlar olmasa, ve bir çekim kuvveti bulunmasa atom bozulur ve parçalanır. Kalplerin çarpışması da böyle. Beşeri hayatta çarpışan kalpleri birbirine bağlayacak kuvvetli bağlar olmaz, kalpler de muhabbet bulunmazsa; kalpler birbirinden nefret eder, dağılır ve param parça olur.
İslam Allah Teala'nın razı olduğu dindir. Yüce Allah, mahlukatı yaratan ve yarattığını en iyi bilendir (Mülk: 14). İslam; fıtrat dinidir. Fıtratla en güzel şekilde uyuşan ve en sağlam yoldan neticeye ulaşan dindir. İslam; muhabbet bağını, beşer hayatının en mühim ve en sağlam bağı olarak kabul eden dindir. Maddi, iktisadi, ictimai, fikri, ruhi... bütün alakaları bu sağlam esasa dayandıran dindir.
"Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılın. Dağılıp parçalanmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşman idiniz, O sizin kalplerinizi sevgi ile birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz" (Al-i İmran: 103).
Beşeri ve kevni en büyük delil olan İslam Peygamberi, kendi fıtaratını çok iyi idrak ediyordu. Çünkü onu Rabbi terbiye etmiş ve terbiyesini de çok güzel yapmıştı. Sadece merhamet, sevgi ve kardeşlik duygularıyla dahi şu sağlam, kuvvetli ve birbirine dayalı beşer binasının kurulabileceğini çok iyi biliyordu. Bunun için insanları birbirlerini sevmeye davet ediyor:
"Kendi nefsi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu etmedikçe hiç biriniz iman etmiş olamaz" (Buhari,Muslim).
Bunun içindir ki kalpleri parlatıyor ve orayı muhabbetle dolduruyor, kardeşini güleç bir yüzle karşılamanı söyleyerek sevmek ve sevilmenin yollarını öğretiyordu.
Böylece nefsin kapalı kapılarını açmış, derinlere, kalplere nüfuz etme imkanını bulursunuz! Beşer bünyesinde gizlenen enerjiyi elde edersiniz ve bir cazibe kuvvetiyle onunla senin aranda bir bağ meydana getirirsiniz.
İşte o zaman siz de kainatın bir parçası haline gelirsiniz. Kainatla birlikte engin yörüngede seyredersiniz. Zira siz sağlam fıtratınızla, kainatın gerçek fıtratıyla birleşirsiniz. Böylece ikisi birlikte büyük kainat kanunu içinde birleşir.
İşte o zaman Allah (cc)'ı görürsünüz. İhsan sahibi olursunuz.
İşte yol budur. Hz. Ali (ra) da buyurmuyor mu: "Görmediğim Allah (cc)'a inanmam!" Allah hepimize sevgi, merhamet ve muhabbet dolu bir ruha sahip olmayı nasip etsin.
Maddi ve iktisadi nimetler nasıl Allah Teala'nın insana bahşettiği lütuflar ise, sevgi ve muhabbet de, şüphesiz Yüce Allah'ın lütuf ve ihsanıdır. Öyle bir ihsan ki hiç bir güç onlar kadar kalbleri birbirine bağlama imkanına sahip değildir. Ayet-i kerimede:
"Ve kalplerini sevgi ile birleştirdi. Şayet sen yeryüzünde ne varsa hepsini harcasaydın, yine de onların kalblerini birleştiremezdin. Fakat Allah onların aralarını sevgi ile birleştirdi". (Enfal: 63). O halde, insanların kalplerini birleştirmek için ne sadece mal kafi gelir, ne de maddi durum ve iktisadi nizamlar... Muhakkak Allah Teala'nın ruhundan olan o şeffaf ruhun kalpleri doldurması, her noktasına nakşedilmesi zaruridir. İşte o ruh sevgi ve muhabbettir!
Kalpten bir tebessüm salıveren, göğüsleri inşirahla dolduran, her tarafa güzellik dağıtan muhabbet... İnsana, kardeşini, güleç bir yüzle karşılama imkanı veren muhabbet... İşte bu muhabbettir, mucizeler meydana getiren... Kalpleri sevgi ile kaynaştıran, hiç bir şeyin yıkamıyacağı, kendisine hiç bir zararın ulaşamayacağı binaları yapan...
