ABD ve İsrail'in desteklediği IŞİD'in Irak'ta tekbir getirerek Müslümanları boğazlayan, camileri ve türbeleri bombalayan, İslamiyet'le hiçbir alakası olmayan bir terör örgütü olduğunu biliyoruz. Söylemleriyle fiilleri çok farklı olan bu örgüt sözde İslam devleti kurmayı amaçladıklarını açıklarken geçtiğimiz günlerde yaptıkları açıklamada "Allah'ın izniyle şeyhimiz el?Bağdadi önderliğinde Mekke'de taşlara ibadet edenleri (hacılar) öldürecek ve Allah'ın yerine ibadet edilen Kâbe'yi de yıkacağız" dedi.Bu açıklamadan günler geçmesine rağmen Müslüman ülkelerin liderlerinden hiçbir karşı tepki gelmemesi bana Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Suudilerin Kâbe'yi yıkma kararına 1926 yılında verdiği cevap ve Suudların bu karardan vazgeçmek zorunda kalmalarını hatırlattı. İsterseniz bu örnek liderlik olayını yeri gelmişken bir daha hatırlatıp gerekli yerlere mesajımızı vermiş olalım. Öncelikle şunu belirtelim; Mustafa Kemal Atatürk, liderliğiyle ve vatan sevdasıyla yaşadığı yüz yıla damgasını vurmuş, bütün ulus devletlerin gıpta ile baktığı üstün bir dehadır. Suudiler 1926 yılında ülke sınırları içerisindeki bütün mezarları yıkmaya başlamışlardı. Çünkü Arabistan'daki en büyük mezheplerden biri olan Vahhabilik'te mezar kavramına, mezar ziyaretine yer yok. Bu sebeple bütün mezarların yok edilmesini mubah gören Suudi yetkililer, içinde Cenab-ı Peygamber Efendimizin kabrinin de bulunduğu birçok mezarı yıkma kararı almışlardı. Atatürk, Suudi Arabistan'daki bir Türk resmî görevlisinden Hz. Peygamber'in mezarının da yıkılacağını bildiren bir yazı alınca, derhal harekete geçer ve, "Eğer Kâbe'nin tek bir taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim" diye cevap verir. "Aşağı" ifadesiyle Atatürk Suudi Arabistan'ı kastetmekteydi. Çünkü Arabistan toprakları Türkiye'ye göre alt bölümlerde yer alıyor. Telgraf Suud yetkililerine ulaşır ulaşmaz yetkililer kararlarından vazgeçerler. Bu olay Atatürk'ün dinî değerlere ne kadar bağlı olduğunu ve diğer devletler tarafından ne kadar saygın bir şahsiyet olduğunu gösteriyor. Bugün İslam devleti kurma iddiasıyla İslam alemini kana bulayan IŞİD terör örgütü bir devlet bile olmamasına rağmen bu açıklamayı yapabiliyorsa, maalesef dünyada Müslümanları temsil eden bir devlet lideri bulunmadığını görüyoruz. Ve hiç kuşku yok ki dünyada adaleti barışı sağlayacak olan da Türkiye Cumhuriyeti olarak biziz. Ve ülkemizi kainat devleti yapacak olan lideri görüp O'nu iktidar yapmak mükellefiyetinde olan da yine bizleriz.
Yorumlar
Savas savaşan
Size göre 1919 da yazilan telgıraf 1926 dami suudlara ulaştı. Abdülhamitin kuracağı tegraf hattindanda bu beklenirdi değilmi. Yada Atamiz yanlış tarih atmiş telgirafa birde harf inkilabi yapilmamışken başka bir milletin sanatcisının tasarladığı imzayida atiyor üstelik ölümünden sonra tasarlanan imzayı kafam cok karişık
Size göre 1919 da yazilan telgıraf 1926 dami suudlara ulaştı. Abdülhamitin kuracağı tegraf hattindanda bu beklenirdi değilmi. Yada Atamiz yanlış tarih atmiş telgirafa birde harf inkilabi yapilmamışken başka bir milletin sanatcisının tasarladığı imzayida atiyor üstelik ölümünden sonra tasarlanan imzayı kafam cok karişık
Furkan Talay / diğer yazıları
- Atatürk’ün en büyük düşmanını açıklıyorum / 22.12.2020
- Haydar Baş’ın gizli mirası / 18.12.2020
- Hüseyin Baş’a destek değil yaren olacağız / 02.05.2020
- ‘İdeal delikanlı modeli Mustafa Kemal’ / 21.01.2019
- Rockefeller ve Rothschild Ailesi-II / 04.07.2018
- Rockefeller ve Rothschild Ailesi-I / 03.07.2018
- Atatürk camileri yıktı mı? / 29.06.2018
- Atatürk'ün partisi / 27.05.2018
- Atatürk Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli / 11.05.2018
- Atatürk'süz Çanakkale kutlaması olmaz / 21.03.2018
- Haydar Baş’ın gizli mirası / 18.12.2020
- Hüseyin Baş’a destek değil yaren olacağız / 02.05.2020
- ‘İdeal delikanlı modeli Mustafa Kemal’ / 21.01.2019
- Rockefeller ve Rothschild Ailesi-II / 04.07.2018
- Rockefeller ve Rothschild Ailesi-I / 03.07.2018
- Atatürk camileri yıktı mı? / 29.06.2018
- Atatürk'ün partisi / 27.05.2018
- Atatürk Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli / 11.05.2018
- Atatürk'süz Çanakkale kutlaması olmaz / 21.03.2018