(dünden devam…)
İbn-i Kuteybe ed-Dineverî: "… Diyorlar ki İmam Hasan Muaviye'ye biat ettikten sonra Muaviye Şam'a dönünce Irak halkının ileri gelenlerinden olan ve barış imzalanırken Kûfe'de olmayan Süleyman b. Surad, Hasan b. Ali'nin yanına gitti. İmam Hasan'ın huzuruna girince, "Selam olsun sana ey mü'minleri zelil eden" dedi. Hasan onun selamını aldıktan sonra şöyle dedi: "Otur. Allah babanı affetsin." Süleyman oturdu. Ve şöyle dedi: "Emrinde, Basralı ve Hicazlı taraftarların dışında senden maaş alan Irak halkından yüz bin silahlı ve bir o kadar da onların evlatları ve köleleri bulunmasına rağmen Muaviye'ye biat ettiğine inanamıyoruz." (el-İmamet-u ve's-Siyase, İbn-i Kuteybe ed-Dineverî, s. 151).
Bu konuşmayı Seyyid Murtaza, "Tenzih'ul Enbiya"da; İbn-i Şehraşub, "el-Menakıb"da ve Allame Meclisî, "Biharu'l Envar"da nakletmişlerdir.
Netice olarak Hz. Hasan'ın ordusunun sayısı ile ilgili şunu söyleyebiliriz: Hz. Hasan'ın Fars'taki memuru Ziyad, Muaviye'nin tehditlerine cevap verirken elindeki kuvvetin sayısı ile ilgili şunları söylüyor: "Ciğer yiyen kadının oğlu, nifak ocağı ve Ahzab'ın (Hendek Savaşı) artığı beni tehdit ediyor… Oysa benimle onun arasında emirlerinde, şehit oluncaya kadar cihadı bırakmayacak, can-ı gönülden emre amade, eli kılıçlı doksan bin (bir rivayete göre yetmiş bin) er bulunan Resulullah'ın evlatları var. Vallahi eğer Muğire bana ulaşacak olursa beni çok sert ve saldırgan bulacaktır." (Yâkubî, c.2, s.194; İbn-i Esir, c.3, s.166).
Birinci kaynak sayıyı doksan bin, ikinci kaynak ise yetmiş bin olarak veriyor. Ancak doksan bin ve yetmiş bin rakamları bir çok açıdan şüphe uyandırıcıdır. Şöyle ki Süleyman ve Ziyad, İmam Hasan'a biat edildiğinde ve İmam Hasan'ın hilafeti döneminde Kûfe'de değildiler. Her iki zat da iki yıl boyunca o bölgeden ve bölge halkından uzaktaydılar. (İbn-i Kuteybe, "el-İmame ve's-Siyase" eserinde bunu vurgulamıştır).
Dolayısıyla, Kûfe halkının gevşekliğinden ve içinde bulundukları durumdan haberdar olmamaları gayet doğaldır. Öte yandan, İmam Hasan'ın ordusu hakkında böyle bir sayı veren Ziyad ve Süleyman, İmam Ali dönemindeki ordunun olduğu gibi İmam Hasan'ın da emrinde olduğunu sanmışlar ve yanılmışlardır. (Bu ordunun durumunu, ancak bir kısmının İmam Hasan'ın cihad çağrısına cevap verdiğini yazımızın başında ifade etmiştik).
Dolayısıyla, bu sayıların doğru kabul edilmesi mümkün değildir. Netice olarak deriz ki; Hz. Hasan'ın gönderdiği öncü birliğin sayısı 12 bin, daha sonra Kûfe'den gelen gönüllülerin sayısı 4 bindir ve İmam'ın, Deyri Abdurrahman'daki üç günlük ikameti sırasında bir takım dağınık gruplar da ordusuna katılmıştır. Toplamı yaklaşık yirmi bine ulaşan bu ordu Medain ve Meskin ordugâhlarına gidilirken Hz. Hasan'ın ordusunun tamamını teşkil eden sayıdır. (İmam Hasan'ın Barışı, Razi Ali Yasin, s.143).
- Büyük Ortadoğu Projesi’nin Türkiye ayağı / 24.10.2024
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-II / 10.12.2020
- Mustafa Kemal ile beraber hareket dönemi-I / 09.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-VI / 08.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-V / 07.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-IV / 04.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-III / 03.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-II / 02.12.2020
- Ankara millî şahlanışa katılıyor-I / 01.12.2020