İlim ispat etmiştir ki, hayat, bütünüyle "kuvvet" ve "irtibat"tan ibarettir! Örneğin, önceleri sabit, iç içe geçmiş maddeler olarak kabul edilen atom sonradan anlaşıldı ki bir elektrikten ibarettir. O, artı ve eksi kutupla yüklü bir elektrik enerjisidir. Onları birbirine bağlayan bağ da aralarındaki çekim kuvvetidir.
İşte, bütün varlığın binası budur!
Beşeriyetin binası da elbette ki böyle olacaktır!
Onun hak olan binası, işte şu kalpler ve aralarındaki rabıta, irtibattır. "Madde" yok, "İktisat" yok. Duyu organlarının algılayıp hakikat zannettiği şeylerden hiç biri yok. O; çok daha ince, çok daha latif, çok daha derin bir şey...
Beşeriyetin bağı muhabbettir. Enerjisi de kalptir...
Atomdaki enerjiler çarpıştığında, onları birbirine bağlayacak kuvvetli bağlar olmasa, ve bir çekim kuvveti bulunmasa atom bozulur ve parçalanır. Kalplerin çarpışması da böyle. Beşeri hayatta çarpışan kalpleri birbirine bağlayacak kuvvetli bağlar olmaz, kalpler de muhabbet bulunmazsa; kalpler birbirinden nefret eder, dağılır ve param parça olur.
İslam Allah Teala'nın razı olduğu dindir. Yüce Allah, mahlukatı yaratan ve yarattığını en iyi bilendir (Mülk: 14). İslam; fıtrat dinidir. Fıtratla en güzel şekilde uyuşan ve en sağlam yoldan neticeye ulaşan dindir. İslam; muhabbet bağını, beşer hayatının en mühim ve en sağlam bağı olarak kabul eden dindir. Maddi, iktisadi, ictimai, fikri, ruhi... bütün alakaları bu sağlam esasa dayandıran dindir.
"Hepiniz Allah'ın ipine sımsıkı sarılın. Dağılıp parçalanmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşman idiniz, O sizin kalplerinizi sevgi ile birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz" (Al-i İmran: 103).
Beşeri ve kevni en büyük delil olan İslam Peygamberi, kendi fıtaratını çok iyi idrak ediyordu. Çünkü onu Rabbi terbiye etmiş ve terbiyesini de çok güzel yapmıştı. Sadece merhamet, sevgi ve kardeşlik duygularıyla dahi şu sağlam, kuvvetli ve birbirine dayalı beşer binasının kurulabileceğini çok iyi biliyordu. Bunun için insanları birbirlerini sevmeye davet ediyor:
"Kendi nefsi için arzu ettiğini kardeşi için de arzu etmedikçe hiç biriniz iman etmiş olamaz" (Buhari,Muslim).
Bunun içindir ki kalpleri parlatıyor ve orayı muhabbetle dolduruyor, kardeşini güleç bir yüzle karşılamanı söyleyerek sevmek ve sevilmenin yollarını öğretiyordu.
Böylece nefsin kapalı kapılarını açmış, derinlere, kalplere nüfuz etme imkanını bulursunuz! Beşer bünyesinde gizlenen enerjiyi elde edersiniz ve bir cazibe kuvvetiyle onunla senin aranda bir bağ meydana getirirsiniz.
İşte o zaman siz de kainatın bir parçası haline gelirsiniz. Kainatla birlikte engin yörüngede seyredersiniz. Zira siz sağlam fıtratınızla, kainatın gerçek fıtratıyla birleşirsiniz. Böylece ikisi birlikte büyük kainat kanunu içinde birleşir.
İşte o zaman Allah (cc)'ı görürsünüz. İhsan sahibi olursunuz.
İşte yol budur. Hz. Ali (ra) da buyurmuyor mu: "Görmediğim Allah (cc)'a inanmam!" Allah hepimize sevgi, merhamet ve muhabbet dolu bir ruha sahip olmayı nasip etsin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.