logo
11 OCAK 2026

İmam Hadi’nin evinin aranması

Mütevekkil bazen İmam’ın evine askerler göndererek evini aratırdı. Bazen de onu saraya çağırır, sofrada çakırkeyf bir şekilde kendisini karşılardı

23.05.2024 08:59:00
Haber Merkezi
İmam Hadi’nin evinin aranması
İmam Hadi’nin evinin aranması
Mütevekkil bazen İmam'ın evine askerler göndererek evini aratırdı. Bazen de onu saraya çağırır, sofrada çakırkeyf bir şekilde kendisini karşılardı.

Yine bir gün çakırkeyf bir hâlde İmam'ı karşıladı. Saygı göstererek sofraya oturttu ve bir kadeh içki uzattı.

İmam, "Kanıma ve etime asla şarap karışmamıştır. Beni bundan muaf tut" dedi. Mütevekkil de bunu kabul etti. Sonra İmam'a, "Bana bir şiir oku" dedi.

İmam da, "Ezberimde çok az şiir var" diye karşılık verdi.

Fakat Mütevekkil ısrar etti. "Mutlaka bir şiir okuyacaksın" dedi.

İmam da aşağıdaki beyitleri okudu:

"Dağların zirvelerine sığınıp kuvvetli adamlar tarafından
Korundular da, zirveler de onları koruyamadı.
İzzetli iken kalelerinden zillet içinde indirildiler.
Ve bir çukura konuldular. Konuldukları yer ne kötüdür!
Kabre konulduktan sonra biri onlara seslendi.
Nerede hanedan, nerede taçlar ve süsler?
Nerede o naz ve nimet içindeki yüzler ki
Üzerlerine perdeler ve cibinlikler çekilirdi.
Onlara seslenilirken kabir onların yerine cevap verdi;
O yüzler üzerinde şimdi böcekler savaşmakta,
Nice zaman yediler, içtiler.
Uzun yiyip içmeden sonra şimdi kendileri yenildiler..."

Bu şiiri dinledikten sonra Mütevekkil ağlamış ve şarabın kaldırılmasını emretmişti. Sonra İmam'a dönerek, "Ey Ebû'l-Hasan, borcun var mı?" diye sormuştu.

İmam, "Dört bin dinar borcum var" deyince, ona dört bir dinar verip saygı göstererek evine göndermişti. 

Bir gün Mütevekkil vücudunun bir yerinde çıkan bir çıban yüzünden hastalanıp yatağa düştü. Neredeyse ölecekti. Hiç kimse çıbana neşter vurup içinde biriken irini akıtmaya cesaret edemiyordu.

Halifenin annesi, oğlu iyileşecek olursa İmam Hâdî'ye malından büyük bir meblağ vermeyi adadı. Feth b. Hakan Halifeye dedi ki: "Şu adama birini yollasan da sorsan belki onun yanında seni bu dertten kurtaracak bir çare olabilir!"

Halife de İmam'a birini yollayarak çıbanı tarif etti. Elçi geri geldiğinde koyun yağının, gül suyuyla karıştırılarak çıbana sürülmesini tarif ettiğini söyledi. Elçi böyle söyleyince orada bulunanlar alay ettiler.

Feth dedi ki: "Allah'a yemin ederim ki, o ne dediğini biliyor."

Bunun üzerine koyun yağı getirildi. İmam'ın dediği gibi karış-tırıldı. Sonra çıbanın üzerine konuldu. Mütevekkil bunun etkisiyle uyudu ve sakinleşti.

Sonra çıban açıldı ve içindeki irin dışarı aktı. Halifenin annesine, oğlunun iyileştiği haberi verildi. O da İmam'a bir kese içinde on bin dinar koyup ağzına kendi mührünü basıp gönderdi.

Derken Halife bu hastalıktan kurtuldu. Bethai Alevî olarak tanınan bir adam Halifeye bir yerlerden para ve silah geldiğini haber verdi. Halife muhafız Said'e, "Geceleyin evine baskın düzenle. Para ve silah ne bulursan bana getir" dedi.

İbrahim b. Muhammed anlatıyor: "Muhafız Said bana şöyle anlattı:

Gece olunca İmam'ın evine gittim. Yanımdaki merdivenle dama çıktım. Karanlıkta birkaç basamak aşağıya inmiştim ki eve nasıl ulaşacağımı bilemez oldum.

Bu sırada İmam bana seslendi: 'Ey said! Olduğun yerde kal da sana bir mum getirsinler.'

Biraz sonra bana bir mum getirdiler. Aşağıya indim. Üzerinde yün bir cübbe, başında da yine yün bir külah vardı. Önünde bir hasır üzerine serilmiş bir seccade vardı. Namaz kılmakta olduğundan şüphe duymadım.

Bana, 'Odaları gezebilirsin' dedi.

Odaları birer birer girip aradım. Hiçbir şey bulamadım. Sadece üzerinde Mütevekkil'in annesinin mührü basılı bir kese ile daha küçük bir kese gördüm.

İmam bana dedi ki: 'Namazgâha da bakabilirsin.'

Seccadeyi kaldırdım. İçinde gösterişsiz bir kın içinde bir kılıç buldum. Onu da alıp Halifenin yanına gittim.

