İstanbul'da dilenci yoktu
Osmanlı iktisat tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan tarihçi Mehmet Genç, “17. yüzyılda İstanbul'daki dilenci sayısı Londra'dakinin yüzde 1'i kadardı. Osmanlı'nın sanayileşme sürecine girmesiyle durum değişti” dedi
31.05.2012 00:00:00
HABER MERKEZİ
TBMM Milli Saraylar tarafından her ay düzenlenen ‘Saray Konferansları'nın Mayıs ayı konuğu tarihçi Mehmet Genç oldu. “19. Yüzyıl Ortalarında Osmanlı Ekonomisi ve Saray Hayatı” konulu bir konuşma yapan Mehmet Genç, 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'ndaki siyasal ve iktisadi yaşam ile ilgili bilgi verdi. Osmanlı İmparatorluğu'nun 19. yüzyıldaki bürokratik yapısını anlatan Genç, “Osmanlı padişahlarının mesaisi bürokratlarınkinden daha yoğundu. Padişahlar ülkenin her bir köşesinden gelen raporları okuyup değerlendirmelerini el yazılarıyla yorumluyorlardı. Bu durum 1830'lara kadar bu şekilde sürdü” diye konuştu. Osmanlı'da hayvan haklarının daha 18. yüzyılda tesis edilmiş olduğunu ifade eden Genç, “Osmanlı'da 18. yüzyılda padişah, memur ve at aynı çalışma statüsüne sahipti” dedi.
Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması mali zorluklar doğurdu
1826 yılında Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının Osmanlı ekonomisindeki önemine değinen Genç, “Bu durum politik açıdan olduğu kadar ekonomik açıdan da bir milattır. Yeniçerilerin ortadan kalkması sonrası oluşturulacak yeni ordu için Osmanlı'nın sırtına son derece ağır bir ekonomik yük bindi. O zaman dek esnafın üretemeyeceği silahlar dışında imalata pek fazla karışmayan devlet, askerler için üniforma, çizme, zırh gibi malzemelerin üretimini kendi eliyle yapmak zorunda kaldı” diye konuştu. 17. yüzyılda İstanbul'daki dilenci sayısının Londra'dakinin yüzde 1'i kadar olduğunu söyleyen Genç, Osmanlı'nın yerli üretim ve gelir eksiğinden dolayı sanayileşme sürecine girmesiyle birlikte bu durumun değiştiğini, işsizliğin arttığını söyledi. Osmanlı'nın liberalleşme sürecine girmesine rağmen 19. yüzyılda iktisadi büyümeyi başaramadığını ama hayatta kalmayı başardığını söyleyen İstanbul Şehir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Genç, “Kalan zamanı boyunca Osmanlı'nın hayatını devam ettirebilmesinin yegane sebebi kötü ekonomik yapıyı kritik siyasi kararlar ile dengelemesi olmuştur” dedi.
Saraylar çöküşün nedeni değil
Osmanlı'nın son dönemlerinde yapılan Dolmabahçe, Beylerbeyi, Çırağan gibi sarayların iddia edilenin aksine iktisadi çöküşe neden olmadığını ifade eden Genç şunları söyledi: “Dolmabahçe'nin maliyeti o dönemin bütçesinin sadece yüzde 1'ine tekabül ediyordu. Süleymaniye Külliyesi örneğin devletin bir senelik bütçesine tekabül eder. Elbette Süleymaniye gibi muhteşem bir eserle karşılaştırmamak gerekir Dolmabahçe'yi. Ancak sarayların, çöküşün nedeni olduğu söylemi abartılı bir söylemdir.”
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.