Türkiye; okullarda tek tip formanın kaldırılmasını, dizilerin gerçekleri yansıtıp yansıtmadığını konuşa dursun bu magazin gündemin dışında Kurtuluş Savaşı’na sebep olan kuşatılmışlığı yaşıyoruz.
İran’ın tehditlerine karşı Malatya Kürecik’e konuşlanan füze kalkanının düğmesi Almanya da.
İzmir, NATO’nun Kara Kuvvetleri Karargâhı seçildi ve 8 bin NATO askerinin buraya gelmesinden bahsedilmekte. Gönderilen NATO Komutanı Türk düşmanı olarak biliniyor.
NATO’nun kuruluş maksadı, ABD’nin güvenliğinin sağlandığı bir dünya barışı olarak ifade ediliyor. Başbakanımız, “Türkiye NATO toprağıdır” derken aynı gayeyi mi kastetti acaba?
NATO yetkilileri aynı anda Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde 10 ilimizi geziyor, ne için getirildiği netlik kazanmayan Patriotların konuşlanacağı yeri tayin ediyor.
Türkiye, 1919’un puslu günlerini yaşarken, adeta adım adım hayata geçirilen bir işgal sürecini seyrediyoruz. Üstelik bu işgal, yasal ve basın beyanları ile an be an haber verilerek gerçekleşiyor. Hazırlanan senaryo o kadar dikkatli ki, başroldekilerin açıklamaları milleti rahatsız dahi etmemekte. Siyasi iradenin “NATO toprağıyız” demesi, pek çok şeyin perdesi olmuştur.
Ülkemizde bundan sonraki süreçte yaşanacak vahim gelişmeler, artık siyasi iradeye mal edilemeyecek, NATO üyesiyiz, ona tabiyiz, denileni yapıyoruz açıklaması milleti susturmaya yetecektir.
AB serüveni de öyle gelişmedi mi?
Meclisten bir gecede çıkarılan hayati nitelikteki pek çok yasa, “AB istiyor diye yapıyoruz” gerekçesi ile hiç eleştirilmedi.
İktidarın dikkat çeken icraatlarından olan 6302 sayılı “Tapu Kanunu ve Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla, “Ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde denilerek” Bakanlar Kurulu’nca belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu kişilere, Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilmesinin önü açılmadı mı?
Ya da Anayasanın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile AİHM kararları iç hukukun üstüne çıkarılmadı mı?
Kıbrıs ve Ege meselesinin geldiği içler açısı nokta AB talepleri ile şekillenmedi mi?
AB’ye üyelik başlı başına egemenliğin devri değil mi? Ortak para, ortak bayrak, ortak merkez bankası kabul edilmeyecek mi? AB sürecinde henüz üyelik gerçekleşmeden Türkiye’nin kabul ettikleri, siyasetin silahsız bir savaş olduğunun ispatıdır.
Ve maalesef Türkiye silahsız bir savaşla kuşatılmıştır.
Ebaşkanlığını kabul etmeyen Kaddafi’nin halkına linç ettirildiği Büyük Ortadoğu Projesi, halen “eşbaşkanım” diyen Erdoğan’ın riyasetinde adım adım ilerliyor.
Görünen o ki, son halka Türkiye’nin parçalanma hesabı ise, NATO adına ve NATO eli ile yapılacak.
Ve NATO’nun dünya nezdindeki barışçıl meşruiyeti sayesinde Türkiye’de atılan adımlar, maalesef masum gösterilecek…
Tehditler büyük, gaflet doruk noktada Allah akıbetimizi hayır eylesin.
İran’ın tehditlerine karşı Malatya Kürecik’e konuşlanan füze kalkanının düğmesi Almanya da.
İzmir, NATO’nun Kara Kuvvetleri Karargâhı seçildi ve 8 bin NATO askerinin buraya gelmesinden bahsedilmekte. Gönderilen NATO Komutanı Türk düşmanı olarak biliniyor.
NATO’nun kuruluş maksadı, ABD’nin güvenliğinin sağlandığı bir dünya barışı olarak ifade ediliyor. Başbakanımız, “Türkiye NATO toprağıdır” derken aynı gayeyi mi kastetti acaba?
