logo
01 OCAK 2026


İstanbullunun kendine eziyeti

24.12.2012 00:00:00
İstanbul eskiden “taşı toprağı altın” diye tarif edilirdi. Şimdi ise bağımlılık yapan (alkol, sigara, uyuşturucu madde vs.) konumunda. İnsan, İstanbul’a bir alıştı mı, yaşam şartları ne kadar zor, yöneticileri ne kadar beceriksiz olursa olsun ne bırakabiliyor, ne terk edebiliyor. İstanbul bağımlı maddeler gibi insanı esir ediyor.
İstanbul 1994’ten beri aynı zihniyetin yönetimi altında. Elektronik ortamlarda neler yapıldığı şaşaalı gösterilerle anlatılıyor. Ama hayatın içine giriyorsun 90 neyse, 95 neyse 2000 neyse 2012’de o. Ha, hiçbir şey yapılmadı mı? Muhakkak ki yapıldı. Ama ısrar ediyorum insana yatırım yapılmadı. Yatırımlar ya zengin çevrelere ya da sosyal ve ekonomik getirisi olan yerlere yapıldı. İnsan değil gelecek hedef alındı. Haliyle İstanbul suç ortalamalarıyla, trafiğiyle, sağlık ve eğitimdeki yetersizlikleriyle, suç şebekeleri, fuhuş baskınları vs. ile geçmişte ne ise bugün de o hatta daha berbat konumda.
İstanbul’da yüz binlerce konut yapıldı. Vatandaş alamadı. Alanlar geleceklerini bankalara sattı. Kendi evlerinde değil bankaların evlerinde oturuyor oldular. Diğer taraftan ise bu konutları ya parası olan ya da yabancılar aldı. Benim emekçilerim hala çürük apartmanlarda veya gece kondular da yaşıyor.
İstanbul’da binlerce hastane yapıldı. Doğru. Ama paran varsa tedavi olursun. Yoksa devlet hastanesinden üç, beş ay sonraya gün alırsın. AVM’ler açıldı. Aldığı maaşın birkaç katı fiyatındaki elbise, ayakkabı, mont vs. şeyleri benim vatandaşım vitrinlerden bedava izleyerek tatmin oldu.
İstanbul’da ulaşım ise çilenin ötesinde zulme dönüştü. Allah aşkına, dünyanın hangi ülkesinde bir üst geçitte insanlar mahsur kalır? İstanbul’da kaldı. Şirinevler’deki üst geçitte insanlar sıkışıklık yüzünden 2 saatten fazla mahsur kaldı, ezilme tehlikesi yaşadılar.
İstanbul’da yaşayan bir vatandaş olarak taa başbakanlığa kadar dolmuşlarda yaşananlardan, dolmuş şoförlerinin (görevini layıkıyla yapanlar hariç) sosyal ve trafik magandalıklarından şikayetçi olduğumu yazdım.
Cevap; 2012’den sonra şoförlerin eğitimi için kurslar düzenleyecekleri, şeklinde oldu. Buraya gelmişken, toplu taşıma araçlarını kullanan birisi olarak derdim büyük. Dolmuşa biniyorsun! Şoförün bir elinde sigara diğer elinde telefon. Ensesinde, kollarında vs. dövmeler. Üst baş acayip kılık. Bu haliyle emir kipinde “arkaya sıkışın, ücretleri gönderin” söylemlerini vatandaş emir olarak algılıyor. Çıt çıkaran yok. Ben hariç. Kardeşim! Niye kendin paranla fırça yiyorsun, diye soruyorum. Yine çıt yok.
Geçenlerde ilginç bir olaya karıştım. Neidüğü belirsiz bir kişiye dolmuşta müdahale ettim. Ortalık karıştı. O kişi kaçıp, gitti. Şoförle tartışmamız uzadı. Ve ne oldu biliyor musunuz? 35-40 yaşlarında bir bayan aynen şöyle dedi; Beyefendi! Lütfen sakin olalım. Bizde bu araçları kullanıyoruz ve her gün bize de sürttürüyorlar.” Ne diyebilirsin ki!
Metrobüslerin hali ortada. Her gün yollarda kalıyorlar. Binlerce insan yollara dökülüyor. Herhalde iktidarın “durmak yok yola devam” emrini yerine getiriyorlar. Belediye başkanı bu durumu açıklarken adeta sınıfta kaldığını da beyan ediyordu; (Efendim) Bu araçların sık sık arıza yapmaları, kapasite üstü yolcu taşımalarındanmış” Niye 18 yıldır İstanbul’un kapasitesini kaldıracak projeler geliştirip, hayata koymadınız?
Haliç’i kurtardık, diye şaşaalı törenler yapıldı. İyi, güzel ama Marmara Denizini öldürmüşsünüz. Haberiniz yok mu?
