Nefsin iki hali vardır. Üçüncüsü yoktur. Biri bela diğeri afiyet? İnsanlar, başlarına bir bela geldiği zaman bağırır, çağırır, Allah'ı (cc) şikayet eder. Allah'a (cc) darılır. Her şeye itiraz eder. Hakk'ı (cc) töhmet altına almak ister. Ne sabır bilir, ne de bir nasihatçıya uyar. Yalnız kendi aklına göre Allah'a (cc) (haşa) eş bulma yoluna girer, bir uygunsuz hareket yolu bulur. Öylece gider.Afiyet haline gelince; ondan daha iyisi yoktur, güler, oynar sevinir. Zaman kaybetmeden şehvet yollarına koşar. Hiç biriyle yetinmez. Biri eskiyicince yenisini aramaya koyulur. Yemek beğenmez. İçkilerin her çeşidini sofrada bulundurur. Evinde hanımını da hemen savar, onun da yenisini arar. Evini beğenmez, iyisini arar. Binek işi de çok önemlidir. Daima günün en iyisini ister. Elinde olan her şeye bir ayıp bulur, hemen yenisini tedarik etmeye koyulur. Böylece bütün rahatını kendi eliyle kaçırır. Bilmez ki, her şey kendisi için değildir. Buna akıl erdiremeden iyi şeylerin peşine düşer. İşte bu haller insanı yorar. Elde mevcut şeylere razı olmamak, insanı her çeşit güçlüğe sürükler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.