Allah'a kul olmanın güzellikleri var, zorlukları var. Herkes kendi kaderinden razı ve hoşnut olmak durumunda. Bu güne kadar olan imtihanlarımızı güzel geçirip geçirmediğimizi ara sıra sorgulamamız gerektiğini düşünüyoruz.Her doğan insan İslam fıtratı üzerine doğar, bu güzelliğin tamamlanması için onu bu fıtrat üzere büyütüp yetiştirmek gerekir. Maalesef biz bu konuda şanslı değildik. Annemiz, babamız doğru, dürüst iyi huylu çocuklar yetiştirmek istediler ancak İslam'ın düsturlarını çok iyi belletemediler. Bu konuda onları suçlamak ne kadar doğru olur bilmiyoruz. Çünkü onların anne babaları da bu konuda yeterince hassas değildiler belki.Peygamber Efendimiz (sav), "Güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" buyuruyor. Bizler Rasulüllah Efendimizi sıfatları, huyları, özellikleri ile çok iyi tanıyamamışız, O'na uymanın gerekliliğini yeterince anlayamamışız. Sorsanız "Hatırınızda bir hadis-i şerif var mıdır?" çoğumuz cevap veremeyiz herhalde.Tasavvuf İslam'ın hal olarak yaşanmasını sağlayan çok önemli bir kurumdur. İnsan-ı kamilin örnek alınması, nefs terbiyesi ve tezkiyesi Tasavvufun ana konularından olup her insanın yaşaması gerekli olan esaslardır. Dinimizin halk içinde en kamil anlamda yaşanmasını sağlayan kurum tasavvuftur. Hakiki Allah dostları, evliyalar, insan-ı kamiller halk içinde dinimizin yaşanmasını sağlayacak olan vazgeçilmez unsurlardır. Onları görmezden gelmek, çocuklarımızı yetiştirirken onların tavsiye ve telkinlerinden uzak olmak bizleri özümüzden, benliğimizden koparmaya yeterli olacaktır.Bugün tekrar özümüze öz benliğimize dönmek için hakiki insan-ı kamillerin, evliyanın örnekliğine, yol göstericiliğine başvurmak durumundayız. "Bilinmelidir ki; Allah dostları (Peygamber ve veliler) Hakk'ın (cc) muhabbet ve rıza sarayına, hidayetine, vahdet deryasına açılan kapılardır. Bu ezeli ve ebedi iradenin gereğidir, hidayet ve rahmete ulaşmak için bu kapılardan geçilmesi esastır. Acınır o kimselere ki, Hakk'a gidişte vesile olan ve Hakk muhabbetini taşıyan bir gönle sahip Hak dostlarından mahrumdurlar. Bu mahrumiyet onları nefsleri ile baş başa bırakmış, şaşırtmış, böylece onlar insan-ı kamil ile beraber olmayı , o kamile uluhiyet izafe etmek şeklinde anlamış ve böylece fesada sürüklenmişlerdir" (İman ve İnsan, Prof. Dr. Haydar Baş, s. 169).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Kevser Doyurum / diğer yazıları
- İrfan sofrası / 24.10.2023
- Tecelli / 27.07.2023
- İmam Hüseyin'in kıyamının sebepleri / 24.07.2023
- Kâmil insan, insanlar için bir aynadır / 21.07.2023
- Hayat rehberi Kur'an-ı Kerim / 01.12.2022
- Gaflet ve uyanıklık / 29.11.2022
- Bilinçli olgunlaşma / 26.11.2022
- Hayat memat / 22.11.2022
- Güzel ülkemin güzel insanları / 19.11.2022
- Bir tez olarak Milli Ekonomi Modeli / 26.09.2022
- Tecelli / 27.07.2023
- İmam Hüseyin'in kıyamının sebepleri / 24.07.2023
- Kâmil insan, insanlar için bir aynadır / 21.07.2023
- Hayat rehberi Kur'an-ı Kerim / 01.12.2022
- Gaflet ve uyanıklık / 29.11.2022
- Bilinçli olgunlaşma / 26.11.2022
- Hayat memat / 22.11.2022
- Güzel ülkemin güzel insanları / 19.11.2022
- Bir tez olarak Milli Ekonomi Modeli / 26.09.2022