İngiltere'de pek çok kamu kurumunun ardından Kraliyet Başsavcılığı da, kurumda ırkçı uygulamaların yapıldığını ve bu durumun davaların gidişini etkilediğini kabul etti.
Konuyla ilgili olarak hazırlanan iki bağımsız raporun bu yöndeki göstergeleri açıkça ortaya koymasının ardından konuşan Kraliyet Başsavcısı David Calvert-Smith, başsavcılıkta kurumsal bir ırkçılığın bulunduğunu ve bunun davaları karar aşamasına kadar etkileyebildiğini itiraf etti.
Hukuk dalında tez hazırlayan Sylvia Denman'ın yaptığı çalışma, savcılıkta ırkçı uygulamaların hep var olduğunu ve gittikçe kurumsallaşarak varlığını daha sağlam hale getirdiğini gösterdi.
Konuyla ilgili bir başka rapor da "Irkların Eşitliği Komisyonu"ndan geldi. Komisyon, savcılıkta yapılan araştırmaların sonucunda, örneğin Londra'daki Croydon Savcılığı'nın iki ayrı ırktan oluşan iki gruba ayrıldığına ve bütün davaların bu iki grubun çatışmasının etkisinde kaldığına dikkat çekti.
Croydon'daki başsavcının bunu engellemek için hiçbir şey yapamadığına işaret eden rapor, yakın gelecekte sorunun çözülmesinin imkansız göründüğünü, hatta durumun giderek daha kötüleştiğini ortaya koydu.
İki raporu değerlendiren Kraliyet Başsavcısı David Calvert-Smith, durumun son derece rahatsızlık verici olduğunu, adil olmak için yemin etmiş bir hukukçunun ırk ayrımı gibi nedenlerle bu yemini bozmasının kabul edilemeyeceğini bildirdi.
İngiltere'de savcıların ırkçı davrandıklarını kabul edip bu durumudeğiştirmeye çalışmaktan başka yapacak bir şeyleri bulunmadığını da belirten Calvert-Smith, "Özellikle bu durumun davaların gidişini ve sonucunu etkilemesine izin vermememiz gerekir. Bu, insanların en temel hakkının, adil yargılanma hakkının ellerinden alındığı anlamına gelir ki, bunu kabul edemeyiz. Bu nedenle gözlemcilik müessesesini önümüzdeki günlerde daha etkili hale getirmemiz kaçınılmaz olmuştur" dedi.
Bu arada siyahların ve Asyalı hukukçuların savcılıklarda yüksek makamlara gelemediğine ilişkin iddialar, yöneticiler tarafından reddedildi.
Konuyla ilgili olarak hazırlanan iki bağımsız raporun bu yöndeki göstergeleri açıkça ortaya koymasının ardından konuşan Kraliyet Başsavcısı David Calvert-Smith, başsavcılıkta kurumsal bir ırkçılığın bulunduğunu ve bunun davaları karar aşamasına kadar etkileyebildiğini itiraf etti.
Hukuk dalında tez hazırlayan Sylvia Denman'ın yaptığı çalışma, savcılıkta ırkçı uygulamaların hep var olduğunu ve gittikçe kurumsallaşarak varlığını daha sağlam hale getirdiğini gösterdi.
Konuyla ilgili bir başka rapor da "Irkların Eşitliği Komisyonu"ndan geldi. Komisyon, savcılıkta yapılan araştırmaların sonucunda, örneğin Londra'daki Croydon Savcılığı'nın iki ayrı ırktan oluşan iki gruba ayrıldığına ve bütün davaların bu iki grubun çatışmasının etkisinde kaldığına dikkat çekti.
Croydon'daki başsavcının bunu engellemek için hiçbir şey yapamadığına işaret eden rapor, yakın gelecekte sorunun çözülmesinin imkansız göründüğünü, hatta durumun giderek daha kötüleştiğini ortaya koydu.
İki raporu değerlendiren Kraliyet Başsavcısı David Calvert-Smith, durumun son derece rahatsızlık verici olduğunu, adil olmak için yemin etmiş bir hukukçunun ırk ayrımı gibi nedenlerle bu yemini bozmasının kabul edilemeyeceğini bildirdi.
İngiltere'de savcıların ırkçı davrandıklarını kabul edip bu durumudeğiştirmeye çalışmaktan başka yapacak bir şeyleri bulunmadığını da belirten Calvert-Smith, "Özellikle bu durumun davaların gidişini ve sonucunu etkilemesine izin vermememiz gerekir. Bu, insanların en temel hakkının, adil yargılanma hakkının ellerinden alındığı anlamına gelir ki, bunu kabul edemeyiz. Bu nedenle gözlemcilik müessesesini önümüzdeki günlerde daha etkili hale getirmemiz kaçınılmaz olmuştur" dedi.
Bu arada siyahların ve Asyalı hukukçuların savcılıklarda yüksek makamlara gelemediğine ilişkin iddialar, yöneticiler tarafından reddedildi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.