Şebnem: Gece nemi, çiy, jale.
Şecaatin, Şecaaddin: Dinin cesareti, dinin yürekliliği.
Şefik, Şefika: Şefkatli, merhametli, acıyıcı, esirgeyici.
Şehsüvar, Şahsüvar: Ata iyi binen.
Şems: Güneş. Hurşit.
Şemsettin, Şemseddin: Dinin güneşi.
Şener: Şen er, neşeli yiğit.
Şengül: Güler yüzlü, şuh, ferahlık veren, hoş sohbet.
Şenol: "Sevinçli, memnun, neşeli ol" anlamında.
Şerafettin, Şerafeddin: Dinin şerefi.
Şeref: 1-Yüksek manevî derece. 2-İftihar, övünme. 3-Bir şahıs veya şeyin benzerlerinden seçilmesi, seçkinlik, imtiyaz. 4-Fazilet, cesaret.
Şerif, Şerife: 1-Şerefli, mübarek, kutlu. 2-Soylu, temiz.
Şermin: Utangaç.
Şevket: Büyüklük, heybet.
Şevki: Şevk ile neşe ile ilgili.
Şeyda: Aşktan aklını yitirmiş; divane, düşkün.
Şinasi: Tanımaya mensup, tanımakla ilgili, tanıyıcı.
Şükran: Teşekkür etme, iyilik etme.
Şükrettin: Dinin şükrü.
Şükrü, Şükriye: Şükür ile ilgili.
Tâhâ: 1-Kur'an'da bir sûrenin adı. 2-Geniş arazi.
Tâhir, Tâhire: 1-Temiz. 2-Abdest ve guslü bozan şeylerden arınmış olan. 3-Türk musikisinde bir makam.
Tahsin: 1-Güzel bulup takdir etme, beğenip alkışlama. 2-Güzelleştirme, güzel kılma.
Talat, Tal'ât: 1-Yüz, surat, çehre. 2-Güzellik.
Talip, talib: İsteyen, istekli.
Tanju (Tanyu): 1-Tanrı sözünün Çince transkripsiyonu. 2-Sonsuz genişlik, yücelik, ululuk ve imparator.
Târık: Sabah yıldızı.
Şecaatin, Şecaaddin: Dinin cesareti, dinin yürekliliği.
Şefik, Şefika: Şefkatli, merhametli, acıyıcı, esirgeyici.
Şehsüvar, Şahsüvar: Ata iyi binen.
Şems: Güneş. Hurşit.
Şemsettin, Şemseddin: Dinin güneşi.
Şener: Şen er, neşeli yiğit.
Şengül: Güler yüzlü, şuh, ferahlık veren, hoş sohbet.
Şenol: "Sevinçli, memnun, neşeli ol" anlamında.
Şerafettin, Şerafeddin: Dinin şerefi.
Şeref: 1-Yüksek manevî derece. 2-İftihar, övünme. 3-Bir şahıs veya şeyin benzerlerinden seçilmesi, seçkinlik, imtiyaz. 4-Fazilet, cesaret.
Şerif, Şerife: 1-Şerefli, mübarek, kutlu. 2-Soylu, temiz.
Şermin: Utangaç.
Şevket: Büyüklük, heybet.
Şevki: Şevk ile neşe ile ilgili.
Şeyda: Aşktan aklını yitirmiş; divane, düşkün.
Şinasi: Tanımaya mensup, tanımakla ilgili, tanıyıcı.
Şükran: Teşekkür etme, iyilik etme.
Şükrettin: Dinin şükrü.
Şükrü, Şükriye: Şükür ile ilgili.
Tâhâ: 1-Kur'an'da bir sûrenin adı. 2-Geniş arazi.
Tâhir, Tâhire: 1-Temiz. 2-Abdest ve guslü bozan şeylerden arınmış olan. 3-Türk musikisinde bir makam.
Tahsin: 1-Güzel bulup takdir etme, beğenip alkışlama. 2-Güzelleştirme, güzel kılma.
Talat, Tal'ât: 1-Yüz, surat, çehre. 2-Güzellik.
Talip, talib: İsteyen, istekli.
Tanju (Tanyu): 1-Tanrı sözünün Çince transkripsiyonu. 2-Sonsuz genişlik, yücelik, ululuk ve imparator.
Târık: Sabah yıldızı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.