NATO yetkilileri aynı anda Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde 10 ilimizi geziyor, ne için getirildiği netlik kazanmayan Patriotların konuşlanacağı yeri tayin ediyor.
Türkiye, 1919’un puslu günlerini yaşarken, adeta adım adım hayata geçirilen bir işgal sürecini seyrediyoruz. Üstelik bu işgal, yasal ve basın beyanları ile an be an haber verilerek gerçekleşiyor. Hazırlanan senaryo o kadar dikkatli ki, başroldekilerin açıklamaları milleti rahatsız dahi etmemekte. Siyasi iradenin “NATO toprağıyız” demesi, pek çok şeyin perdesi olmuştur.
Ülkemizde bundan sonraki süreçte yaşanacak vahim gelişmeler, artık siyasi iradeye mal edilemeyecek, NATO üyesiyiz, ona tabiyiz, denileni yapıyoruz açıklaması milleti susturmaya yetecektir.
AB serüveni de öyle gelişmedi mi?
Meclisten bir gecede çıkarılan hayati nitelikteki pek çok yasa, “AB istiyor diye yapıyoruz” gerekçesi ile hiç eleştirilmedi.
İktidarın dikkat çeken icraatlarından olan 6302 sayılı “Tapu Kanunu ve Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla, “Ülke menfaatlerinin gerektirdiği hallerde denilerek” Bakanlar Kurulu’nca belirlenen ülkelerin vatandaşı olan yabancı uyruklu kişilere, Türkiye’de taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinebilmesinin önü açılmadı mı?
Ya da Anayasanın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile AİHM kararları iç hukukun üstüne çıkarılmadı mı?
Kıbrıs ve Ege meselesinin geldiği içler açısı nokta AB talepleri ile şekillenmedi mi?
AB’ye üyelik başlı başına egemenliğin devri değil mi? Ortak para, ortak bayrak, ortak merkez bankası kabul edilmeyecek mi? AB sürecinde henüz üyelik gerçekleşmeden Türkiye’nin kabul ettikleri, siyasetin silahsız bir savaş olduğunun ispatıdır.
Ve maalesef Türkiye silahsız bir savaşla kuşatılmıştır.
Ebaşkanlığını kabul etmeyen Kaddafi’nin halkına linç ettirildiği Büyük Ortadoğu Projesi, halen “eşbaşkanım” diyen Erdoğan’ın riyasetinde adım adım ilerliyor.
Görünen o ki, son halka Türkiye’nin parçalanma hesabı ise, NATO adına ve NATO eli ile yapılacak.
Ve NATO’nun dünya nezdindeki barışçıl meşruiyeti sayesinde Türkiye’de atılan adımlar, maalesef masum gösterilecek…
Tehditler büyük, gaflet doruk noktada Allah akıbetimizi hayır eylesin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları
- İmam Zeynelabidin / 06.04.2025
- Şehitlerin efendisi İmam Hüseyin / 05.04.2025
- İmam Hasan dönemi bugüne ne kadar da benziyor / 04.04.2025
- İmam Ali'nin hilafeti / 03.04.2025
- Gelmiş ve gelecek kadınların en üstünü Hz. Fatıma / 02.04.2025
- En güzel örnek Hz. Muhammed Mustafa (sav) / 01.04.2025
- Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt / 31.03.2025
- Ramazan Bayramımız mübarek olsun / 30.03.2025
- Vesile haktır / 29.03.2025
- Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyacı Milli Ekonomi Modeli’dir / 28.03.2025
- Şehitlerin efendisi İmam Hüseyin / 05.04.2025
- İmam Hasan dönemi bugüne ne kadar da benziyor / 04.04.2025
- İmam Ali'nin hilafeti / 03.04.2025
- Gelmiş ve gelecek kadınların en üstünü Hz. Fatıma / 02.04.2025
- En güzel örnek Hz. Muhammed Mustafa (sav) / 01.04.2025
- Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt / 31.03.2025
- Ramazan Bayramımız mübarek olsun / 30.03.2025
- Vesile haktır / 29.03.2025
- Türkiye’nin ve dünyanın ihtiyacı Milli Ekonomi Modeli’dir / 28.03.2025