Nihayet “kentsel dönüşüm” başladı. Depreme karşı dayanıklı konutlar inşa edilecek. İstanbul çürük yapılardan arındırılacak. Bu güzel. Ama nerden başladı bu dönüşüm? Getirisi bol olan bölgelerden. Gidin, bakın! İstanbul’un arka sokaklarına, varoşlarına, kenar semtlerine. Hala tek katlı, bacası saclı binlerce bina var. Kaçak ve çürük olarak yapılmış, dışarıdan bile “burada insan oturmaz” diyebileceğimiz on binlerce bina var. Ama dediğim gibi “kentsel dönüşüm” rantsal alanlardan başlatıldı.
Özellikle mesai başlama ve bitiş saatlerinde tren, tramvay, metro, metrobüs ve otobüslere binmek yüreğin ötesinde bilek işi oldu. Önündeki insanları içeri tıkabilmek için güçlü olman lazım. Yoksa işe geç kalırsın…
Toplum, tepkisini ve yaptırım gücünü göstermediği için bugün toplu taşıma araçları, parklar, bahçeler, köşe başları ahlaksızlık bostanına dönmüş vaziyette.
Hülasa sorun çok ama bizden başka şikayet ve çözüm üreten yok. Yani alan da, satan da memnun. Yakında seçim var. Sitelerin, apartmanların kapıcıları bir anda baş tacı olurlar. Ellerinde kolilerle kapı kapı dolaşırlar. Vatandaş nimet geldi, derken yaşayacakları zilletten habersizdirler. Ama bu kaderi kendileri istedi… Yılların bana öğrettiği bu…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Akın Aydın / diğer yazıları
İsrail, Gazze'nin geleceğini de yok etti
2025'te 7 bin 903 öğrenci ve eğitim personelini öldürdü
Zekenkskiy anlaşma için şartını açıkladı
"Biz savaşın sona ermesini istiyoruz ama Ukrayna'nın bitmesini istemiyoruz"
İstanbul'da kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor
Sarıyer ve Arnavutköy'de etkisini artırdı
Somaliland'ın lideri İsrail'e gidecek
Abraham Anlaşmalarına katılmayı planlıyor
Yılın son saatlerinde İstiklal Caddesi
Taksim’de oluşan kalabalık dron ile görüntülendi
AB'den Rusya'ya suçlama!
Dikkat dağıtma taktiği...
Tarladan markete havucun fiyatı 4.2 kat arttı
Markette en fazla zamlanan ürün ise limon oldu
MSB'den Suriye açıklaması
'Türkiye destek olacaktır'
DEAŞ'a karşı 25 ilde operasyon
125 şüpheli daha yakalandı
'Bataklıkta sinek avlayarak olmaz'
BTP'den dikkat çekici açıklama
Kasım ayı dış ticaret verileri belli oldu
11 aylık açık 82.6 milyar dolar
Yoksulluk sınırı 100 bine dayandı
Açlık sınırı 30 bin lirayı geçti
Şehit Yasin Koçyiğit'e hüzünlü veda
Şehit polis Ankara'da toprağa verildi
Türkiye şehitlerine ağladı
Şehit Turgut Külünk Düzce'de defnedildi
DEAŞ'la çıkan çatışmada şehit olmuştu
Şehit Pehlivan son yolculuğuna uğurlandı
İsrail, Gazze'nin geleceğini de yok etti
2025'te 7 bin 903 öğrenci ve eğitim personelini öldürdü
Zekenkskiy anlaşma için şartını açıkladı
"Biz savaşın sona ermesini istiyoruz ama Ukrayna'nın bitmesini istemiyoruz"
İstanbul'da kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor
Sarıyer ve Arnavutköy'de etkisini artırdı
Somaliland'ın lideri İsrail'e gidecek
Abraham Anlaşmalarına katılmayı planlıyor
Yılın son saatlerinde İstiklal Caddesi
Taksim’de oluşan kalabalık dron ile görüntülendi
AB'den Rusya'ya suçlama!
Dikkat dağıtma taktiği...
Tarladan markete havucun fiyatı 4.2 kat arttı
Markette en fazla zamlanan ürün ise limon oldu
MSB'den Suriye açıklaması
'Türkiye destek olacaktır'
DEAŞ'a karşı 25 ilde operasyon
125 şüpheli daha yakalandı
'Bataklıkta sinek avlayarak olmaz'
BTP'den dikkat çekici açıklama
Kasım ayı dış ticaret verileri belli oldu
11 aylık açık 82.6 milyar dolar
Yoksulluk sınırı 100 bine dayandı
Açlık sınırı 30 bin lirayı geçti
Şehit Yasin Koçyiğit'e hüzünlü veda
Şehit polis Ankara'da toprağa verildi
Türkiye şehitlerine ağladı
Şehit Turgut Külünk Düzce'de defnedildi
DEAŞ'la çıkan çatışmada şehit olmuştu
Şehit Pehlivan son yolculuğuna uğurlandı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.