Halife, annesinin mührünü kesenin ağzında görünce derhal an-nesinin çağırttırdı. Biraz sonra annesi geldi. Özel hizmetçilerinden biri bana annesinin şöyle dediğini söyledi:

'Senin iyileşmenden ümidi kesince eğer iyileşirsen ona kendi malımdan on bin dinar vereceğimi adamıştım. Nitekim sen iyileştikten sonra adağımı yerine getirip parayı ona gönderdim. Kesinin ağzındaki mühür benimdir.'

Halife öbür keseyi açtı. İçinde dört yüz dinar olduğunu gördü. Bunun üzerine o keseye bir kese daha ekledi. Ve hepsini İmam'a götürmemi istedi. Onları alıp götürdüm, kılıcı ve iki keseyi kendi-sine iade ettim.

Dedim ki: 'Ey efendim, sana bunları yapmak bana çok ağır geldi.'

İmam bana şöyle dedi: 'Zâlimler hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.' 

İmam bütün bu baskılara rağmen onlara boyun eğmiyordu.

Şeyh Tusî'nin kendi rivâyet zinciriyle Muhammed b. Fehham'dan aktardığı şu hadiseye dikkat edelim: "Feth b. Hakan dedi ki:

'Adam (Mütevekkil'i kastediyor) Kum'dan İmam'a para geleceğini haber almış ve bana gözetleyip para geldiğinde kendisine haber vermemi emretmişti.

Ona dedim ki: 'Paranın hangi yoldan geleceğini bana söyle ki, onu takip edip sana getireyim.'

Sonra İmam'ın yanına geldim. Yanında başkaları da vardı. Gülümsedi ve bana şöyle dedi: 'Ey Ebû Mûsâ! Hayırdan başka bir şey olmayacak. Neden ilk elçiliğini yapmadın?'

Dedim ki: 'Sana duyduğum saygıdan dolayı ey efendim!'

O zaman bana şöyle dedi: 'O para bu akşam gelecek ve onlar ona ulaşamayacaklar. Sen bu akşam yanımda kal.'

Gece olunca kalkıp her zamanki gibi ibâdetini yerine getirdi. Bir ara rükûda iken ibâdeti kesip bana şöyle dedi: 'Adam geldi. Para da yanındadır. Ama hizmetçi yanıma gelmesine engel oluyor. Dışarı çık ve yanındaki parayı al.'

Dışarı çıktığımda adamın yanında küçük bir zenbil vardı. Para da içindeydi. Parayı aldım ve İmam'a getirdim.

Bana dedi ki: 'Ona söyle, Kumlu kadının, bu ninemin hatırası-dır, dediği gerdanlığı da versin.'

Dışarı çıktım. Adam onu bana verdi. Alıp İmam'a getirdim.

İmam bana dedi ki: 'Ona de ki; değiştirdiğin o cübbeyi de bize ver.'

Dışarı çıkıp bunu adama söyleyince şöyle dedi: 'Evet o cübbeyi kızım beyendi, ben de onu bu cübbeyle değiştirdim. Şimdi gidip getireyim.'

İmam şöyle dedi: 'Dışarı çık ve ona de ki; Allah bizim yararımıza da, zararımıza da olanı korur. O cübbeyi koltuğunun altından çıkar.'

Adamın yanına gittim. Cübbeyi koltuğunun altından çıkardı ve bayıldı. Sonra İmam'ın huzuruna girdi ve 'İmamlığından şüphe duyuyordum. Şimdi kesin olarak inanıyorum' dedi." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hadi eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
Şirketler patır patır dökülüyor
Konkordato başvuruları patladı
35 yıllık aracı kurumdan dikkat çeken tahmin
2026 sonunda dolar kaç TL olacak?
"Yine şampiyon biz olacağız"
Okan Buruk, Olimpiyat Stadı'na verdi veriştirdi
Almanlar da böyle düşünürse...
Yılın en şok araştırması
Turkcell Süper Kupa, Fenerbahçe'nin
Galatasaray, üst üste ikinci kez Süper Kupa'da kaybetti
Venezuela hükümeti: ABD ile diyalog başlatıldı
Trump Venezuela petrollerini pazarlıyor
İsrail, ateşkesi saldırı için fırsata çeviriyor
Ateşkese rağmen yüzlerce Gazzeliyi öldürdü
ABD, İran'daki ateşe körükle gidiyor
ABD'li sosyal medya platformu, İran bayrağını değiştirdi
CHP'li Gürer: 'Çalışan emekli sayısında rekor artış!'
"Emekli yaşamak için çalışmak zorunda"
'Entegrasyon'sa çatışma niye?
Suriye’de entegrasyon değil de çatışma mı isteniyor?
İşte dikkat çeken sırları
Dünyanın en mutlu ülkelerinde insanlar nasıl yaşıyor?
Maaşlar da fena değil!
Lojistik şirketleri yana yakıla tır sürücüsü arıyor
Hayat kurtaran yöntemler...
Kışın kalp krizine karşı 12 etkili öneri
Sömestr tatili yaklaştı
16 Ocak Cuma karneler alınacak
Dışişleri Bakanı Fidan gündemi değerlendirdi
"Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek"
Şirketler patır patır dökülüyor
Konkordato başvuruları patladı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.