Kâbe'ye gece-gündüz rahmet iner
Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Kâbe'ye her gece ve gündüz yüz yirmi rahmet iner. Rahmetlerin altmışı Kâbe'yi tavaf edenlere, kırkı Beyt-i Rahmân'da itikâf edenlere, yirmisi de Kâbe'ye bakanlaradır."
05.09.2016 00:00:00
Abdülkadir Geylani Hazretleri buyurdu ki:
Bir köylü Resûlullah'a gelip, "Yâ Resûlallah ben hac arzusuyla memleketimden çıktım fakat hacca erişemedim. Şimdi bana öyle bir şey emret ki, onunla hacca erişmiş yahut hac sevâbını almış olayım" dedi. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) o köylüye baktı ve "Ey Arabî, Ebû Kabis'e bak. Eğer Ebû Kabis senin için olsa sen de Allah yolunda harç ve sarf eylesen, yine haccın sevâbına kavuşamazsın" buyurdu.
Yine buyurdu: "Beytullah'ı hac için hazırlanan kimse, yolda lüzumlu şeylerini tedârik ettiğinde, yerden kaldırdığı ve yere koyduğu her şey için Allah Teâlâ ona on sevap yazar. On günahını siler. Derecesini on kat yükseltir. Bindiği devesi ayağını yerden kaldırıp, yere koyduğunda yine o kadar sevap verir. Kâbe'yi tavaf ettiğinde günahlardan temizlenir. Safâ ile Merve arasında sa'y ettiğinde günahlardan çıkar. Arafat'tan vakfeye durduğunda günahlardan çıkar. Meş'arü'l-Haram'da vakfeye durduğunda günahlarından çıkar. Taşları attığında günahlardan çıkar. -O köylüye hitaben- Hacda kavuşulacak sevabı arzu etmen uzaktır."
Hazret-i Ali (radıyallahü anh) bildirir:
Ben Resûlullah ile Beyt-i şerifi tavâf ederdim. "Yâ Resûlallah, anam ve babam senin için fedâ olsunlar, bu Kâbe nasıl şeydir ve ne için yapılmıştır?" dediğimde, «"Ey Ali, Allah Teâlâ şu Kâbe'yi, dünyada Benim ümmetimin günahlarına keffâret için yaptırmıştır" buyurdu.
Yine ben, "Yâ Resûlallah, anam ve babam Senin için fedâ olsunlar, şu Hacerü'l-Esved nasıl şeydir?" dediğimde, "Hacerü'l-Esved Cennette bir cevher idi. Allah Teâlâ onu, dünyaya indirdi. Güneş gibi ışık ve nur saçardı. Müşriklerin elleri ona dokunduğundan beri, siyahlığı arttı, rengi değişti" buyurdu.
İbn-i Melîke, Abdullah bin Abbâs'tan (radıyallahü anhümâ) bildirir:
İbn-i Abbâs (radıyallahü anhümâ) der ki:
Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Kâbe'ye her gece ve gündüz yüz yirmi rahmet iner. Rahmetlerin altmışı Kâbe'yi tavâf edenlere, kırkı Beyt-i Rahmân'da itikâf edenlere, yirmisi de Kâbe'ye bakanlaradır."
Zehrî'nin Saîd bin Müseyyeb'den, onun da Ömer bin Ebû Seleme'den bildirdiği hadîs-i şerifte Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Allah Teâlâ, Ben bir kulumun bedenine sıhhat, ömrüne rahatlık vereyim de, üç yılda Benim Beyt'imi ziyaret etmesin, o kimse mahrumdur, mahrumdur, der."
(Günyetü't-Tâlibîn'den?)
Bir köylü Resûlullah'a gelip, "Yâ Resûlallah ben hac arzusuyla memleketimden çıktım fakat hacca erişemedim. Şimdi bana öyle bir şey emret ki, onunla hacca erişmiş yahut hac sevâbını almış olayım" dedi. Resûlullah (sallâllahü aleyhi ve sellem) o köylüye baktı ve "Ey Arabî, Ebû Kabis'e bak. Eğer Ebû Kabis senin için olsa sen de Allah yolunda harç ve sarf eylesen, yine haccın sevâbına kavuşamazsın" buyurdu.
Yine buyurdu: "Beytullah'ı hac için hazırlanan kimse, yolda lüzumlu şeylerini tedârik ettiğinde, yerden kaldırdığı ve yere koyduğu her şey için Allah Teâlâ ona on sevap yazar. On günahını siler. Derecesini on kat yükseltir. Bindiği devesi ayağını yerden kaldırıp, yere koyduğunda yine o kadar sevap verir. Kâbe'yi tavaf ettiğinde günahlardan temizlenir. Safâ ile Merve arasında sa'y ettiğinde günahlardan çıkar. Arafat'tan vakfeye durduğunda günahlardan çıkar. Meş'arü'l-Haram'da vakfeye durduğunda günahlarından çıkar. Taşları attığında günahlardan çıkar. -O köylüye hitaben- Hacda kavuşulacak sevabı arzu etmen uzaktır."
Hazret-i Ali (radıyallahü anh) bildirir:
Ben Resûlullah ile Beyt-i şerifi tavâf ederdim. "Yâ Resûlallah, anam ve babam senin için fedâ olsunlar, bu Kâbe nasıl şeydir ve ne için yapılmıştır?" dediğimde, «"Ey Ali, Allah Teâlâ şu Kâbe'yi, dünyada Benim ümmetimin günahlarına keffâret için yaptırmıştır" buyurdu.
Yine ben, "Yâ Resûlallah, anam ve babam Senin için fedâ olsunlar, şu Hacerü'l-Esved nasıl şeydir?" dediğimde, "Hacerü'l-Esved Cennette bir cevher idi. Allah Teâlâ onu, dünyaya indirdi. Güneş gibi ışık ve nur saçardı. Müşriklerin elleri ona dokunduğundan beri, siyahlığı arttı, rengi değişti" buyurdu.
İbn-i Melîke, Abdullah bin Abbâs'tan (radıyallahü anhümâ) bildirir:
İbn-i Abbâs (radıyallahü anhümâ) der ki:
Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Kâbe'ye her gece ve gündüz yüz yirmi rahmet iner. Rahmetlerin altmışı Kâbe'yi tavâf edenlere, kırkı Beyt-i Rahmân'da itikâf edenlere, yirmisi de Kâbe'ye bakanlaradır."
Zehrî'nin Saîd bin Müseyyeb'den, onun da Ömer bin Ebû Seleme'den bildirdiği hadîs-i şerifte Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Allah Teâlâ, Ben bir kulumun bedenine sıhhat, ömrüne rahatlık vereyim de, üç yılda Benim Beyt'imi ziyaret etmesin, o kimse mahrumdur, mahrumdur, der."
(Günyetü't-Tâlibîn'den?)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.